1 Mayıs’ta Taksim’e yürüme iradesi gösterenlere yönelik saldırılarda tutuklananların sayısı 74’e yükseldi. Tutuklama saldırılarına karşı Kadıköy’de bir araya gelen gençlik örgütleri, “Taksim’i ve arkadaşlarımızı mücadeleyle alacağız” dedi.

Tutuklama saldırısına karşı Bahariye’de bir araya gelen gençlik örgütleri, “Yaşasın Taksim direnişimiz”, “1 Mayıs’a Taksim’e üniversiteye özgürlük”, “Yaşasın taksim direnişimiz” sloganlarını atarak Süreyya Operasına yürüdü.

“Burjuvazi ayaklanmadan korkuyor”

Burada gençlik örgütleri adına basın açıklamasını Gizem Özdemir okudu. 2024 1 Mayıs’ında emekçi ve devrimci kurumlarda güçlü bir Taksim iradesi sergilendiğini söyleyen Özdemir, “1 Mayıs’ın halklarda bulduğu bu karşılık ve her an bir ayaklanmaya dönüşebilecek atmosferin burjuvaziyi ne denli korkuttuğunu devrimci ve ilerici saflara saldırı, gözaltı ve tutuklamalar yapmasıyla gördük” dedi.

“Tutuklamalar 1 Mayıs’la sınırlı kalmadı”

1 Mayıs günü farklı noktalardan Taksim’e çıkmaya çalışan yüzlerce işçi, öğrenci ve devrimcinin gözaltına alındığı, ardından üç ayrı operasyon yapılarak 74 kişinin tutuklandığını hatırlatan Özdemir, tutuklamaların 1 Mayıs’la sınırlı kalmadığını, Van halkının iradesinin gasp edilmesine karşı yapılan eylemlere katılanlar ve İbrahim Kaypakkaya’yı anmak için gerçekleştirilen eylemine katılanlara yönelik devam ettiğini söyledi.

“OHAL devam ediyor”

1 Mayıs’ın kitlelerde yarattığı devrimci etkinin bilincinde olan sermaye sınıfının 1 Mayıs’ta işçilerin kendi alanına çıkmasını engellemek için uyguladığı fiili OHAL’in hala devam ettiğini vurgulayan Özdemir, emekçi halk ve gençliğin yükselen devrimci mücadelesini bastırabilmek adına yeni yasalar çıkarıldığını, devrimcilerin tutsak edildiğini ve onlarca insanlık suçu işlendiğini söyledi. Özdemir, “Bunca operasyon sermaye sınıfının bu durumu ne kadar ciddiye aldığını ve saldırılarını ne kadar planlı yaptığını gösteriyor” diye konuştu.

“Öğrenciler intihara sürükleniyor”

Lise ve üniversitelerin gerici eğitim, kampüslerin yasaklama, polis-ÖGB kuşatması altında olduğunu söyleyen Özdemir, “Bugün öğrenciler ekonomik krizin yarattığı maddi sorunlardan dolayı okula gidememekle, sağlıksız yurt koşullarıyla ve geleceksizlikle karşı karşıya. Her gün bu sebeplerden dolayı bir arkadaşımızın intihara sürüklendiği, yaşamına son verdiği haberi alıyoruz. Geçinemeyen, maddi sıkıntılardan okula gidemeyen sıra arkadaşlarımız ise kendini bu düzenin sömürü çarkları arasında buluyor ve her gün bir başkası iş cinayetlerinde yaşamını yitiriyor” hatırlatmasında bulundu.

Saldırıların ilerici öğrencilere yönelik disiplin soruşturması, tutuklamalar şeklinde devam ettiğini kaydeden Özdemir, yüzünü sokağa dönen, 1 Mayıs’ta Taksim’e yönelen gençliğin bu duruşunun faşizmin en büyük korkusu olduğuna dikkat çekti. “Devrimci gençlik önderlerimiz Denizler, Mahirler ve İboların devrimci çıkışının yarattığı etkinin askeri darbeyle kırmaya çalışılmasının ve bugün hala onları anmanın suç sayılmasının sebebi bundan ötürüdür” diye konuşan Özdemir, Taksim’e özgürlük isteyenlerin, “Yaşasın özgür Filistin” diyenlerin, Kürt halkının iradesinin sandığa sığmadığını söyleyenlerin de tutsak edildiğini söyledi.

“Taksim’e sahip çıkmak devrimci gençliğin sorumluluğu”

Devrimci gençliğe yönelik bu saldırıların sebebinin haklı ve meşru mücadeleleri olduğunu vurgulayan Özdemir, “Taksim’in işçilerin 1 Mayıs alanı olduğunu söylemek ve tarihsel öneminden ötürü ona sahip çıkmak bugün tüm devrimci-ilerici gençliğin sorumluluğudur. Bugün halen 74 arkadaşımız tutsak. Çünkü bizler Taksim yasağını tanımadık! 1 Mayıs alanı Taksim’dir dedik ve Taksim iradesine sahip çıktık. Suç olan bizim yaptığımız değil, mücadele etmek değil, Taksim’i yasaklamaktır. Bu yasaklar karşısında okul sıralarından, işyerlerinden ve sokaklardan en yüksek sesimizle yumruklarımızı göklere yükselterek söylüyoruz. Üniversitelerimiz özgür olana dek, arkadaşlarımız serbest kalana dek susmayacağız ve sokaklarda olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz