Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, 19 Aralık Maraş katliamının 45’inci yıldönümü ve hapishaneler katliamda yaşamını yitirenleri andı. Attalos Heykeli önünde yapılan eylemde, “19 Aralık Katliamlarını Unutmadık, Unutturmayacağız” ve “Maraş’ı Unutmadık, Unutturmayacağız” yazılı pankartlar taşındı.

Basın açıklamasını okuyan İnsan Hakları Derneği (İHD) Antalya Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Ulaş Ertaş, 19 Aralık Hapishaneler Katliamının 23., Maraş katliamının ise 45. yıldönümü olduğunu hatırlatarak “Eğer bu katliamlarla yüzleşilmiş, sorumluları ortaya çıkarılmış ve hesabı sorulmuş olsaydı, bugün burada sessizce acımızı paylaşıyor ve kaybettiğimiz canlarımızı anıyor olacaktık. Ancak bu katliamların üstleri örtülmüş, gerçek sorumluları ortaya çıkarılmamış, hatta ödüllendirilmişlerdir. Bu nedenle, aynı zamanda öfkemizi ifade etmek için buradayız” dedi.

“Katliam dosyası yeniden açılsın”

Ertaş, “Maraş’ta ölülerimizin dahi tam tespit edilemediği, gizlendiği, yüzlerce kadının tecavüze uğradığı, korkunç bir katliam yaşanmış” ifadelerine yer vererek şunları söyledi:

“Katliam 7 gün sürmüş, devlet adeta katliama nezaret etmiş, arkasından da, katliamı bahane ederek sıkıyönetim ilan etmiştir. Çorum katliamını ise 12 Eylül faşist darbesi takip etmiştir. Maraş katliamı davalarında, katliam mağdurlarının avukatları, Ceyhun Can, Halil Sıtkı Güloğlu ve Ahmet Albay da, aynı faşist odaklar tarafından katledilmişlerdir. Katliam kurbanlarını ve hakikatin ortaya çıkması için mücadele ederken katledilen avukatları saygı ile anıyor ve Maraş katliamı ile ilgili bütün devlet arşivlerinin kamuoyuna açıklanmasını ve insanlığa karşı suçlarda zamanaşımı uygulanmasına son verilerek, katliam dosyasının yeniden açılmasını, bütün faillerin ortaya çıkarılarak yargılanmalarını talep ediyoruz.”

“İnsanların katledildiği operasyona ‘Hayata Dönüş’ adı verildi”

19 Aralık 2000’de devlet eliyle hapishanelerde katliamlar yapıldığını belirten Ertaş,“Türkiye Cezaevlerinde F Tipine geçiş ve tecrit koşullarını protesto etmek amacıyla açlık grevi yapan tutuklu ve hükümlülere karşı 19 Aralık 2000 tarihinde Türkiye genelinde 20 cezaevine eş zamanlı bir operasyon yürütüldü. Bu operasyonlarda 30 mahpus ve 2 güvenlik görevlisi yaşamını yitirdi, 300’e yakın mahpus yaralandı. Mahpuslara uygulanan şiddet Türkiye tarihinin en kanlı sayfalarından biri olarak hafızalara kazındı. Üstelik sonuçları itibarı ile insanlık suçunun işlendiği, insanların katledildiği operasyona ‘Hayata Dönüş’ adı verilmişti. Dakika dakika dünyaya izlettirilen katliamın izleri silinecek gibi değildi ama hızla deliller karartılmaya çalışıldı. Katliamın failleri ve sorumlular hakkında etkin soruşturma yürütülmedi, hatta korundular, terfi ettirildiler. Dönemin Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü Ali Suat Ertosun, bu katliamdaki rolü nedeniyle 2004 yılında ‘Devlet Üstün Hizmet Madalyası’yla ödüllendirildi. İnsan yaşamının önceliğinin gözetilmediği bu katliama dair aradan geçen 23 yıllık süre zarfında sorumlular yargılanmamış, failler cezasızlık zırhı ile korunmaya devam edilmiştir” şeklinde konuştu.

“Hak ihlalleri giderilmeli, tecrit politikalarına son verilmeli”

Hapishanelerde halen insanlık dışı, onur kırıcı muamelelerin yaşandığının hatırlatan Ertaş son olarak şunları söyledi:

“Şüpheli mahpus ölümlerine eklenen ağır hasta mahpus ölümleri, ailelerinden uzak hapishanelere sevk edilen mahpuslar, idari gözlem kurulu kararı ile hukuka aykırı olarak tutulan mahpuslar, dışarı ile hatta diğer mahpuslarla teması kesilerek uygulanan ağır tecrit, keyfi disiplin cezaları, çıplak arama, sürgün sevk, kelepçeli muayene ve tedaviye zorlama gibi mahpusun yaşamını daraltan hak ihlalleri ile egemen zihniyet, hapishaneleri birer işkence merkezine dönüştürmüş durumdadır. 19 Aralık katliamının 23. yılında sesleniyoruz, hükümetin gerçekleştirmiş olduğu katliam bir insanlığa karşı suçtur. Yargılama bu suç kapsamında yapılana, zamanaşımıyla desteklenen cezasızlık son bulana kadar bu davanın peşini bırakmayacağız. Dünden bugüne cezaevlerinde devam eden hak ihlalleri ve tecrit politikalarına karşı mahpuslar bugün de açlık grevi eylemi yapmaktadır. Mahpusların üzerindeki tecrit politikalarına son verilerek hak ihlalleri giderilerek sorun bir an önce çözülmelidir.

19 Aralık Katliamının yıldönümü vesilesiyle yaşanmasında sorumluluğu olan faillerin yargılanması ve cezasızlık politikasına son verilerek gerçek anlamda adaletin sağlanması… Mahpuslar üzerinde ağırlaşan tecrit uygulamalarına son verilerek, F Tipi, Yüksek Güvenlikli, Y Tipi ve S Tipi Hapishanelerin kapatılması… Mahpuslar üzerinde uygulanan insan onuruna aykırı muamele uygulamalarına son verilmesi… Mahpusların özgürlüklerinin önünde engel teşkil eden İdare ve Gözlem Kurullarının kaldırılması, mahpuslar üzerinde tüm sosyal haklarını ortadan kaldıran ‘özgürlüğünden mahrum bırakma’ ve ceza üstüne sürekli olarak ceza ekleme uygulamalarına son verilerek insan onuruna saygılı davranılması, taleplerimizi yineliyoruz.”


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz