Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) 17. Olağan Genel Kurulu’nun ikinci günü delege konuşmalarıyla devam etti. DİSK’in 17. dönem yönetimini belirleyecek olan delegeler, eleştiri ve önerilerini kongre kürsüsünden dile getirdi.

DİSK 17. Olağan Genel Kurulu’nun ikinci gününde kuruldaki kalabalığın büyük çoğunluğunu oluşturan Bileşik Metal-İş, Genel-İş, Lastik-İş üyesi işçi ve delegelerin sloganları salona hareket kattı. Kongrenin ilk gününe kıyasla daha az konuğun olduğu ikinci günde, sendika içi sorunlar tartışıldı. Kürsüye çıkan birçok delege, “Diyalog değil direniş ve mücadele sendikacılığı” vurgusu yaparak, DİSK’i işçilerle beraber sokaklarda olmamakla eleştirdi. Metal işçilerinin MESS ile imzalamış olduğu grup toplu sözleşmesi de kongrenin gündemindeydi, “Mücadelenin patronların teklifinin ötesinde kazanımlar elde etmeye neden olduğu” üzerinden konuşulan grup toplu sözleşmesini Birleşik Metal-İş delegelerinin dışında farklı sendikalardan delegeler de “Umut verici hareket” olarak tarif etti. Sendikalar kanunu ve sendikalar açısından yüzde 1’lik baraj meselesi de gündemdeydi. İşçilerin örgütlenmesinin önündeki engellerden biri olarak işaret edilen bu sendikalar kanunun değişmesi, barajın ise ortadan kaldırılması için “DİSK olarak ortak mücadele etmeliyiz” denildi. Örgütlenme çalışması yürütürken DİSK bünyesinde baraj altında kalmış sendikaların maddi sıkıntılar çektiği konuşuldu. Konfederasyon içerisinde bir fon kurulması gerektiği söylendi. Yönetimin kongreden önce belli olduğunu iddia eden kimi delegeler, DİSK içerisinde görmezden gelindiklerini kongre öncesi görüşmeye de çağrılmadıklarını söyledi. İşçileri kongreye getirmekte güçlük çektiklerini söyleyen kimi delegeler neden olarak 4 sene boyunca DİSK yönetimi tarafından yalnız bırakılmalarını gösterdi.

“Sloganların içini doldurmak gerekir”

Kongrede ilk sözü alan Nakliyat-İş Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu “Mücadeleci bir DİSK yaratmak lazım. ‘Yüzyılın emeği, emeğin yüzyılı’ sloganları gayet güzel ama asıl mesele bu güzel sloganların içini doldurmak gerekir eyleme geçmek gerekir” dedi. Kimi sendikaların kongreden önce yan yana gelerek yeni dönemin yönetimini belirlediğini iddia eden Küçükosmanoğlu, Nakliyat-İş Arzu Çerkezoğlu karşısında aday olarak olarak Eskişehir’de Sert Lojistik’te çalışan Muzaffer Çetin’i göstedikleriniaktardı. Evrensel’e konuşan Nakliyat-İş’in adayı Çetin, “Sadece diyalog sendikacılığı istemiyoruz. Biz istiyoruz ki meydanlara çıkalım, kalabalık olduğumuzu gösterelim. Şu an DİSK sessiz bir çığlık gibi” dedi.

“Patronlarla fikir alışverişi yapmayı bırakalım”

Daha sonra Birleşik Metal-İş adına kürsüye çıkan delegeler, MESS toplu iş sözleşmesinde Birleşik Metal-İş’in önemli bir mücadele verdiğini sözleşme görüşmelerine katılan diğer konfederasyonlara bağlı sendikaların aksine etkili eylemler yaptıklarını söyledi. Birleşik Metal-İş’in bu eylemliliklerle kazandığını söyleyen delegeler DİSK’in ise mücadele yerine çoğunlukla diyaloğu tercih ettiğini söyledi. Birleşik Metal-İş Gebze şubesinden Alperen Erkoç, “DİSK’in tarihi diyalog tarihi değil mücadele tarihidir. Ancak bugün diyaloglar öne çıkıyor. DİSK’in genel kurulundaysak kendimizi hükümet güdümündeki sendikalarla kıyaslayarak hareket edemeyiz. İşçilerin örgütlenmesinin önünde türlü engeller var. DİSK’li işçi işten atılıyor, yönetim TÜSİAD’a rapor yazıyor. Biz TÜSİAD’ın fikirlerini istemiyoruz. TÜSİAD ile diyalog istemiyoruz mücadele ve direniş istiyoruz. Bugünden itibaren artık patronlarla fikir alışverişi yapmayı bırakalım” dedi.

“İşçileri mücadelenin içine katan eylemler yapılmalı”

DİSK Gıda-İş’ten delege Olcay Ozak, direnişe devam eden Özak Tekstil işçilerini, Agrobay, Burda Bebek, Erciyes Boru ve direnen tüm işçileri selamlayarak sözlerine başladı. Ek zam mücadelesi kapsamında Ankara’ya giderken polislerce engellenen kamuda çalışan MSB işçilerine dayanışma mesajı yollayan Ozak, baraj sorununa dikkat çekerek sendikalaşma önündeki sorun ve engellerin ortadan kaldırılması için birleşik ortak mücadele programına ihtiyaç olduğunu vurguladı. Ozak, “Temsili basın açıklamalarının dışında işçi sınıfımızın tamamını mücadelenin içine katan ve hak alma temelli bir mücadeleye özen göstermelidir. DİSK’in dışında farklı konfederasyonlara bağlı mücadeleci sendika şubelerin de içerisinde bulunduğu birlikler oluşturarak 17. dönem mücadelemizi yürütmeliyiz” dedi. Ozak ayrıca, “Sendikal örgütlenme bürolarının kurulması ve bu büroların ihtiyaçları karşılaması için ayrı bir fon oluşturulması” önerisinde bulundu.

disk kongresi

“Asker delege değil, fikrini söyleyen delege olmalı”

İşçi delegeden çok profesyonel sendikacıların delege oluşuna dikkat çeken Dev Turizm-İş Sendikasından Turgay Özdemir, “DİSK’te asker delege olmamalı her işçi fikrini söylemeli işçi sınıfının kaderini tartışmalıyız. Devrimci sosyal hareketten kopuyoruz. Baraj konusuyla ilgili ciddi adımlar atılmalı. DİSK bu konuda adım atmıyor” diye konuştu. Dev Yapı-İş Genel Başkanı Özgür Karabulut, DİSK yönetimi tarafından yalnız bırakıldıklarını, eylemlerine DİSK’in destek vermediğini söyledi. Birkaç delege gibi Karabulut da yönetimin önceden belirlendiğini belirtip, “Kimse nezaketen de olsa Dev Yapı-İş’in kapısını çalıp fikrini sormadı” dedi. Sosyal-İş’ten Cemile Uludere “Sendikamızda ve diğer tüm bileşen sendikalarda kadın temsilinin artırılması için araç ve yöntemleri artırmamız gerekiyor” dedi.

“İşçiler kapsayıcı bir yönetim bekliyor”

Enerji-Sen Genel Başkanı Süleyman Keskin, Özak Tekstil ve Agrobay işçilerinin mücadelesine dayanışma mesajı yolladı. Keskin, “İşçi arkadaşlarımızı buraya davet ettiğimizde, kendilerini yalnız hissettikleri için sahada gezmeyi tercih edeceğiz dediler ve gelmeyi kabul etmediler. 4 sene içinde çok büyük mücadeleler verdik, barajı geçme sınırına geldik, saldırılarla karşı karşıya kaldık, ısrarla inatla devam ettik. 2 yıl önce sendikamız barajı geçti. Birlikte başardık demek isterdik ama, enerji işçisinin iradesiyle başardık. DİSK’ten ise sadece ‘tebrikler’ mesajı aldık. Meral Akşener’e ziyarette bulunan, TÜSİAD’la görüşen bir noktaya geldik. Biz sınıfa yüzümüzü dönemezsek, bugünden daha ileri bir noktaya gidemeyiz” dedi. FEDAŞ’ta günlerce mücadele verdiklerini söyleyen Keskin, “FEDAŞ’ta 73 gün direniş yürüttük, ama bu salonda direnen FEDAŞ işçileri gündem bile olmadı. Enerji işçisi arkadaşlarımız yarın buradan çıkacak yönetimden kapsayıcı olmasını, tüm sendikalarına eşit yaklaşmasını bekliyorlar” diye konuştu.

“Akşener ile görüştük, iş birlikçi mi olduk?”

Genel-İş delegesi Kemal Göksoy, “Pandemi de biz alanlardaydık, kimse sokağa çıkmazken biz sokaklardaydık. Genel-İş geldiğimde 40 bin üyeydi, şimdi 140 bin üye. Birbirimizi eleştirirken elimizi vicdanımıza koyalım. Neymiş Meral Akşener ile konuşmuş, evet Akşener’in eli kanlıdır. Vergide adalet isterken, parlamentoda grubu olan bütün partiler muhatap. Biz şimdi onlara dosya sunduk diye işbirlikçi mi olduk?” dedi. Göksoy, baraj sorununa ilişkin de “Sistem bu, devrimci ajitasyon atarız ama gerçekleri de kenara koyamayız” diyerek yasaları işaret etti. “Biz bir bütünüz” diyen Göksoy, “DİSK büyürse işçi sınıfı büyür diyerek” sözlerini noktaladı.

Saygılı: Genel Kuruldan özür dileyecek bir hareket yapmadım

Limter-İş Genel Başkanı Kamber Saygılı, yönetim belirlenirken bütün sendikalara danışılması gerektiğini, aksinin demokratik olmadığını, yönetimin çoktan belirlendiğini ancak kendilerine hiç danışan olmadığını, yönetimin yukarıdan belirlendiğini söyledi: “Yönetim çoktan belli. Bize dönüp fikrimizi soran olmadı bile. Ben size söyleyeyim;  Genel İş’ten iki tane, Birleşik Metal-İş’ten bir tane, Lastik İş-ten bir tane…” diye sıralarken salonda sesler yükseldi. Kurulda çıkan gerginliğin ardından divan “Böyle bir karmaşaya mahal verdiği” gerekçesiyle Saygılı’nın kuruldan özür dilemesini istedi. Saygılı ise, “Genel kuruldan özür dileyecek bir hareket yapmadım, sonuna kadar doğruları konuşmaya devam edeceğim” dedi.

Bunun üzerine Genel-İş üyeleriyle arasında tartışma çıktı.


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz