Suruç katliamının 101. ayında Kadıköy Halitağa Caddesinde bir araya gelen çok sayıda kişi, yılın son oturma eyleminde bir kez daha 33’lerin isimlerini haykırdı, adalet talebini yineledi. Suruç katliamı davasında yaşanan hukuksuzluklara dikkat çekilen oturmada, tüm katliam dosyalarında benzer cezasızlık politikalarının işlendiği vurgulandı.

Düş yolcularının fotoğraflarının yer aldığı pankartının asıldığı, “Kalplerimiz adalet için atsın” pankartının yere serildiği eylemde, Suruç şehitlerinin fotoğrafları taşındı.

“Katliam davası 8 yıldır sürüyor”

Basın açıklamasını okuyan Berfin Polat, davanın son duruşmasının bir kez daha hukuksuz kararlara sahne olduğuna işaret etti. Polat, “Katliam günü olay yerinin fotoğraflarını çekerken yakalanan Abdullah Ömer Arslan’ın kullandığı motorun sahibi Fadile Uyanık, motorun kendi adına olduğunu inkar etti. Mahkeme heyeti Fadile Uyanık’a yalan beyan vermekten dolayı işlem yapmadı. Mahkeme heyetinin gözünün içine baka baka yalan söyleyen Fadile Uyanık’a mahkeme başkanı teşekkür etti” dedi.

“Firarı sanıklar Türkiye’ye getirilmedi”

Hakkında kırmızı bültenle arama kararı olan firari sanıkların Türkiye’nin denetimindeki İdlib’te bir hapishanede tutulduğunu kaydeden Polat, mahkeme heyetinin sanıkların Türkiye’ye getirilmesi talebini ısrarla görmezden geldiğinin altını çizdi. Dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun dinlenmesine ilişkin taleplerinin son duruşmada bir kez daha reddedildiğine dikkat çeken Polat, Suruç Katliamının yanı sıra pek çok katliam davasının da hukuksuzluklarla dolu olduğunu vurguladı.

“Tüm katliam davaları hukuksuzluklarla devam ediyor”

10 Ekim katliamı davasının 22. duruşmasında polis amirlerinin sorumluluğunu gösteren raporun dosyaya “ayıklanarak” konduğuna dikkat çeken Polat, DAİŞ üyesi Ahmet Güneş’in görüntülerinin emniyet arşivine girdiğini ancak mahkemeye verilmediğini söyledi. Şenyaşar Ailesi katliamında dönemin bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, vali Abdullah Erin, milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın dinlenmesi talebinin mahkeme heyeti tarafından reddedildiğini aktaran Polat, Çorlu tren katliamı davasında ise mahkeme heyetinin üst düzey yetkililer hakkında suç duyurusu talebini reddettiğini, savcılığın sadece 3 kişi hakkında bilinçli taksirle öldürmeden, 10 kişi hakkında ise basit taksirden ceza istediğini dile getirdi.

“Katliam siyaseti tarih boyunca işletildi”

Polat, şöyle devam etti: “Katliam siyaseti ve cezasızlık politikası sadece 2023 yılında değil bu ülkenin tarihi boyunca devreye konulmuştur. Katliamlar ayı olan Aralık ayında yaşanan Maraş, Çorum, Roboskî, 19 Aralık hapishaneler katliamı yıllardır adaletsizlik girdabında bırakılmış; sorumluları yargılanmamıştır. Suruç katliamı davasında dile getirdiğimiz adalet talebimizi bu topraklarda yaşanan bütün katliamlar için dile getiriyoruz. Katilleri bulunsun sorumluları yargılansın.”

Açıklamanın ardından bir süre sessiz oturma eylemi yapıldı. Eylem, 33 düş yolcusunun isimleri sayılarak “Yaşıyor” denmesiyle son buldu.

Eylemde sık sık, “Suruç için adalet, herkes için adalet”, “Suruç şehitleri ölümsüzdür”, “Unutmak yok, affetmek yok”, “Suruç’un hesabı sorulacak” sloganları atıldı.


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz