Sosyalist kurumlar Gezi Direnişi’nin 11. yıl dönümünde Samandağ’da basın açıklaması gerçekleştirdi.

Abdullah Cömert Parkı’ndan yapılan açıklama sırasında “Her yer Taksim her yer direniş”, “Yaşasın Taksim, Armutlu direnişimiz”, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz” ve “Ali, Ahmet, Abdullah kavgamızda yaşıyor” sloganları atıldı.

Saray Rejimi’nin Hakkari’de seçilmiş belediye başkanının ve halkın iradesinin gasp ettiği saldırıya ilişkin “Bu irade gaspına izin vermeyelim. Van’da olduğu gibi, tüm demokrasi güçleri ile birlikte bu gaspçı, kayyımcı anlayışa dur diyelim! Durdurduralım!” çağrısı da yapıldı.

Gezi ruhu’nun depremden sonra kurulan dayanışmalarda, orman yangınlarındaki dayanışmada, Karadenizli kadınlarının öfkesinde, Boğaziçi’nde ve nice işçi direnişlerinde sürdüğü hatırlatılarak “Gezi yaşıyor ve Gezi direnişlerde örgütlenmeye devam ediyor.” vurgusu yapıldı. Eylem sırasında Gezi Direnişi sırasında katledilen devrimci gençlerin isimleri okunarak “Yaşıyor” sloganı atıldı.

Kurumlar adına Cansel Aslan’ın yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verildi:

“İsyankâr tarihiyle Türkiye halklarının şanına yakışır bir isyan”

“11 yıl önce bugünlerde Suriye’de paylaşım savaşının körüklendiği, yasaklamaların arttığı, yağma ve rant için yaşam alanlarımızın, doğamızın hızla şirketlere peşkeş çekilmek istendiği karanlık bir saltanata karşı milyonlar, isyankâr tarihiyle Türkiye halklarının şanına yakışır bir isyanı başlattı.

Gezi Parkını yok edip Taksimi yağmaya açmayı hedefleyen proje için ağaçların kesilmeye başlanması bardağı taşıran son damla oldu. Tüm Türkiye’de milyonlar hem yasaklara, baskılara ve savaşa karşı hem de parklarına, ağaçlarına, doğasına, suyuna sahip çıkmak için alanlara çıktı. Gezi direnişinin bu kadar yayılmasının ve etkili olmasının nedeni; iktidarın kadınlar gençler öğrenciler, işçiler, emekçiler, farklı ulus ve inançtan halklarımızın üzerindeki baskı, şiddet ve bölgede yürütülen savaş politikasıdır. Gezi bütün bunlara karşı bir başkaldırı ve isyan dalgasıdır.

Gezi yaşıyor!

Gezi’de açığa çıkan isyan ve direniş ruhu muktedirleri elbette korkutacak ve bu ruhu yok etmek isteyeceklerdi. Ama başaramadılar! Gezi ruhu hala yaşıyor. 1 Mayıs Taksim yasağına karşı sokakta büyüyen direnişte yaşıyor.- Eğitimin ve sağlığın piyasalaşıp, yozlaşmasına karşı verilen mücadelede yaşıyor. İşçilerin, emekçilerin ve emeklilerin yoksullaştırılmasına açlığa mahkum edilmelerine karşı verdikleri mücadele yaşıyor! Tüm yasaklamalara rağmen sokakları dolduran kadınların direnişinde yaşıyor. Gezi direnişinin ruhu; Kobanê kumpas davasında hukuksuz ve siyasi kararlarınız özgürlük ve demokrasi mücadelemizden bir milim geri adım atmayız diyen kumpas davası tutsaklarının iradesinde yaşıyor! Gezi de iktidarın zulmüne karşı yüreği ile direnen milyonların sesi olan Antakya’nın seçilmiş millet vekili Can Atalay ve Gezi davası tutsaklarının haklılığında yaşıyor!

Bu ruh Berkin’in, Ali İsmail’in, Ethem’in, Ahmet’in, Medeni’nin, Mehmet’in, Abdullah’ın, Hasan Ferit’in direniş mirasında yaşıyor. Gezi direnişi, depremde bizleri enkaz altında ölüme terk edenlere karşı, yaşama tutunmak için kurduğumuz ve bugün yeni yaşamı kurma iradesiyle büyüttüğümüz dayanışmalarda yaşıyor! Gezi ruhu Depremin 1. Yıl dönümünde Samandağ’da ve Antakya’da katliamın hesabını sormak için sokaklara inen binlerce depremzedenin ‘’Unutmayacağız! Affetmeyeceğiz! Helalleşmeyeceğiz!’’ sloganlarında yaşıyor. Gezi ruhu bugün yağma ve rant için Samandağ’da ve Antakya’da rezerv alan edilmesine karşı sokaklara çıkan halkın öfkesinde yaşıyor.

“Bu kayyımcı anlayışı reddediyoruz”

Bu ruh, katliamcı siyonist İsrail’in Filistin’de, Refah’ta yapmaya çalıştığı soykırıma karşı derhâl İsrail ile tüm ilişkiler kesilsin, Filistin ve tüm Ortadoğu halklarına karşı işlenen savaş ve soykırım politikaları son bulsun diyen halkların eylemlerinde yaşıyor. Her seferinde halk iradesine yenilen iktidar yine en iyi bildiği yol olan irade gaspına başvurdu. Bu kayyımcı anlayışı reddediyoruz. Halkımız bu kayyımcı anlayışı tanımadığını 31 Mart’ta demokratik yollarla gösterdi. Hakkari belediyesine kayyım atandı.

Bu yapılan, Hakkari halkının iradesini gasptır. Bu irade gaspına izin vermeyelim. Van’da olduğu gibi, tüm demokrasi güçleri ile birlikte bu gaspçı, kayyımcı anlayışa dur diyelim! Durdurduralım!

Şimdi buradan bir kez daha sesleniyoruz ilmek ilmek örülen bu mücadele dayanışma ve direniş ruhu asla sönmeyecek! Gezi direnişi dün değil yarındır, geçmiş değil gelecektir. Eşitlik, özgürlük adalet ve sosyalizm için sönmeyen bir meşaledir.

Zor zamanlarda bize yönümüzü gösteren bir pusuladır. Çünkü özgürlük sokaktadır.”


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz