Hrant Dink cinayeti davası kapsamında görülen duruşmada döneminin İstanbul Valisi Güler, yardımcısı Güngör, MİT İstanbul Bölge Başkanı Günay ve MİT görevlileri Yılmaz ile Selçuk ifade verecek.

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesi kapsamında yeniden görülmeye başlanan davaya yarın Çağlayan Adliyesi’deki İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde (ACM) devam edilecek.

Cinayette ihmali bulunduğu iddia edilen kamu görevlilerinin yargılandığı dördü tutuklu 85 sanıklı davanın 26. duruşma haftasında 91. duruşması görülecek.

Duruşma öncesinde Hrant’ın Arkadaşları’ndan Bülent Aydın 14 Mart’ta görülen son duruşmada çıkan ara kararı ve dinlenecek tanıkların önemini bianet’e anlattı.

Aydın, her duruşma haftasında olduğu gibi davaya tanıklık yapmak isteyen herkesi duruşma öncesi adliye önünde yapılacak adalet nöbetine ve duruşmayı izlemeye davet etti.

12 kişi dinlenecek

Aydın, Trabzon Emniyet Müdürlüğü’nden beş, Trabzon İl Jandarma Komutanlığı’ndan iki personel ile birlikte, cinayet döneminin İstanbul Valisi Muammer Güler, Vali Yardımcısı Ergun Güngör, MİT İstanbul Bölge Başkanı Hüseyin Kubilay Günay ile birlikte MİT görevlileri Özel Yılmaz ve Handan Selçuk’un tanık olarak ifade vereceğini söyledi.

“12 yıldır bu karanlık cinayetin arkasındaki mekanizmanın açığa çıkartılması ve adalet taleplerini her duruşma öncesi adalet nöbetimizi yineliyoruz.

“Bu hafta dinlenecek 12 tanıktan bazıları daha önce soruşturma aşamasında da ifade verdiler. İstanbul Valisi ve MİT yetkilileri ilk defa Hrant Dink cinayeti davasında tanık olarak dinlenecekler. Adları soruşturma aşamalarında da geçiyordu. Müdahil tarafın ısrarlı taleplerine rağmen yargılanmaya dahil edilmediler.”

Hrant Dink’i “uyardılar”

“Hrant Dink’in hedef haline getirilme sürecinin başlangıcı olan Sabiha Gökçen haberinin ardından, 24 Şubat 2004’te yani cinayetten üç yıl kadar önce İstanbul Valiliği’nde yapılan görüşme nedeniyle tanıklıklarına başvurulacak.

“İstanbul Vali Yardımcısı Ergun Güngör’ün odasında yapılan görüşmedeki kişilerin MİT personeli olduğu ise Hrant Dink’e söylenmiyor. MİT müsteşarlığı görüşmede kendi personelinin de olduğunu cinayetten 3,5 yıl sonra kabul etti.

Devlet biliyordu

“Hrant Dink sonradan bu görüşmeyi, ‘Konuşmaların içeriğinden, beni hangi amaçla oraya çağırdıkları belliydi. Haddimi bilmeliydim… Dikkatli olmalıydım…’ sözleriyle anlatmış ve artık hayati tehlike altında olduğunu yazmıştı.

“Dink’in uyarıldığı bu görüşme, Dink’in hayati tehlike altında olduğunun devletin çeşitli kademeleri tarafından yıllar öncesinden bilindiğini gösteriyor. Dolayısıyla bu görüşme ve tanık ifadeleri çok önemli.

“Ayrıca şu zamana kadar duruşmalar boyunca Trabzon Emniyeti istihbaratı ve istihbarat daire başkanlığının cinayetten bir yıl önce, Dink’in öldürüleceğinden haberdar olduğu belgeler ve ifadelerle mahkemede defalarca sergilendi. Cinayetten altı ay önce Trabzon Jandarmasının da Hrant Dink’in kimin tarafından ve nasıl öldürüleceği bilgisine sahip olduğunu da biliyoruz. Bütün bunlara rağmen Hrant Dink’i korumak için kimse bir şey yapmadı.

Sona yaklaşıldı

“Bu haftaki duruşmalarda cinayetten üç yıl önce İstanbul Valiliğinde Hrant Dink’le yapılan görüşmenin ayrıntılarına ilişkin tanıklıkları dinleyeceğiz ve artık tanıkların dinlenilmesi aşamasında sona yaklaşacağımız için bu duruşma ve tanıklıklar önemli.”

Aydın, cinayetten hemen sonra açılan ve tetikçilerin yargılandığı davayla birlikte 100’den fazla duruşmaya tanıklık edildiğini aktardı.

“Hrant Dink cinayeti davasının ilk duruşmanın 2 Temmuz 2007’de yapıldı. Davanın başlangıcı 12 yılı doldurmuş olacak. Dava bu haliyle kritik bir aşamada fakat henüz müdahil tarafın karşılanmamış soruşturma talepleri var. Anayasa mahkemesinde bekleyen ihlal başvurusu var.”