Fotoğraf: MA

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Kobanê Kumpas Davası’nda siyasetçilere verilen cezalara tepki vermek amacıyla IŞİD’in katliam yaptığı merkezlerde anma etkinlikleri düzenledi.

DEM Parti, bugün de DEM Parti Ankara İl Örgütü’nün çağrısıyla, Gar Katliamı’nda ölenleri anmak için Ankara Tren Garı önünde anma etkinliği düzenledi. Düzenlenen anmaya DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da anmaya katıldı.

İlk olarak konuşan Ankara İl Başkanı Fatin Kanat, IŞİD barbarlığı karşısında iradesine sahip çıkanlara yönelik Kobane Kumpas Davası’nın açıldığını belirten Kanat, Kobane Kumpas Davası’nda verilen kararları tanımadıklarını söyledi. Kanat, tutuklu siyasetçilerin halk nezdinde beraat ettiklerini belirten Kanat, “Suçsuzlardır, özgürlerdir” dedi.

Ardından konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, katliamda ölen 103 kişinin barış için alana geldiğini belirterek, “Onlar toplumun barış taleplerini dile getirmek için buradaydılar. IŞİD barbarlığına karşı buradaydılar.” dedi.

Bakırhan: Katliama göz yumanlar da bir gün yargılanacak

Bakırhan, bugün yaptıkları açıklamada alınan güvenlik önlemlerine dikkat çekerek şöyle konuştu:

“Bugün sokaklar, caddeler tutulmuş durumda ama 7 Haziran’la 1 Kasım arasında ne hikmetse IŞİD’in Gar Katilamı, Amed, Suruç, Antep ve Reyhanlı katliamları başta olmak üzere elini kolunu sallayarak, göstere göstere Ankara’nın göbeğinde bu katliamı örgütlemesi büyük soru işareti oluşturdu. Katliama yönelik önlem almayanlar, izleyenler de bu suçun ortağı olarak kalacaklardır. Bir gün mutlaka dem gelir devran dönerse bu insanlık karşısı suçları sadece yapanlar değil, göz yumanlar da bir gün yargılanacaktır.”

“İktidar bizden IŞİD’i alkışlamızı istedi”

IŞİD’e karşı dayanışma çağrısı yapanların yargılandığı ancak katliamı yapanların görülmediğini belirten Bakırhan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Ankara’nın göbeğinde hala kadınları cariye olarak, çocukları köle olarak pazarlayan neden görülmediği soru işaretidir. 7 Haziran seçimlerini kaybedenler siyaseti yeniden dizayn etmeye çalıştılar. Bu katliamdan sonra bizzat hükümetin en yetkili ağızlarından ‘oylarımız arttı’ denildi. Demek ki bu katliamlar birilerinin işine yaradı. IŞİD Kobane’yi işgal etmeye çalışırken, insanları yakmaya çalışırken biz ne yapacaktır? Barbarlıklara karşı direnen bir gelenekten gelen bizler, bu zulmü alkışlayacak mıydık? İktidar bizden tam da bunu bekliyordu. Katliam yapan, kadın düşmanlarına karşı dayanışma gibi bir sorumluluğumuz vardır. Biz halkların partisiyiz, biz ezilenlerin, kadınların partisiyiz. Biz onlara yönelen hangi mantık olursa dün olduğu gibi bugün de mücadeleye devam edeceğiz.”

“Katliamı yapanlar değil, IŞİD’e karşı mücadele edenler yargılandı”

“Katliam yapanlar yargılanmadı, IŞİD karşısında mücadele edenler, dayanışma çağrısı yapanlar yargılandı” diyen Bakırhan, “Biz bu yargılamaları tanımıyoruz, bir suç varsa IŞİD işledi, ona göz yumanlar işledi. Demokratik siyaset yürütenler suçlu değil, asıl yargılanması gerekenler bizleri yargılıyorlar. Dolasıyla bu karar yok hükmündedir. Arkadaşlarımız bu mücadeleyi devam ettirecektir. İç siyaseti, IŞİD katliamları ile dizayn edenler bir gün demokratik yargı önünde hesap verecektir” dedi. Bakırhan, şöyle devam etti:

“Demokratik siyaset yargılandığı sürece ülke kaybetti”

“Bizlerden IŞİD’e alkış çalmamızı isteyenler kusura bakmasın, IŞİD daha bitmedi. IŞİD hala Rojava’da, Irak’ta dünyanın dört bir yanında örgütlenmeye devam ediyor. Bizler Gültanlar gibi Leylalar gibi IŞİD karşıtı mücadelenin yanında olacağımızı belirtiyoruz. Demokratik siyaset pes etmedi, bütün baskılara rağmen, cezalara rağmen bir biçimiyle kendi yolunda akmaya devam etti. DEM Parti’nin HDP’den bir farkı yok. Çözüm demokratik siyaseti yargılamak değil, demokratik siyaset yargılandığı sürece bu ülke kaybetti.”

İktidarın istemesi durumunda Türkiye’nin ekonomik rahata kavuşmasını sağlayabileceğini belirten Bakırhan, “Bu ülkeyi yönetenler IŞİD benzeri örgütlerin tamamını ortaya çıkarabilir. Bu ülke diyalogla, müzakere ile isterse bu bölgedeki çatışma ortamında daha güvenli daha demokratik olabilir. Mesele Kürtleri, devrimcileri mahkum etmek değil. Bu Türkiye’ye bir şey kazandırmadı” dedi. Bakırhan konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Kobanê davası müzakere için zemin olabilirdi”

“Bugün bu çeteler ülkede çeteler cirit atıyor. Geçmişte Susurluk vardı, bugün Susurluk gibi mafya örgütleri Türkiye’nin dört bir yanındadır. Türkiye Teksas’a dönüştü. Siyasetçilerin güpegündüz sokak ortasında vurulduğu, partilerin kapatma davası açıldığı, sendikaların haklarını talep edemediği ortamda, çeteler kırmızı plakalı araçlarla insanları katlediliyorlar. Bunun tek sebebi var Kürt sorunun çözümsüz kalınması. Tek bir sebebi var; müzakere ve diyaloğa dayalı olmayan yol ve yöntemlerin benimsenmesidir. Kobane davası aslında bu diyalog ve müzakere zemini için, iktidar için bir fırsat olabilirdi. Bu fırsatı tepenlere yine geçmişteki karanlık yöntemleri ikinci yüzyılda da Kobane davası aslında bu diyalog ve müzakere zemini için, iktidar için bir fırsat olabilirdi. Türkiye’ye uygulamaya çalışanlara sesleniyoruz; demokratik siyaset ayakta, demokratik siyaset 12 metre karelik arkadaşlarımız konulunca bitmiyor. Biz bugün nasıl burada mücadele ediyorsak, ceza alan arkadaşlarımız da mücadelesini ediyor. Bu katliamların peşini bırakmayacağız”


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz