Anayasa Mahkemesi’nin Sendika.Org’un “Mahkeme engelledi, sansür affedilmedi: İşte Türkçe Charlie Hebdo!” başlıklı haberine yönelik erişim engelini “ifade özgürlüğü ihlali” gerekçesiyle kaldırmasının ardından Sendika.Org önce sosyal medyada provokatif hesaplarca, sonra Yeni Akit gazetesi tarafından, ardından Meclis’te HÜDA-PAR tarafından hedef gösterildi.

Hedef göstermelerin ardından Sendika.Org’un çağrısıyla bugün (6 Mart) saat 11.00’de DİSK Basın-İş Genel Merkezi’nde “Sendika.Org susmayacak” diyerek basın toplantısı yapıldı.

Basın toplantısında basın metnini Sendika.Org editörü Derya Saadet okudu. Açıklamanın tamamı şöyle:

“Yine bir hedef gösterilme furyasıyla karşı karşıyayız. Önce provokatif İslamcı sosyal medya hesapları, sonra Yeni Akit, ardından da HÜDA-PAR. Gerekçe ise 9 yıl önceki bir haberimiz hakkındaki erişim engeli kararının AYM tarafından iptal edilmesi.

Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo hakkında, İslam peygamberi Muhammed’e hakaret ettikleri iddiasıyla bir linç kampanyası başlatılmış ve 7 Ocak 2015’te Paris’teki ofisine yapılan saldırıda 12 kişi öldürülmüştü. Katliamdan hemen sonraki sayı İslam peygamberi Muhammed’in göz yaşı döküp “Ben Charlie’yim” yazılı bir döviz tutarken resmedildiği bir kapakla çıktı. Üst başlık ise “Her şey affedildi” yazıyordu. Tüm dünyada yankı uyandıran bu sayı Türkçeleştirildi ve pek çok mecrada yayımlandı.

Gölbaşı Sulh Ceza Hakimliği 27 Şubat 2015, yayımlanan haberler hakkında erişim engeli kararı aldı. Erişim engeli getirilen yayınlar ise kararı Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı. AYM de “ifade özgürlüğü” kararı verince yerel mahkeme de erişim engeli kararını kaldırdı.

Hedef gösterme furyası da bunun üzerine başladı.

Daily İslamist, Yeni Akit ve HÜDA-PAR’dan tehdit

Daily Islamist adlı X hesabı, “Anayasa Mahkemesi, Hz.Peygamber’e hakareti ‘ifade özgürlüğü’ saydı!” şeklinde provokatif bir notla Sendika.Org’u hedef göstererek furyayı başlattı. Adı Onur Yürüyüşleri’nde, üniversitelerdeki bahar şenliklerinde, İslamcıların hedef aldığı gündemlerde yapılan provokatif çağrılarla anılan bu hesabın paylaşımları yüzlerce yanıt ve alıntılı yorum ile yaygınlaştı.

Onu Yeni Akit takip etti. Yeni Akit gazetesi de çarpıtma üzerine kurulu bir içerikle Sendika.Org’un künyesinde adı geçen Yayın Kurulu ve Yayın Danışma Kurulu üyelerini isim isim yayımladı. Yeni Akit’in “Sendika.Org’dan Büyük Namussuzluk! Peygamberimiz’e hakareti ‘gururlanarak’ tekrar yayınladılar” başlıklı haberi, erişim engeli kaldırılan içeriklerin İslam peygamberi Muhammed’e hakaret içerdiği yalanı üzerine kurulu. Oysa söz konusu içeriklerde, Charlie Hebdo’ya yönelik katliamın ardından derginin çıkardığı yeni nüshanın Türkçe versiyonu yer alıyor.

Yeni Akit bununla da yetinmedi. Yeni Akit yazarı Taha Emre Özdemir, “Sendika.org’un din saygısızlığına kim dur diyecek?” başlıklı yazısıyla Sendika.Org’u hedef almaya devam ederken DİSK Basın-İş de Sendika.Org’a destek paylaşımı nedeniyle hedef gösterildi.

Yeni Akit’in ardından sıra Hizbullahçılara geldi, hem de Meclis çatısı altında. HÜDA-Par Genel Sekreteri Şehzade Demir, Meclis’te yaptığı basın açıklamasında “Manevi değerlerimiz hâlâ korumasız” diyerek Sendika.Org haberine getirilen erişim engelinin kaldırılmasını örnek gösterdi. İnançlara ve manevi değerlere hakaret olduğunu iddia eden Demir, Meclis’teki partileri “inisiyatif alma”ya çağırdı.

AKP-MHP koalisyonunun da aleni teşvikiyle provokasyonlara açık bir iklimin oluştuğu günümüz koşullarında, art niyetli hesaplardan yapılan bu provokatif siber linç kampanyasını ve yayın kurulu üyelerimizin isim isim hedef gösterilmesini ciddiye almama ya da “Akit işte” denilip sessizlikle geçirmek gibi bir seçeneğimiz bulunmuyor. Hedef gösterilen gazetecilerin darp edildiği, sosyal medyadaki linç kampanyalarının tutuklamayla sonuçlandığı bir dönem yaşıyoruz. Üstelik bu saldırıların boyutunun artmayacağını da kimse söyleyemez.

“Hedef göstermeler sadece kendimize yönelik değil”

Ayrıca bu hedef göstermelerin sadece kendimize yönelik olmadığını da ekleyelim. Yalnızca belli kişilere ya da yayın organlarına yönelik değil, bütün muhaliflere, laikliği savunanlara, ifade özgürlüğünü savunanlara yönelik bir tehdit var ortada.

Gerekli tüm hukuki süreçleri başlatacağımızı belirtmekle birlikte bu tehdit ve saldırıları bertaraf etmenin, engellemeleri aşmanın yolunun dayanışmadan geçtiğinin farkındayız. Hedef gösterilirken de bu tehditler karşısında direnirken de yalnız olmadığımızı biliyoruz.

Sendika.Org bu tehditler karşısında sinmeyecek, susmayacak.

“Hem Sendika.Org’a hem de gazetecilere sahip çıkıyoruz”

Basın metninin okunmasının ardından DİSK Basın-İş YK Üyesi İzel Sezer söz alarak şunları söyledi:

Anayasa Mahkemesi’nin “ifade özgürlüğü ihlali” kararının ardından bir gazetenin ve gazetecilerin hedef gösterilmesi üzerine buradayız. Maalesef ülkemizde Anayasa Mahkemesi kararları doğrudan siyasi iktidar eliyle çiğnenebilir bir olgu haline getirilmiş durumda. Hem hedef gösteren ve iktidarın silahı haline getiren HÜDA-Par da gücünü doğrudan siyasi iktidardan alıyor.

Bu ülkede gazeteciler maalesef ilk defa hedef gösterilmiyor. Maalesef birçok kere kötü sonuçlar yaratan durumlar da yaşadık. Sendikamız da destek açıklamasından dolayı hedef gösterildi. Bu hedef göstermelerin basit bir şey olmadığını vurgulamak istiyorum.

Özetle şunu tekrar etmekte fayda var. Hem üyelerimize, hem Sendika.Org’a hem de gazetecilere sahip çıkıyoruz, çıkmaya da devam edeceğiz. Basın ve ifade özgürlüğüne karşı yapılan her türlü harekete karşı burada dimdik ayakta durmaya devam edeceğiz. Bir kez daha sendikamızda örgütlenme çağrısı yaparak sözlerimi sonlandırayım.


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz