Filistin’de İşgale Son Kampanya Grubu daha önce de gerçekleştirdiği bir dizi eylemin ardından önümüzdeki günlerde kitlesel bir buluşma gerçekleştirecek.

6 Nisan 2024 Cumartesi günü saat 14.00’da Beyazıt Meydanı’nda gerçekleştirilecek “Soykırıma Karşı Buluşma” eylemi öncesinde, Önder Babat Kültür Merkezi’nde basın açıklaması gerçekleştirdi.

Kampanya grubu adına Avukat Gülyeter’in okuduğu basın açıklamasında AKP yönetici ve destekçilerine ait, en çok devlet teşviği alan şirketlerin İsrail’le ticari ilişkilerde ön sıralarda yer aldığını belirterek Türkiye’nin İsrail’e ihracatı 2000’li yılların başında 1,4 milyarken 2023 yılında 5,1 milyar dolara ulaştığını aktardı.

 

“Susuz, ilaçsız bırakılan bir halk, Filistin halkı söz konusu”

“2007’den itibaren abluka altında yaşayan Gazze’deki Filistinliler, 7 Ekim 2023’ten sonra Siyonist İsrail devleti tarafından askeri işgal ve tam bir kuşatma altında tutuluyor. 2 buçuk milyona yakın insan ağır bir soykırım saldırısıyla karşı karşıya. Şu anda yakın coğrafyamızda, kullanımı yasak olan silahlar ve bombalarla öldürülen, sakat bırakılan, evlerinin %70’i harabeye dönüşen, hastanelerine saldırılan, karanlıkta ve soğukta, gıdasız, susuz, ilaçsız bırakılan bir halk, Filistin halkı söz konusu. 

“Filistin halkına bu günlerde yeni bir Nekbe yaşatılıyor”

Filistin halkı ve toprağı, 100 yıldan fazladır Siyonizm ve onun hamisi Batı emperyalizminin saldırı, işgal ve sömürüsüne uğruyor. Bu süre zarfında Filistin toprağında, önce siyonist bir devlet kurulması, sonra da ayakta kalması uğruna yüzbinlerce Filistinli katledildi, milyonlarcası toprağından sürüldü. Filistin tarihsel toprağı 100 yıldır Filistinlilerden arındırılmaya çalışılıyor. 1948 Nekbe sürecinde sayısız katliama uğrayan Filistin halkına bu günlerde yeni bir Nekbe yaşatılıyor…

“Sayısız savaş suçu işleyen Siyonist işgal aygıtı kalan nüfusu yavaş bir ölüme mahkum ediyor”

Başta ABD olmak üzere emperyalist Batı devletlerinin siyasi, askeri ve ekonomik desteğine sahip olan Siyonist işgal devleti İsrail, işgale ve sömürgeciliğe karşı bir özgürleşme hamlesi olan 7 Ekim’deki Aksa Tufanı’na karşılık, kullanımı yasak olan silah ve bombalarla, Filistin halkından binlercesini öldürdü, yüz binden fazlasını yaraladı, 2 milyona yakınını yerinden etti. Bu süreçte sayısız savaş suçu işleyen Siyonist işgal aygıtı, 2.3 milyon kişinin yaşadığı Gazze Şeridi’ni tamamen ablukaya alıp, bölgeye başta gıda ve ilaç girişini engelleyerek, Gazze’nin geriye kalan nüfusunu yavaş bir ölüme mahkum ediyor. Özellikle Gazze’nin kuzeyindeki 700 bin Filistinli, 3 aydır tamamen kuşatma altında ve insani yardıma erişemiyor. Bölgeye çok sınırlı ulaşan insani yardım dağıtımı için toplanan halka hava saldırıları düzenleniyor. İşgal devleti İsrail tüm dünyanın gözleri önünde Filistin halkına karşı soykırım saldırısı yürütüyor. Öte yandan Batı Şeria’da süre giden baskın ve saldırılarda 7 Ekim’den sonra 450’ye yakın Filistinli katledildi, 8000’e yakını da göz altına alındı.

“İşgal ordusu tarım alanlarını da bombalıyor”

Son günlerde abluka şartlarının ağırlaşmasıyla 20’den fazla çocuk açlığa bağlı nedenlerle yaşamını yitirdi. BM verilerine göre Gazze’de halkın tamamına yakını düzenli gıda erişiminden yoksun. Halkın %71’i şiddetli açlık yaşıyor ve %64’ü açlığını çiğ yiyecek, hayvan yemi, yabani ot ve son kullanma tarihi geçmiş ürünlerle bastırmaya çalışıyor. İşgal ordusu meskun mahallerin yanı sıra tarım alanlarını da bombalıyor.

“Filistin açken Türkiye işgal devleti’ni besliyor!”

İşgal devleti İsrail’in resmi sayfasında açıkladığı üzere 7 Ekim’den sonra başlayan soykırım saldırısı sürecinde işgal devletinin en fazla meyve-sebze ithal ettiği ülke: Türkiye. Başta çocuklar tüm Filistin halkı kıtlık içindeyken Türkiye’den İsrail’e 40 bin ton meyve-sebze ihracatı yapıldı.

“Bu ticaretin başını ise iktidar ve avanesi çekiyor”

Filistin’de bunlar yaşanırken Türkiye’den hareket eden gemiler ve kargo uçakları, Filistin halkına soykırım uygulayan işgal ordusunun kullandığı mühimmatın çeliğini, askeri kıyafetlerini ve gıda tedariğini sağlıyor. Bu ticaretin başını ise iktidar ve avanesi çekiyor. AKP yöneticisi veya destekçilerine ait, en çok devlet teşviği alan şirketler İsrail’le ticari ilişkilerde ön sıralarda yer alıyorlar. Bu şirketlerin başında Zorlu, AkçanSA, Limak, Eren Holding, MNG Air, Kalyonlar, Kalkavanlar, Oyak, Tosçelik, Kardemir, İsdemir ve Erdemir geliyor.

“Türkiye İsrail’in en çok ithalat yaptığı ilk dört ülke arasında”

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye’nin İsrail’e ihracatı 2000’li yılların başında 1,4 milyarken 2023 yılında 5,1 milyar dolara ulaşmıştır. Dahası, Türkiye İsrail’in en çok ithalat yaptığı ilk dört ülke arasında yer alıyor.

Türkiye, İsrail’in çelik ithalatının %65’ini karşılarken, MÜSİAD’a bağlı Türk holdingi İÇDAŞ, işgal devletine çelik ihracatında dikkat çekiyor. Sadece 7 Ekim’de Gazze savaşının başlamasından bu yana İÇDAŞ İsrail’e 50.000 ton çelik sevk etti. Bu çelik işgal ordusunun kullandığı silah ve mühimmat yapımında kullanılıyor.

Ayrıca İsrail, çimento ihtiyacının %95’ini Türkiye’den karşılamakta olup, çimento müşterileri arasında İsrail Savunma Bakanlığı da bulunmaktadır. Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) göre, 2023 yılında İsrail’e yapılan çimento ihracatı 174 milyon dolar olarak gerçekleşirken, bu rakamın 6,39 milyon dolarlık kısmı 7 Ekim’den sonra kaydedildi.

Türkiye’den İsrail’e çimento ihracatı yapan başlıca şirketler arasında Akçansa, Limak, Oyak, Nuh Çimento ve Eren Holding yer alıyor. MÜSİAD üyesi olan Eren Holding, tek başına 7 Ekim’den bu yana İsrail’e 200.000 tonun üzerinde malzeme tedarik etti.

Türkiye limanlarından her gün gemilerle taşınan petrol İsrail’in sanayi altyapısının ve savaş makinasının düzenli olarak işlemesini sağlıyor. İhraç ettikleri ürün ve hammadelerle, bu şirketlerin yanında bu ticarete onay veren AKP hükümeti de Filistin halkına yönelik soykırımın suç ortağıdır.

“Filistin kazanacak sömürgecilik yenilecek!”

Etnik, dini, siyasi tüm unsurlarıyla Filistin halkı, 100 yıldır yaptığı gibi bedeniyle, aklıyla ve ruhuyla kendi toprağında özgür bir halk olarak yaşamak için direnişini sürdürüyor. Tüm dünyada eşitlik ve özgürlük mücadelesinin tarafında olan bizler, koşulsuz Filistin halkının direnişinin yanındayız ve Filistin halkının tarihsel haklarını elde etmesi için yanında olmaya devam edeceğiz. 7 Ekim’den sonra bir araya gelen Filistin’de İşgal’e Son kampanya grubu olarak, işgal ve soykırım faili İsrail’e lojistik, ekonomik ve askeri destek anlamına gelen bu ticari faaliyetleri yürütenleri hedef aldık, Filistin direnişi kazanana kadar da işlenen soykırımın suç ortaklarını teşhir etmeye devam edeceğiz. 

Filistin halkının tarihsel özgürlük mücadelesini ağızlarına sakız eden devlet yetilileri ve şirketler Filistinlileri yok etme güdüsüyle hareket eden Siyonist işgal gücüne desteğini her geçen gün arttırmaktadır. Ticaret Bakanlığı’nın resmi verilerine göre sadece Ocak-Şubat 2024 periyodunda bile İsrail işgal devletine 772 milyon dolarlık ihracat yapılmış durumda.

Filistin halkının soykırım faillerine gıda ürünleri, askeri hammadde ve enerji kaynakları akışını derhal durdurun! 

Savaş suçu işleyen bir devlete yaptırım ve tecrit uygulamak yerine “özel ticareti engelleyemeyiz” bahanesine sığınılamaz. Bu ilişkiyi kesmeme kararı politik bir tercihtir ve tarihe utanç vesikası olarak kaydedilecektir.”


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz