Antep’te bulunan Melike Tekstil Fabrikasına iş başvurusuna giden işçiler önceki çalıştıkları fabrikalar gerekçe gösterilerek işe alınmıyor. Fabrikanın girişindeki güvenlik kulübesinde panoya asılan yazıda şu ifadeler yer alıyor: “Dikkat! Selçuk İplik, Zafer, Burteks, Şireci, Kimpack, Milat, Bulut, Eruslu, Sayın Tekstil. Selda Hanım’ın talimatı. Güzellikle söylenecek, işçi alımımız yok denecek.”

Antep’te ek zam talepli iş bırakma eylemleri son yıllarda onlarca fabrikada yaşandı. 2024 şubat ayında da çok sayıda fabrikada ek zam talepli iş bırakma eylemleri oldu. İş bırakma eylemlerine katılan işçiler o iş yerinden ayrıldıktan sonra başka bir fabrikaya başvuru yapmaya gittiğinde işe alınmama durumu ile karşılaşıyor. İş bırakma eylemine katılmayan işçiler dahi önceki çalıştığı fabrikadan kaynaklı işe alınmayabiliyor. Yani mesele iş bırakma eyleminin olduğu dönemde o fabrikada çalışmış olmak.

Evrensel’den Mesut Baylav’ın haberine göre, Şireci Tekstil’de işten ayrılan bir işçi, geçtiğimiz günlerde Melike Tekstil fabrikasına iş başvurusu yapmaya gitti. Ancak güvenlik tarafından Şireci Tekstil’de çalıştığı için işe alınmayacağı söylendi. Güvenlik kulübesindeki panoda ise hangi fabrikadan işçilerin işe alınmayacağı yazıyordu. Bu fabrikaların ortak özelliği son bir yıl içerisinde Antep’te iş bırakma eylemlerinin yaşandığı fabrikalar olması. İşçi, durumu gazetemize şöyle anlatıyor: “Melike Tekstil ve birçok firmaya gittim. ‘Şireci’den gelen işçi almıyoruz’ diyorlar. Kendi memleketimizde iş bulamıyoruz”. İşçilerin cezalandırılmaya çalışıldığını belirten işçi sözlerine devam ediyor: “Önünde sonunda iş buluruz mesele o değil. Patronlar muhtaç bize. Ama bu yapılanın adı işçinin rızkına göz koymaktır. Bunun adı ahlaksızlık değil de nedir? İstiyorlar ki işçiler koyun olsun, hiç sesini çıkarmasın. Ama yok öyle bir dünya.”

“İşçileri aç bırakın” diyorlar

“Kara liste” uygulaması Antep’te çok yaygın. Uzun yıllardır Başpınar’da çalışan ve çeşitli hak arama eylemlerinde yer almış işçiler kısa ya da uzun bir dönem bu sorunla karşılaştıklarını ifade ediyorlar.

Milat Halı’da çalışan ve şubat ayında ek zam talebiyle iş bırakan bir işçi de aynı sorunu yaşadığını anlatıyor: “Eylemden sonra bir kazanım elde edemeden işbaşı yapmıştık. İçeride de baskılar, tehditler artınca o dönem ayrıldım işten. Sonra başka iş yerlerine başvurular yaptım. Ama Milat Halı’da çalışmış olmam hep işe alınmayışıma sebeb yapıldı. Yani patronlar aralarında anlaşmış ve ‘Bu işçileri aç bırakın, fabrikanıza almayın’ demişlerdi. Aradan zaman geçti bir şekilde bir yerde iş buldum. O dönem eyleme katıldığım için hiç pişman olmadım, hâlâ da değilim. Çok şey öğrendik kaybetsek de.”

“Patronlar birliğini gösteriyor, peki ya işçiler?”

Melike Tekstil’in iki fabrikasında çalışan işçiler de Şubat 2024’te iş bırakmış ve çeşitli kazanımlar elde ederek işbaşı yapmıştı. Halihazırda Melike Tekstil’de çalışan bir işçi yaşanan bu durumu şöyle değerlendiriyor: “Hiç şaşırmadım. Şimdi yarın biz bu fabrikadan çıkıp Şireci’ye başvuru yapmaya gitsek, bizi de oraya almazlar. Böyle bir döngü yaratmışlar aralarında. Patronlar birliğini böyle gösteriyor. Mesele işçiler nasıl gösterecek? Buna kafa yormazsak bu düzen böyle gider.”

Zafer Tekstil’den ayrıldıktan sonra aynı sorunları yaşayan bir işçi de “Öç almaya çalışıyorlar. Aslında bunun suç olması ve bunu yapan fabrikaların ceza alması lazım. Ama bizim memlekette patrona her şey serbest” diyor.

“Antep’te patronların her türlü suçu işleme özgürlüğü var”

İşçileri fişlenmesiyle uzun yıllardır çok sık karşılaştıklarını dile getiren BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen bu fişlemenin bu uygulama ile daha açıktan yapıldığına dikkat çekti. Organize sanayideki büyük fabrikalar arasında bir iletişim ağı olduğunu bildiklerini söyleyen Türkmen, kara liste uygulamalarının işçilerin taleplerini bastırmak için hayata geçirildiğini dile getirdi. Zam ayı olan temmuz öncesi ortaya çıkan uygulamanın, patronların zam yapmamak için hazırlık içinde olduğunun da işareti olduğunu ifade eden Türkmen, “Yasal hakkını kullanıp hak arayan işçinin sırf bu yüzden başka fabrikalarda işe alınmaması ve bunun açıktan bir kara listeye dönüşmesi bir suçtur, bu insanları sosyal ölüme mahkum etmek anlamına gelir. İkincisi Melike Tekstil’in patronu aynı zamanda OSB’nin başkanı. Bu fişlemenin OSB’deki bütün uygulamalardan sorumlu olan birinin fabrikasında yapılması da suç. Bu, OSB’nin ve onun yönetiminin kurumsal bir uygulaması olduğunun itirafı anlamına geliyor. Bu ülkede gerçekten adalet varsa OSB yönetiminde olan patronların sırf bu yüzden yargılanması gerekir. Ancak biliyoruz ki bu ülkede özellikle Antep’te patronların her türlü suçu işleme özgürlüğü var.”

Türkmen bu vesileyle Başpınar OSB işçilerine de çağrı yaparak şunları dile getirdi: “Eğer biz işçiler de örgütlenmezsek, patronların bize karşı birlik olması gibi biz de organize genelinde bir çatı altında birleşip onların haksızlıklarına karşı güçlü bir birlik sağlamazsak bu suçlar daha fazla işlenecek. Onları sefalete mahkum eden, fişleyen, anayasal haklarını gasbeden bu pervasızlığa karşı bütün işçileri BİRTEK-SEN çatısı altında birleşmeye çağırıyoruz.”


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz