Kadıköy

Doymak mümkün kardeşler, hem de her gün.

Acılı gözlerle bakmayın birbirinizin yüzüne, acımayın. Her şeyi üretebildiğimiz bu dünyada, hep açlık, hep yokluk çekmek, hep sömürülmek, hep aşağılanmak kader değil ki acıyasınız kendinize.

Ah, kim son verebilir koskoca mutsuzluğunuza, sonsuz endişenize… Bu mutsuz hayata acıyorsanız, acımayın. Bilin ki zenginler mutlu olsun diye sizin tüm mutsuzluğunuz. Kin duyun yalnızca. Emeklerimizden çaldıkları üzerine kurdukları saltanatlarını, rahat sofralarını, pırıl pırıl endişesiz çocuklarını, yatlarını, katlarını, depremden ölmedikleri, depremden ölmeyecekleri villalarını düşünün ve deyin ki “biz yarattık bu cenneti.”

Sevgiyi bile yarım veriyorsunuz birbirinize kardeşler; kaygıdan, endişeden; kendinize, birbirinize kızmaktan… Sevmek sevilmek parayla da değil ya. Ama bu yaşam insanca değil ki tam sevesiniz.

Acımayın tüm bunlara. Acımayın ki görün.

Her şeyi üretebildiğimiz bu dünyada her şeye ortak olmak mümkün.

Biz bu yüzden birbirimize “ortak” deriz. Her şeye ortak olmak istiyoruz biz. O meyveler var ya, bir poşet dolduramayıp çocuklara ucuzundan iki tane aldığımız… O fabrikalar var ya, o koskoca makinalar… Altında kardeşlerimizin ezildiği o vinçler… O taşıtlar, o gemiler bizim olsa katil İsrail’e mal taşımazdı o gemiler.

Biz bu yüzden birbirimize “ortak” deriz. Ürettiğimiz, bu çarkı döndürdüğümüz kadar, yönetmeyi istiyoruz biz. Biz yöneteceğiz ki milyonlarcamız emperyalist savaşlarda can vermeyecek. Biz yöneteceğiz ki herkese yetecek gıda varken milyonlarcamız aç kalmayacak. Biz yöneteceğiz ki insanın değeri, insan onuru ayaklar altına alınamayacak. Biz yöneteceğiz ki çocuklarımızı istismar etmeye, kadınları katletmeye kalkışanlar en ağır şekilde cezalandırılacak. Biz yöneteceğiz ki kimse bizim beynimizi uyuşturamayacak.

Üreten eller, üreten akıllar kadar iyi yönetebilecek kimse yoktur!

Biz bu yüzden birbirimize “ortak” deriz. İnsanca, onurlu bir yaşamın ortağıyız. Devrimci sosyalizmin safındayız. Ve kahramanlarımız var bu uğurda mücadele ederken bize bir tarih bırakan. Ortak yaşamı mücadelesinde örgütlemiş, bugünümüze ışık tutan kahramanlarımız var.

Komutan Bekir Kilerci (Burhanettin Akdoğdu), 13 Aralık 1997’de Ankara Terörle Mücadele Şubesi’nde işkencede katledilen ve öldürülemeyen yoldaşımızın adıdır. Adı, emeği, şiirleri, “Bir işçi çocuğu olarak doğdum/ Bir işçi olarak yaşadım/ Ve sınıfımın savaşçısı olarak öleceğim” dizeleri; adımlarımızda, emeğimizde çoğalıyor. Biz yürüyoruz, o yürüyor.

Ali Serkan Eroğlu, 24 Aralık 1997’de, okuduğu Ege Üniversitesi’nin tuvaletinde asılarak katledilen ve öldürülemeyen yoldaşımızın adıdır. Adı, yoldaşlarını satmamanın adıdır. İnsan olmanın çığlığıdır. Bizimle nefes alıyor. Sesi sesimize karışıyor.

Adlarını mücadelesiyle bugüne taşıyan kahramanlarımız, ortaklarımız onlar bizim. İnanın, onlar kendilerine de, sınıf kardeşlerine de hiç acımadılar. Kendilerine de inandılar, sınıf kardeşlerine de. Bu topraklarda mayalanan direnişlere, devrime inandılar. Tıpkı Mahir’in, Deniz’in, İbo’nun inandığı gibi… Onları anmak, onların izinde yürümek onurdur!

Onların mücadelesinden öğrendiklerimizle diyoruz:

Kardeşler, kendinize, sınıf kardeşinize inanın. Devrimci olun. Devrimcilerin yanında saf tutun. Bu hayatın bizlere vaat edebileceği hiçbir şey yok. Kendi mücadelemizle kazanabileceğimiz koskoca bir dünya var!

Devrim için ileri; ya sosyalizm ya ölüm!

*13 Aralık 2023’te, Kadıköy’de gerçekleştirilen Bekir Kilerci ve Ali Serkan Eroğlu anmasında okunan metindir.


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz