1 Mayıs’ta Taksim’e yürümek isteyen 217 kişinin ev baskınlarıyla gözaltına alınması ve 49 kişinin tutuklanmasının ardından Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Öğrencileri, tutuklanan arkadaşları için dün basın açıklaması gerçekleştirdi.

YTÜ Öğrencileri açıklama sırasında “Taksim halka yasaklanamaz”, “Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz”, “Filistin mücadelemiz yargılanamaz” ve “Yaşasın öğrenci dayanışmamız” sloganları attı.

YTÜ Öğrencileri adına yapılan basın açıklamasında, “1 Mayıs’a katılmak, Filistin’e özgürlük demek ve İbrahim Kaypakkaya’nın bulunduğu flama taşımak suç değildir! Bu tutuklamalar hukuksuzdur!” ifadeleri kullanıldı.

Basın açıklamasının tamamı şöyle:

“1 Mayıs 2024, Taksim iradesiyle kapalı yolları aşan binlere; sömürüye karşı çıkan işçilere; emeğimiz, bedenimiz bizimdir diyen kadınlara, LGBTi+’lara; ölmeye değil okumaya geldik diyen öğrencilere, gençlere tanıklık etti! Taksim’e çıkan sokaklar, direnişin sesiyle doldu.

1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamak isteyenlere karşı ise polis yolları kapatarak yürümek isteyenleri zor kullanarak engelledi. 1 Mayıs günü ve ardından da devlet “yarına bırakır yanına bırakmaz” diyerek, bazılarının evlerini basarak, 1 Mayıs’ı kutlamak sanki suçmuş gibi 1 Mayıs’a katılan toplam 49 kişiyi tutukladı.

Bunların yanında uzunca bir süredir devam İsrail siyonizminin Filistin halkına uyguladığı soykırıma tepki göstermek için “Filistin’e özgürlük” diyen aralarında üniversitemiz öğrencisi de bulunan Filistin için Bin Genç inisiyatifinden 5 kişi tutuklandı.

Öncelikle şunu söyleyelim 1 Mayıs’a katılmak, Filistin’e özgürlük demek ve İbrahim Kaypakkaya’nın bulunduğu flama taşımak suç değildir! Bu tutuklamalar hukuksuzdur!

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de talepleriyle meydanlara çıkanları kriminalize etmeye, baskı ve saldırılarını meşru kılmaya çalışıyor. İstanbul 1 Mayıs’ında da yaşanan tam olarak buydu. Anayasa mahkemesinin: “1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanmasının yasaklanması gösteri yürüyüşü hakkının gaspıdır” demesine rağmen Saray, Taksim alanını işçilere, emekçilere, gençlere, kadınlara yasaklamıştır.

1 Mayıs İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma günüdür. İstanbul’da ise Taksim bu mücadelenin sembolleştiği alandır. Siyasi rejim OVP’yle 12. Kalkınma Planıyla daha fazla sömürü ve yoksulluğu emekçilerin, gençlerin sırtına yüklemektedir. Rejimin, burjuva hükümetlerin engellemek istediği şey bunlar karşısında verilen mücadelenin ta kendisidir. Nasıl ki ABD’de Filistin halkına destek veren üniversite öğrencileri, akademisyenler yaka paça gözaltına alınıyorsa Türkiye’de de İstanbul valisinin gereğini yaptık diyerek başlattığı operasyonlar üzerinden 1 Mayıs’a katılanlar hedef gösteriliyor. Filistin’e özgürlük diyenler, katliamlara karşı ses çıkartanlar tutuklanıyor.

Böylesi engellemelerle, yandaş medyada servis edilen görüntülerle Saraçhane’de toplanan, Filistin’e özgürlük diyen işçiler, gençler provokatörlermiş gibi lanse edilirken işçilerin, emekçilerin, gençlerin talepleri silikleştirilmeye çalışılıyor. Bu düzenle, yoksullukla, sömürüyle, savaşla, emperyalizmle mücadele edenleri engelleme isteği esas gayrı-meşru olandır. İsrail siyonizminin Filistin’e dönük soykırımına rağmen uzun süre İsrail’le ticareti kesmemek esas gayrı-meşru olandır.

Bizler üniversiteli gençler olarak 1 Mayıs’tan da devrimcileri savunmaktan da Filistin’e özgürlük demekten de vazgeçmeyeceğiz. Yapılan tutuklamaları kabul etmiyoruz ve arkadaşlarımızı alacağımızın sözünü veriyoruz. Tarihimiz baskı ve zulümlere karşı direnenlere doludur. Rejim ve aparatları bu baskı politikalarıyla birlikte tarihin çöplüğünde yerini alacak, direnenler kazanacaktır.

Bir kez daha söyleyelim: Arkadaşlarımız derhal serbest bırakılsın!”


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz