Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği Eş Direktörü avukat Veysel Ok, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde 150’den fazla yurttaşın gözaltına alındığını açıkladı. İstanbul Baro Başkanı Filiz Saraç Anayasa Mahkemesi kararını hatırlatarak, ”Yapılan gözaltı işlemleri derhal sona erdirilmeli” dedi. İnsan Hakları Derneği İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri ise yapılan gözaltı uygulamalarının tamamen hukuka aykırı olduğunu vurguladı.

“Toplantı ve gösteri yürüyüşü engellemeleri hak ihlali”

İstanbul Baro Başkanı Filiz Saraç açıklamasında toplantı ve gösteri yürüyüş haklarının hukuksuz bir şekilde kullandırılmak istenmediğini vurguladı. Saraç, yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

”1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun, tüm emekçilerimizin güzel gününü kutluyorum. Toplantı ve gösteri yürüyüşü temel bir haktır Anayasada ve  Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde düzenlenmiştir. 2023 yılında Anayasa Mahkemesi vermiş olduğu kararla Taksim’de yapılmak istenen toplantı ve gösteri yürüyüşü engellemeleri hak ihlali olarak nitelemiştir. Ancak hukuksuz şekilde bir idari kararla yine bu sene bu toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının bu sene kullandırılmamak istenmediğini gördük. Bugün Anayasal haklarını kullanmak için gelen yurttaşlarımızın gözaltına alındığına dair bilgiler baromuza ulaşmaktadır. Şu anda ilgili merkez ve komisyonlardaki meslektaşlarımız gözaltılarla ilgili hukuki destek vermek üzere sahada bulunmaktadırlar. Bu gözaltıların derhal sona erdirilmesi ve 1 Mayıs Emek ve Dayanışma gününe bayrama yakışır şekilde kutlamaların yapılmasının temini gerekmektedir.”

Gözaltılar

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği Eş Direktörü Veysel Ok,  1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde İstanbul’daki polis müdahalesine dikkati çekti. Ok, içerisinde gazetecilerin de olduğu 150’den fazla kişinin gözaltına alındığını duyurdu.

Ok, ”Anayasa Mahkemesi’nin Taksim Meydanı’nı özgürleştiren işçilerin kutlamasına açan kararına rağmen iktidar yetkililileri, İstanbul Valiliği, İçişleri Bakanlığı Taksim’e çıkan tüm yolları kapatmış durumda. Hatta Beyoğlu’nun birçok sokağında birçok semtinde polis barikatları ile karşı karşıyayız. Ancak vatandaşlar sendikalar siyasi partiler sivil toplum örgütleri Taksim’e çıkmakta kararlı. Şu ana kadar 150’den fazla gözaltı söz konusu bunlar içerisinde gazeteciler de var. Ancak kaçının gazeteci olduğu konusunda net bir veri yok. Bunlar akşama doğru netleşecektir.” dedi.

“Gözaltına alınmış gazetecilere hukuki desteği vereceğiz”

Gözaltı sayısının artabileceğini ifade eden Ok, şunları kaydetti:

”Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği alanda kutlamaları izleyen gazetecilere yönelik gözaltılara yönelik hukuki destek vermek için şu anda alanda. Aynı zamanda 1 Mayıs’taki genel polis şiddetini ve hukuksuzluğu raporlamak için AF örgütü ile beraber gözlemleme işlemi yapıyoruz. Görünen o ki iktidar AYM’nin kararını tanımayacak. İnsanların, vatandaşların 1 Mayıs’ı özgürce barış içerisinde kutlamasına izin vermeyecek. İzin vermemek için de polisin sert müdahalelerde, sert saldırılarda kullanacağını görüyoruz. Gözaltı sayısında artma söz konusu olabilir. Gözaltına alınmış gazetecilere, aktivistlere gereken hukuki desteği vereceğiz.”

“Gözaltı uygulaması tamamen hukuka aykırı”

İnsan Hakları Derneği İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri de gözaltılara tepki gösterenler arasında yer aldı. Yoleri, yapılan gözaltıların hukuka aykırı olduğunu, gözaltına alınanların derhal serbest bırakılması gerektiğini vurguladı. Yolere, şöyle konuştu:

”Öncelikle Taksim yasağının ve kente uygulanan büyük ablukanın hukuka, AİHM ve 1 Mayıs yasağına karşı yapılan bir başvuruda ‘Taksim ortak hafıza mekanıdır herkes için’ diyen Anayasa Mahkemesi kararına aykırı olduğunu belirtmek isterim. 1 Mayıs gibi başta işçi ve emekçiler olmak üzere anlamı büyük bir günün ruhuna uygun olarak kutlanmasını sağlamak ülkeyi yönetenlerin görevi. Buna rağmen bu yıl yine büyük engellemelerle karşılaştık. Taksime yürümek isteyen kitleye gaz ve plastik mermiler kullanılarak engel olundu. Sabahın erken saatlerinde aralarında gazetecilerin de olduğu bir grup gözaltına alındı. Bu yasak, engelleme ve gözaltı uygulaması tamamen hukuka aykırı. İnsan haklarına aykırı. Herkes önceden izin almadan barışçıl gösteri yapabilir diyen Anayasaya aykırı. Gözaltına alınanların derhal serbest bırakılmasını ve bu hukuka aykırılıklarda sorumluluğu bulunanlar hakkında  idari ve adli işlem başlatılmasını istiyoruz.”


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz