1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nde İstanbul’un farklı noktalarından ve Saraçhane’den Taksim’e yürüme iradesi gösteren devrimcilerden 50’si, keyfi gerekçelerle tutuklandı.

Saraçhane’de Taksim barikatlarını zorlayan Kaldıraç okurlarından 6’sı, 3 ve 5 Mayıs tarihli ev baskınlarında gözaltına alındı. İlk önce 5 Kaldıraç okuru tutuklanırken, aynı zamanda Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) işyeri temsilcisi de olan Serdar Oğuz adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 10 Mayıs’ta ise Oğuz da adli kontrol kararı bozularak tutuklandı.

“Ev baskınlarında “kafasını kaldıranın kafasına sıkacağız” dendi”

ETHA’nın sorularını yanıtlayan Kaldıraç Hareketi temsilcisi Kutay Soybil, 3 ve 5 Mayıs tarihlerinde toplam 9 ortaklarının evlerinin basıldığını, baskınların bir kısmında kapı hiç çalınmadan, doğrudan kırılarak polislerin eve girdiğini aktardı. “O saatte evinde olmayan bir ortağımız için apartman komşuları dolaşılıp telefonlarından ‘haber vermemeleri tembihlenerek’ ortağımızın numarası silinmiştir. Yine bir ev baskınında evdeki herkes yere yüz üstü yatırılmış, ‘Kafasını kaldıranın kafasına sıkacağız’ denmiş, gözaltına alınan ortağımızın yerdeyken suratına basıp 10 dakika kadar tehdit konuşmaları gerçekleştirilmiştir. Bir diğer ev baskınında evin dış kapısı duvardan sökülerek kırılmış, evin 3 iç kapısı da ayrıca kırılmıştır” diyen Soybil, gözaltına alınanlardan iki ortaklarının İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’nün kamerasız alanında ayrıca darp edildiğini kaydetti.

“1 Mayıs, kitlesel direniş çizginin egemenleri nasıl korkuttuğunu gösterdi”

İktidarın 1 Mayıs’ta Taksim’e yürüme iradesi gösteren devrimcilere dönük saldırganlığının temel sebebinin korku olduğunu vurgulayan Soybil, şöyle devam etti: “Bu aciz korku o kadardır ki 2012’de 1 milyondan fazla kişinin Taksim Meydanı’nı doldurduğu 1 Mayıs günü için toplam 10 cadde trafiğe kapatılmıştır. Bu sene ise 4 ilçede 49 cadde kapatılmış, en az 42 bin polis görev yapmış, trafik polislerine dahi çevik kuvvet yelekleri giydirilmiştir. Ama buna rağmen yüzünü direnişe, Taksim’e dönenler, işçiler, kadınlar, öğrenciler gerek Saraçhane’de gerek Taksim’e çıkan hemen her sokakta 1 Mayıs’ı direniş gününe çevirmiştir. 1 Mayıs 2024, kitlesel direniş çizgisinin gücünün egemenleri nasıl korkuttuğunu bir kere daha göstermiştir.”

“Birleşik bir çalışma anahtar görevi görecektir”

1 Mayıs’tan önce kendilerinin de içinde bulunduğu 2024 1 Mayıs Taksim Platformu’nun “1 Mayıs’ın birleşik, kitlesel, tarihsel ve sınıfsal özüne uygun olarak kutlanması için bir araya gelme” çağrısı yaptığını hatırlatan Soybil, bu çağrının güncelliğini koruduğunu söyledi. “‘Her gün 1 Mayıs her gün kavga’ çizgisiyle işçi sınıfı ve emekçilerden, kadınlardan, halklardan, gençlerden, yok sayılanlardan ve ezilenlerden yana mücadele yürüten tüm güçlerin ortak yürüteceği birleşik bir çalışma hem tutsak yoldaşlarımızın zindanlardan sökülüp alınması hem de sonraki 1 Mayıs’ı beklemeden bugünden Taksim’in kazanılması için bir anahtar görevi görecektir” ifadelerini kullanan Soybil, tutuklanan devrimcilerin mücadelesini kentin tüm meydanlarına taşıma çağrısı yaptı.

Mahallelerde, iş yerlerinde, okullarda iktidarın 1 Mayıs korkusunu anlatma ve insanca ve onurlu bir yaşam mücadelesini büyütmenin önemini vurgulayan Soybil, tüm direnenleri, işçi ve emekçileri 1 Mayıs’a, Taksim’e ve tutsaklara sahip çıkmaya çağırdı.


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz