Hatay’ın Antakya ilçesi Ekinci Mahallesi’nde ‘Cennetten bir köşe’ sloganıyla satılan Rönesans Rezidans, 6 Şubat depremlerinde yıkıldı, binden fazla kişinin yaşamını yitirdiği rezidansta yaşayan 54 kişi ise hâlâ kayıp.

Rönesans Rezidans’ın yakınlarında oturan ve depremin ilk günlerinden itibaren rezidansın arama kurtarma çalışmalarında yer alan Mehmet Şirin, enkazdan çıkan hafriyatın 600 metre ileride boş bir alana döküldüğünü iddia etti. Konunun medyada yer almasıyla aileler, söz konusu enkazda arama yapılmasını istedi.

Gazete Duvar’dan Burcu Özkaya Günaydın’ın haberine göre görgü tanığı Mehmet Şirin, karakola ifadeye çağrıldı, bunun üzerine ablası ve yeğeni kayıplar arasında olan Cemile İncili, nisan ayında enkazın yeniden aranması için savcılığa başvuru yaptı. Resmi prosedür tamamlanması bitti, enkazın olduğu, arama yapılacak alan şeritle çevrildi. Enkazda her an arama başlayabilir.

Dronla keşif yapıldı, arama yöntemi belirleniyor

Nisan ayında savcılığa başvuru yapan Cemile İncili, olayla ilgili son durumu şu sözlerle anlattı: “Hatay Valisi, ‘arama için gereken tüm ekipmanı veririm yeter ki gerekli izin çıksın’ dedi. Savcı ve vali onaylamıştı. AFAD’dan haber bekleniyordu, onlardan da onay çıktı. Dron ile enkaz üzerinde keşif yaptılar, arama yapılacak bölgeyi de çevirdiler. Daha önce böyle bir arama yapılmadığı için ‘nasıl yaparız’ kısmını belirlemeye, yöntem bulmaya çalışıyorlar. Biz her an haber gelir telaşıyla bekliyoruz, her an bize ‘arama başlayacak’ gelin diyebilirler. Ben ve Suna Hanım orada olacağız. Herkesi de bize desteğe çağırıyorum.”

“Havalar sıcakken enkazdan koku geliyor”

Aileler bu enkazdan mutlaka bir iz çıkacağını düşünüyor. Çünkü bölge depremden önce boş araziydi ve Rönesans Rezidans’a da çok yakın. Çıkan hafriyatın hızlıca başka yere dökülmesinin mümkün olmadığı fikrindeler. Cemile İncili, depremden önce o bölgede emlakçılık yaptığı için enkazın civarında oturan ailelerden tanıdığı olduğunu, özellikle havanın sıcak olduğu zamanda enkazlardan koku geldiğine dair bilgi aldıklarını söyledi.

Rönesans Rezidans’ta oturanların çoğunluğunun memur olduğunu, vefat edenlerin ailelerinin genelde Hatay dışında olmasından dolayı ailelerin hemen gelemediğini vurgulayan İncili, “Haber gelince Aksaray’dan Suna Hanım hemen gelecek, ben İskenderun’dan geleceğim. Diğer ailelerin gelmesi biraz zor. Ben orada enkazın başında kalabalık olalım istiyorum. Rönesans’ta kaybı olsun olmasın tüm aileler bize destek versin” dedi.

Ne olmuştu?

Rönesans Rezidansın yakınında oturan Mehmet Şirin, depremin ilk zamanlarında enkazdan çıkan hafriyatları rezidansın 600 metre ilerisinde boş bir alana atıldığını gördü. Bu alana başka binaların hafriyatının atılmadığını belirten Mehmet Şirin, “Başka binaların molozu buraya atılmadı eminim. O dönem burada her yer yıkılmıştı, trafik çok yoğundu, onlar da en yakın ve boş alan burası olduğu için bu bölgeye attılar. Burada arama yapılsa mutlaka bir kemik, bir iz çıkacak. Üstüne toprak atıldı ama biraz kazıldığında molozdan kıyafetler, demirler çıkıyor, her şey olduğu gibi burada” demişti.

Bu iddianın medyaya yansıması sonrası aileler bu konuyu dillendirmeye başladı ama yetkililerden ses çıkmadı. Aylardır kızı ve torununa ait bir iz arayan Suna Öztürk, 26 Mart’ta Erdoğan’ın Aksaray ziyareti sırasında “Benim yavrularımı bulun, ben öldüm” diye seslenmesinden sonra molozun aranmasına dair bir süreç başladı.


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz