Cumartesi Anneleri/İnsanları, gözaltında kaybedilen ve katledilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle 990’ıncı kez Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. İnsan hakları savunucularının da destek verdiği eylemde, ellerinde karanfiller ve kayıpların fotoğraflarını taşıyan Cumartesi Anneleri/İnsanları, bu haftaki açıklamalarında 14 Mart 1991 tarihinde İstanbul’da bulunan Belgradkapı civarında polislerce gözaltına alındıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamayan Yusuf Erişti’nin akıbetini sordu.

Konuya dair açıklamayı, 1994 yılında gözaltına kaybettirilen Murat Aslan’ın kardeşi Fatma Aslan yaptı. 990 haftadır gözaltında kaybettirilenlerin akıbetini sormak ve fail ve sorumlularının tespiti için mücadele ettiklerini belirten Aslan, bu meşru taleplerinin karşılanmak yerine devlet yetkilileri tarafından inkar ve cezasızlıkta sürdürüldüğünün altını çizdi.

Emniyet gözaltına aldığını inkar etti

Yusuf Erişti’nin kaybettirilme sürecini anlatan Aslan, 30 yaşındaki Erişti’nin 12 Eylül döneminde 2 yıl cezaevinde kaldıktan sonra birçok kez gözaltına alınarak, işkence gördüğünü belirtti. Erişti’nin, 14 Mart 1991 tarihinde polisler tarafından gözaltına alınarak Gayrettepe Siyasi Şube Müdürlüğü’ne götürüldüğünü ifade eden Aslan, Erişti’nin avukatı olan Fethiye Pekşen’in o dönem kendisini görmek için emniyete gittiğini fakat görüştürülmediğini aktardı. Aslan, avukat Pekşen’in bunun üzerine polisler hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ve daha sonraki süreçte emniyetin, bu suç duyurusuna karşı, “Yusuf Erişti’nin gözaltında olduğuna ilişkin bir kayda rastlanmamıştır” şeklinde cevap verdiğini dile getirdi.

Sorgu polisi: ‘Seni Yusuf Erişti gibi öldürürüz. Kimsenin haberi olmaz’

Aynı operasyon kapsamında gözaltına alınıp tutuklanan kimi kişilerin Erişti’yi gözaltında gördüklerini ifade eden Aslan, Erişti’yi gözaltında gören kişilerin daha sonraki açıklamalarını şöyle hatırlattı: “Yusuf’a işkence yapan polisler, ‘seni gözaltına aldığımızı kayıtlara geçirmedik, buradan ölün çıkar kimsenin haberi olmaz’ dediklerini söyledi. Bir kişi de ‘Yusuf’a yoğun işkence yapıldı. Onu en son 17 Mart’ta komaya girmiş halde hücresine götürülürken gördüm’ dedi. Ayrıca, 13 Mayıs 1991 tarihinde bir üniversite öğrencisi (C.Ç.) Taksim’de 1 Mayıs’a katıldığı için gözaltına alındığını, sorguda polislerin kendisine ‘Seni Yusuf Erişti gibi öldürürüz. Kimsenin haberi olmaz’ dediklerini açıkladı.”

Bakanlık yalanladı

Aslan, 1991 döneminde milletvekili olan Mahmut Alınak’ın, Erişti’nin durumuna ilişkin dönemin Başbakanı Yıldırım Akbulut’un cevaplaması talebiyle soru önergesi verdiğini, fakat o dönemin İçişleri Bakanı’nın verdiği cevapta, “Yusuf Erişti gözaltına alınmamıştır. Önergede iddia edilen hususların gerçekle ilgisi yoktur” dediği bilgisini aktardı.

Baba Erişti’nin mücadelesi sonuçsuz kaldı

Baba Erişti’nin de oğlunu bulmak için uzun bir mücadele yürüttüğünü kaydeden Aslan, Baba Erişti’nin tüm bu girişimlere rağmen sonuç alamadığı gibi Erişti’yia kaybedenlerin de cezasızlıkla korunduğunu belirtti. Aslan, “Kaç yıl geçerse geçsin Yusuf Erişti için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Erişti’nin kardeşi Sevim Erişti de, babasının son nefesine kadar oğlunu bulma mücadelesiyle geçtiğini gözyaşları içinde anlattı.

Eylem karanfillerin Galatasaray Meydanı’na atılmasıyla son buldu.


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz