Taksim Meydanı’na sığmak…

Bakan konuşmuş; “Böyle önemli bir konunun tek bir alan ya da meydanla, Taksim Meydanı ile sınırlandırılması, konunun bu kadar kısır bir döngüye hapsedilmesi bizim insana ve emeğe verdiğimiz değere sığmamaktadır.”

Konuşma Türk-İş Genel Merkezi’nde yapılmıştır ve kendisi Çalışma Bakanı’dır.

Ülkede her üç işçiden biri haftada 50 saatten fazla çalışmaktadır, her üç kişiden biri kredi kartı borçlusu olarak çalışmaktadır, açlık sınırının altında 51 milyon 600 bin, yoksulluk sınırının altında 32 milyon 150 bin kişi yani 83 buçuk milyon yani nüfusun yüzde 98’i sefalet içinde yaşamaktadır.

Bakan beylerin emeğe verdiği değer Taksim Meydanı’na sığmazmış, doğrudur.

Ama biliyoruz, 2012 1 Mayıs’ında 1 milyonu aşkın kişi sığmıştır ve ondan bir yıl sonra 2013’ün 31 Mayıs’ında Taksim Meydanı’ndan saçılan özgürlük tüm ülkeye yayılmıştır.

Bakan konuşmuş; “işçimizin alınteri Taksim Meydanı’na sığmayacak kadar büyüktür.

Kendisi Çalışma Bakanı’dır.

Ülkede şirketlerin kârları son 16 yılın en büyük artış rekorunu kırarak en az yüzde 146,7 artmıştır. bankacılık, kimya, petrol, plastik, ulaşım, enerji sektörlerinin tümünde dolar bazında kârlılık yüzde 100’ün üzerindedir.

Sizi mi dinleyeceğiz asalak sürüsü? Siz kaşıkla verip kepçeyle alanlar, siz aksırıncaya, tıksırıncaya kadar yiyenler, siz pek sevgili “iş verenler”, siz mi akıl vereceksiniz bize? Sizin “işçi sınıfının alınterinin büyüklüğü” ölçeğiniz onu çalıp doldurduğunuz ceplerinizdir.

Bakan konuşmuş: “Taksim’de hayatlarını kaybeden emekçilerimizin isimlerini bile hatırlamayanların, onların aziz hatıralarını kullanarak, bu alanda kitlesel kutlama inadı, 1 Mayıs’ın dayanışma ruhunu zedelemektedir.”

Kendisi Çalışma Bakanı’dır, burjuvadır, sınıfının adamıdır. Yine de açıklamanın burası biraz “mezarlıktan geçerken ıslık çalmak” gibidir. Bu zavallı zat gayet iyi bilir, biz ölülerimizin ismini unutmayız, katillerinin de!

N. Kemal Ersun dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı’dır, 77 1 Mayıs’ının faillerindendir.

Recai Ergin dönemin Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı’dır, 77 1 Mayıs’ının faillerindendir.

Özel harpçılar Musa Öğün, Hiram Abas, Nuri Gündeş, Şaap Homris ve diğerleri. İstanbul Emniyet Müdürlüğünden Mete Altan ve Metin Gür, mahkemeye dosyaları “çok gizlidir” ibaresiyle gelen Amerikancı Gladiocuları… Daha başkaları da var elbette.

Milyonların özgür günlere doğru adımlarını çoğalttığı, Taksim’de buluştuğu ve yaşamlarını eline aldığı günler gelmektedir. 1 Mayıs sadece belki sadece bir gündür ancak o günün, yaratacağı bir günlük güç dahi, bir günlük özgürlük bile uykularınızı kaçırmaktadır.

İşçi sınıfının mücadelesinin yaratacağı özgür günler katliamların hesabını da soracaktır.

Biz yaşamız, onlar ölüm.

İşçi sınıfına cehennemi vadedenlerden hesap sorma iddiasına sahip, kitlesel, coşkulu, militan bir 1 Mayıs için; Taksim’e!

Şimdi fabrikalarda, atölyelerde, pazar yerlerinde, okullarda, meydanlarda, hayatın aktığı her yerde bu düzenden rahatsız olan herkesin 1 Mayıs’ta Taksim’de olması için mücadeleyi büyütmenin zamanıdır.

Şimdi yaşamlarımızı elimize almanın, Taksim’e akmanın zamanıdır.

Şimdi örgütlenme zamanıdır.

Direniş öğretir, kazandırır, örgütler; Kaldıraç Hareketi’yle 1 Mayıs’ta Taksim’e!

Her gün 1 Mayıs, her gün kavga!

“Bir değil, beş on değil, bin değil, milyon değil
Beş buçuk milyarız biz
Kovmak ile gitmeyiz, kırmak ile bitmeyiz
Her diyarda varız biz

Biz bir gün çalışmasak
Çarklar durur, sular kurur
Toprak küser biz ekmesek
Çağlar döner, hayat durur

Top, tüfek, ateş, ölüm vız gelir bize
Gömüyoruz şehitleri kalplerimize
İstemez vaadetmeyin cenneti bize
Dünya cennet olacak ellerimizle, alınterimizle”


1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz