Kaldıraç Hareketi, Samandağ’da 3 Mayıs sabah saatlerinde ev baskınlarıyla gerçekleşen gözaltılara tepki gösterdi.

Devletin topyekun saldırılarına karşı Abdullah Cömert Parkı’nda gerçekleştirilen basın açıklamasında Kaldıraç Hareketi temsilcisi şunları söyledi:

“Taksim’de kutlanacak kitlesel 1 Mayıs ödlerini koparmıştır. Bu aciz korku o kadardır ki 2012’de 1 milyondan fazla kişinin Taksim Meydanı’nı doldurduğu 1 Mayıs günü için toplam 10 cadde trafiğe kapatılmıştır. Bu sene ise 4 ilçede 49 cadde kapatılmış, en az 42 bin polis görev yapmış, trafik polislerine dahi çevik kuvvet yelekleri giydirilmiştir.

İçişleri Bakanı herkesin ikametgahından alındığı operasyonu “kaçtıkları yerden” ifadesiyle, adını da “Gereği yapıldı 13-A” diye duyurmuştur. “13 A” diye yazınca, bizim olası “13 B”den, “13 C”den korkmamız mı bekleniyor?

Siz Dersim Katliamının yıl dönümünde halkları katletmeye, imha ve inkar politikalarınıza devam edeceksiniz, Siz İliç’te madencileri diri diri siyanüre gömeceksiniz, siz işçileri açlık sınırında yaşatmaya zorlayacaksınız, siz emeklileri 10 bin lirayla aç açına yavaş yavaş öldüreceksiniz, siz kadın katillerini arka kapıdan salacaksınız, siz öğrencilerin geleceğini çalacaksınız, onlar da sizden korkup, sinip bekleyecekler öyle mi? Herkesi mi alacaksınız?

Korkunuz büyüsün; her evde bir “damacana” vardır!
Korkunuz büyüsün; 1 Mayıs 2024’e direniş çizgisi damga vurmuştur!

Başaramadınız.

1 Mayıs’tan bir gün önce çarşaf çarşaf açıklamayla ilan ettiğiniz iç savaş kararlarında ne diyordunuz? Cam duraklar kaldırılacak, yollardan taşlar temizlenecek, çöp konteynırları toplatılacak, oradan geçmek yasak, burada toplanmak yasak, 3-5 kişi gelebilirsiniz de kalabalık gelmeyin, yasak.

Yüzünü direnişe, Taksim’e dönenler, işçiler, kadınlar, öğrenciler gerek Saraçhane’de gerek Taksim’e çıkan hemen her sokakta 1 Mayıs’ı direniş gününe çevirmiştir.

Bu sene Taksim’de milyonların katıldığı bir 1 Mayıs gerçekleşemese de sokağa çıkanlar, Taksim’e doğru yola düşenler işçi-emekçilerin gündemlerini barikatlara taşımıştır. Mücadeleci sendikalar uzun çalışma saatlerinden yoksullaşmaya, sendikasızlaştırmadan sefalet ücreti dayatmalarına kadar yaşadıklarına itirazını barikatlara taşımıştır, kadınlar özgürlük istemlerini barikatlara taşımıştır, öğrenciler geleceklerinin çalınmasına karşı barikatların önüne dikilmiştir.

Şimdi, milyonlarca insana savaş ve kriz dışında bir gelecek sunmayanlar, ülkeyi iç savaş kanunlarıyla yönetip kendi yasalarına uymayanlar, hep bir ağızdan 1 Mayıs’a katılanları yasalara uymaya davet etmektedir.
Taksim’de direnenleri gözaltına alanlar, 15 ay önce yüzbinleri enkaz altına gömenlerdir.
Taksim’de direnenleri gözaltına alanlar, her gün iş kazalarında onlarca işçinin canını hiçe sayanlardır.

Taksim’de direnenleri gözaltına alanlar kadın katilleriyle kol kola poz verenlerdir.
Taksim’de direnenleri gözaltına alanlar Filistin’de katledilen binlere rağmen İsrail’le ticari ilişkilerini kesmeyenlerdir. 1 Mayıs 2024, kitlesel direniş çizgisinin gücünün egemenleri nasıl korkuttuğunu bir kere daha göstermiştir.

Sokaklardan uzak durarak, direnişlerden uzak durarak, işçi sınıfının mücadeleye hazırlanması mümkün değildir. Geriye atılacak adım kalmamıştır.
Şimdi tüm bu saldırılara, yasaklara karşı direnişin yasalarına uyma zamanıdır.

Şimdi, mücadeleyi ve örgütlenmeyi büyütmenin, direnişi yaymanın zamanıdır.
Ferman devletin, Taksim bizimdir!” dedi.

Yapılan basın açıklamasında “Gözaltılar, Tutuklamalar, Baskılar Bizi Yıldıramaz”, “Her Yer Taksim Her Yer Direniş” ve “Yaşasın Taksim Direnişimiz!” sloganları atıldı.


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz