Dersim’in Mazgirt ilçesine bağlı bir köyde dünyaya geldi. Çalışkan ve yetenekli bir çocuk idi tıp fakültesini kazandı önce. Üçüncü sınıfta iken terk etti okulunu. Başarısız olduğundan değil, doktorluk mesleğini icra edemeyecek kadar duygusal olduğundan.

A.Ü Siyasal Bilimler Fakültesi idi yeni okulu. Buradaki öğrenciliği esnasında yer buldu kendine devrimci mücadelenin ön saflarında.

Hali vakti yerinde bir ailenin çocuğu idi yaşam acımazsız değildi ona karşı. Devrimci olması da hayatın ona sunduğu güçlüklerden değil, yapısındaki insan sevgisindendi.

Çok yönlü biri idi Hüseyin. Şiirle, edebiyatla ilgilenir, edebiyat dergilerine yazı yazar aynı zamanda dünya politikası ile ilgilenirdi.

Latin Amerika’daki devrimci hareketler üzerinde uzmanlaşmıştı adeta

Mahir Çayan ile birlikte Maltepe’de zorunlu olarak girdikleri evden sağ çıkmalarının mümkün olmadığını biliyorlardı. Onların çekindiği ölüm değil evde bulunan Sibel Erkan adlı küçük kızın da askeri diktatörlüğün katilleri tarafından öldürülmesi ve bu olayın her türlü propaganda aracının kullanılarak kendi üzerlerine atılması idi.

Bu nedenle evin en güvenli buldukları yerine yerleştirdiler kızı ve bölgeyi tahkim edip güvence altına aldılar.

Dışarıda mevzilenen katillerden Cihangir adlı yarbay tek kurşunla öldürdü onu.
Mahir de ağır yaralanmıştı.

Sağ olarak ele geçmemek için Mahir de intihar etmek istedi. Eli titremiş olacak kalbi yerine akciğerine saplandı kurşun.

Cuntanın katilleri binada hareketler kesilince kapıyı kırıp içeri girdiler.

Tam da Hüseyin’in düşündüğü gibi oldu.

İçeri girer girmez hedef gözetmeksizin ateş ettiler.

Hüseyin’in bedeninde tam 81 mermi olduğunu söyledi babası.

Yapılan tahkimat işe yaramış, Sibel burnu kanamadan kurtulmuştu.

Tüm medya organları ve tek kanallı siyah beyaz TV orada idi.

Sibel’den bir açıklama istediler.

Beklentiler belli

Acımasız katillerin elinde geçen 51 saati anlatacaktı küçük kız

Basın da bunları allayıp pullayıp insanlara aktaracaktı.

Ancak

Evdeki hesap çarşıya uymadı

“Mahir ve Hüseyin abiler bana çok iyi davrandılar”

Küçük kızın içten açıklaması bütün senaryoyu bozmuştu.

TV yayını kesildi, açıklama medyada yer almadı

Bir daha da kimse Sibel’i arayıp sormadı.

Katil yarbay Cihangir 1978 de MLSPB tarafından infaz edildi.

1971 darbesinin düzenleyicilerinin adını kimse anmıyor bugün.

Ama

Hüseyin Cevahir unutulmadı


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz