Belediyelerde kayyımların imza attığı usulsüzlüklerinin sonu gelmiyor. Devasa borçlar, aynı adreslere ihaleler, lüks harcamalar, makam odalarına özel banyolar derken, bir skandal da imar uygulamalarında ortaya çıktı. Meğer parayı veren, istediği imar değişikliğini kapıyormuş. Yeşil alanların, konut ve ticaret alanına çevrilmesi için ‘şartlı bağış’ adı altında milyonlarca lira nakit para alınmış.

31 Mart seçimlerinde, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi kayyım yönetiminden kurtulup DEM Parti’ye geçti. AKP’nin yönettiği pek çok belediyede olduğu gibi kayyım da boş kasa, dağ gibi borç bıraktı. Ama esas yıkım imar konusunda görülüyor. Kentlerde neredeyse boş alan bırakmadılar, tarlaları, parkları, yeşil alanları imara açtılar. Kişiye özel planlar hazırladılar.

İşte Diyarbakır’da bununla ilgili bir skandal ortaya çıktı. İşin özeti şu: Parayı veren, imarı kapmış! Nasıl mı?

Belediyeler şartlı bağış alabiliyorlar. Bir vatandaş mülkünü cami, mezarlık, öğrenci yurdu, park vb. yapılması veya yol için bağışlayabilir. Ya da kamusal nitelikli bir hizmetin karşılığında nakit verebilir. Bu bağışlar, belediye meclisi tarafından oylanıp karar bağlanır, bağış da şartıyla beraber kayda alınır, banka üzerinden tahsil edilerek ilgili gelir kalemine aktarılır. Eğer şart yerine getirilmezse, bağışı yapan vatandaş hakkını arayabilir.

Belediye meclisinde yakın tarihlerde onlarca ‘şartlı bağış’ kararı onaylanmış.

Lakin Diyarbakır’daki kayyım, şartlı bağışı bambaşka boyutlara taşımış. Belediye Meclisi’nin kayıtları incelendiğinde vatandaş şartlı bağış için adeta belediyeye koşmuş. 2022 yılındaki onlarca ‘bağış’ ise özellikle dikkat çekici. Banka dekontlarına ‘şartlı’ ibaresi eklenmiş olarak yüksek meblağlarda paralar transfer edilmiş.

Peki ama gönderenlerin şartları neydi?

Seçil Erzan vakasındaki belgelere benziyor

Sorunun yanıtını belediye kararlarında göremiyoruz. Lakin bir ipucu var. Şartlı bağış yapılacağına dair başvurular, imar komisyonu raporunda belirtiliyor. Yani mesele imarla alakalı.

İşin iç yüzü, 31 Mart’ta belediye yönetimi el değiştirince ortaya çıktı. Bağış yapanlar ne olur ne olmaz diye birkaç cümleyle bağışı neden yaptığını yazıp ayrıca belediyeye teslim etmişler. Belediyenin kararlarında belirtmediği ancak vatandaşın el yazısı ile bağışı neden yaptığını gösteren dilekçeler, Denizbank ve Seçil Erzan olayındaki futbolcuların ‘belge’ niyetine sunduğu kağıtları ve evrakları hatırlatıyor.

Belediyeye verilen, bağışın şartının ne olduğunu içeren elle yazılmış kağıtlar…

Kimisi bir sayfa, kimisi not defterinden yırtılmış bir parça kağıt. Bazı kağıtlarda “Yeşil ve spor alanı iken konut alanına (ticari) dönüştürülmesi şartı ile bağış” yazılı sadece. Nispeten düzgün sayılabileceklerin tamamında ise şu ibareler geçiyor: “Sonunda sesimizi duyan bir belediye ile muhatap olmamızın verdiği memnuniyet karşılığında şahsıma ait arsanın bulunduğu bölgede yapılacak plan çalışması, herhangi bir yargı kararı veya belediye tarafından iptal edilmesi durumunda faizsiz ana paranın iadesi şartı ile (3.000.000) Türk Lirası bağışta bulunmak hususunu arz ederim.”

“Yeşil alan değişsin, ticaret alanı olsun”

Bağış yaparken belirtilen şartların tamamı, mevcut imar planlarının kendi lehlerine değiştirilmesi. Büyük kısmı yeşil alan olarak geçen arsaların konut-ticaret alanına çevrilmesi isteniyor. Alanın özelliğine, isteğe göre de bağış miktarları değişiyor. Örneğin; akaryakıt istasyonu sahibi birisi şirketi adına 200 bin lira verirken, Silvan yolunda arazisi bulunan bir başka kişi 4 milyon lira ödemiş. Bir diğeri, yeşil-spor alanı olarak geçen 228 hektar olan devasa arazisinin konut, ticari, piknik alanına dönüştürülmesini talep ediyor.

Üzerine elle yazılmış ‘şartlı bağış’ notları iliştirilmiş muhasebe fişleri.

Belediye yönetimi bağışları bankalar aracılığıyla tahsil etmiş, mecliste oylamaya sunup kabul etmiş. Lakin değişiklikleri yetiştirmeye de ömrü yetmemiş. Lakin kayyım yönetiminin görev yaptığı dönem ve ilk günden beri uygulamaya koyduğu tartışma yaratan çok sayıda imar değişikliği göz önüne alındığında, bu işin uzun süredir standart bir işleyiş haline getirildiği anlaşılıyor. Nitekim 31 Mart seçiminden sonra bile, yeni mazbataların verileceği gün dahi çok sayıda yeni imar planı kararını onaylamak amacıyla toplantı koymuşlar, son dakikaya kadar çabalamışlar.

Şimdi ortada önemli sorular duruyor. İmar planı değişikliği karşılığı bu zamana kadar ne kadar ‘şartlı bağış’ alındı? Paralar nereye harcandı? Diyarbakır kayyımı hakkında soruşturma açılacak mı? Açılırsa, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya izin verecek mi?

Konu doğrudan Ali Yerlikaya’yı ilgilendiriyor çünkü, tam olarak aynı meselede verdiği bir karar, hem şaşkınlık yaratmış hem de kamuoyunda taktir toplamıştı. Yakın zamanda gerçekleşmiş o olay neydi?

Aynı suçtan AKP ve MHP’li başkanlar soruşturuluyor

Yozgat’ın Sorgun İlçesi’nde, 2013-2021 yılları arasında yapılan imar değişiklileri ile ilgili olarak savcılığa şikayette bulunuldu. Savcılık da 2004-2019 arası belediye başkanlığı yapmış AKP’li Ahmet Şimşek ile 2019’da belediye başkanı olan ve 31 Mart’ta yeniden seçilen MHP’li Mustafa Ekici’nin de aralarında bulunduğu 63 kişi hakkında “şartlı bağış karşılığında imar değişikliği yaptıkları” gerekçesiyle soruşturma başlattı. Geçen Ocak ayında ise İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, belediye başkanlarının soruşturulması için izin verdi.

AKP’li Ahmet Şimşek ve MHP’li Mustafa Ekici, şartlı bağış karşılığı imar değişikliği suçundan dolayı İçişleri Bakanı’nın izni ile soruşturuluyor.

İmar müdürleri, mühendisler, belediye meclisi üyelerini de kapsayan soruşturma sonucunda, 9 yılda birçok imar planının ‘bağış’ adı altında nakit paralar ödenmesi üzerine değiştirildiği tespit edildi. Her iki başkan ve belediye yöneticilerinin çok sayıda iş insanı ve firmadan nakit olarak ‘bağış’ aldıkları, para belediye hesabına yattıktan hemen sonra da imar değişikliklerinin meclis tarafından onaylandığı belirlendi. Çoğunluğu inşaat firması olan şirketler için arsaların statüsü değiştirildi, en fazla 10 kat izni olan yerlerde bağış sonrası kat izinleri 15’e kadar yükseltildi.

Diyarbakır’da ortaya çıkan ‘şartlı bağış karşılığı imar izni’ uygulaması belli ki uzun yıllardır belediyelerin rutin işleyişi haline gelmiş. İncelenebilse belki de Türkiye’nin en büyük imar skandallarından birisi ortaya çıkacaktır.


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz