Kahramanmaraş’taki Afşin Elbistan A Termik Santralı’na ilave iki ünite daha açılması için hazırlanan projenin çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) raporu, Ankara’da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın koordinasyonunda toplanacak İnceleme Değerlendirme Komisyonunda (İDK) 2 Nisan’da görüşülecek.

40 yıldır kömürün gölgesinde yaşayan Kahramanmaraş’ta bölgede yaşayanların sağlığına ve çevreye büyük zararlar vermesine rağmen kömürlü termik santralların kapasitesi genişletilmek isteniyor. Çelikler Holding Afşin Elbistan Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş.’ye ait Afşin A kömürlü termik santraline 688 MW kapasiteye sahip 2 ünite daha eklenmesi planlanıyor.

Halihazırda Afşin A termik santralının 4 ünitesi, Afşin B kömürlü termik santralının da 4 ünitesi var. Toplamda 8 ünitede 2795 MW kapasite mevcut. Bu iki santral, kuruluşlarından 2020 yılına kadar 17.500 erken ölüme neden oldu.

Bölgede santralların yarattığı kirlilik düzenli olarak izlenmiyor. Örneğin Afşin’de Çevre Bakanlığı’nın hava kalitesi ölçüm istasyonu yok. Ancak kirliliği gözle görmek mümkün, kömürlü termik santralların bacalarından çıkan kül yeni yağmış karı kapkara bir renge boyuyor.

Elbistan’daki istasyonda ölçülen kirlilik ise çok yüksek. Çevre Bakanlığı’nın resmi verilerine göre ince partikül madde (PM2.5) değerlerinin yıllık ortalaması Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) önerdiği sınır değerlerin 5 katı kadar (metreküpte 24,64 mikrogram). Kaba partikül madde (PM10) ise yine DSÖ’nün belirlediği sınır değerin 3,6 katı. (metreküpte 54 mikrogram). Partikül madde insanda kanser yapan 1. grup etmenler arasında sınıflandırılıyor.

Santralların etkisi bilimsel verilerle ortadayken kapasitesinin artırılmak istenmesi durumu daha da vahim gale getiriyor. Afşin A Santralı’na eklenecek iki yeni ünite 1900 erken ölüme neden olacak. Santralın salacağı partikül madde kirliliği, Karadeniz Bölgesi’ne kadar yayılacak. Sağlık Bakanlığı’na bağlı Elbistan Sağlık Grup Başkanlığı’nın kayıtları, Afşin A Santralı’nın açılışını takiben bölgedeki kanser vakalarının sekiz kat arttığını ortaya koyuyor.

Bölgede yaşayanlar Afşin A santralına ek iki tane daha ünite yapılması için hazırlanan ÇED raporu ile ilgili Nisan 2022’deki Halkın Katılım Toplantısına katılarak bu ek ünitelerin yapılmasıyla ilgili sorunları ve buna karşı olduğunu iletmişti.

Afşin – Elbistan Hayatı ve Doğayı Koruma Platformu’ndan Mehmet Dalkanat, “Elbistan’da kanser olmayan ev yok” derken şöyle devam etti: “Üstelik ne göçmen kuşlar geliyor buraya ne 5 bin yıllık asmalar üzüm veriyor. Şimdi depremle birlikte insanımız da göç etmek zorunda kaldı. Deprem sonrası iki termik santral durunca biz on yıllardır ilk defa temiz bir havada baharın kokusunu alabilmiştik. Elbistan Ovası, Türkiye’nin dördüncü büyük ovası ve birinci sınıf tarım arazilerinden oluşuyor. Biz kömüre mahkum değiliz, afete dirençli kurulacak yeni kentimizde kömüre mahkum olmadan insanca yaşamak istiyoruz.”

“Göstermelik bir filtre sistemi kurmuşlar”

Afşin Elbistan A Termik Santrali’ne ek iki ünite projesi, ÇED süreci ve şirketin son açıklamasını Gazete Duvar’dan Fırat Bulut’a değerlendiren Elbistan Hayatı ve Doğayı Koruma Platformu gönüllüsü İbrahim Yalçın ise, kamuoyunun yanıltıldığını santrallerin zehir saçmaya devam ettiğini belirtti.

Yalçın, “Santral 1984 yılından beri filtresiz şekilde çalıştırılıyor. Şirket filtre sistemi taktırdıklarını iddia ediyor. Dışarıdan da görülüyor, santralin çapına göre küçük bir filtre takmışlar. Santralin kendi içinde bir filtre sistemi değil, dışarıdan ek bir filtre yapmışlar. 1974 yılında yapımına başlanan bu santral filtre sistemi kurulmaya uygun bir yapıya sahip değil. Denetimlerde sorun yaşamamak için göstermelik bir filtre sistemi kurulmuştur. Hurda haline gelen, ömrünü çoktan tamamlamış santrali çalıştırabilmek için dışarıdan monte edilmiş bir filtre sistemi ne kadar sağlıklı çalışabilir ki” ifadelerini kullandı.

“Kimyasallar suya ve toprağa karışıyor”

Afşin-Elbistan termik santralinde yıllık yaklaşık beş milyon ton kül, cüruf, kimyasal atık oluştuğunu belirten Yalçın, eski kül döküm sahası tamamen dolduğu için oluşan külün santral içine kömür çıkarılan yerlere doldurulduğunu belirterek bundan kaynaklı zehirli kimyasalların yer altı sularına ve toprağa karıştığını iddia etti.

Yalçın, “Bu küllerin toplandığı alanın özel olarak su geçirmez şekilde yapılması gerekiyor. Ancak kül döküm sahası tamamen dolduğu için santral içinde kazdıkları yerlere dolduruyorlar. Halkın bilgisi dışında bunun için ÇED süreci tamamlanarak izin alınmış. Hiç kimse içerde ne olduğunu bilmiyor ve denetimi de yapılmıyor. Bu kimyasallar yağmur suları ile yer altı sularına ve toprağa karışıyor” diyerek bütün bunların raporlarda gizlendiğini ileri sürdü.

“Üç yeni santral için başvuru yapıldı”

Bölgede faal olan iki santrale ek olarak üç yeni santral için ÇED başvurusu yapıldığını belirten Yalçın, bölge halkının tepkisi ve direnişi ile yeni projelerden birinin iptal edildiğini, iki yeni santral projesi için ise yargı sürecinin devam ettiğini, yeni iki ünite yapılmasına engel olmak için de sonuna kadar mücadele edeceklerini söyledi.

Yalçın, “A santralini kapattırmak için davalar açtık. Bu davalar devam ediyor. Bakanlık artık santralin yakınındaki köylerde bulunan ölçüm aletlerinin verilerini kamuoyu ile paylaşmıyor. Santral yakınında bulunan Alemdar ve Çoğulhan köylerinde ölçümler yapılmayıp daha uzak yerlerdeki ölçümler ile geçici çalışma izinleri bir şekilde alınıyor. Bakanlıktan ölçüm sonuçlarını talep ettik ancak bunlar da ‘ticari sır’ denilerek bize bilgi verilmedi. Bunun için de idari mahkemeye başvurduk, süreç devam ediyor” dedi.

“Mevcut üniteler filtresiz çalışırken utanmadan yeni üniteler kurmak istiyorlar”

Kurulduğu günden bugüne kadar sürekli çevre sorunları ile gündeme gelen Afşin-Elbistan A Termik Santrali’nin ünite sayısını 4’ten 6’ya çıkaracak projenin ÇED sürecinde aktif bir şekilde katılıp projeye karşı çıkacaklarını belirten İbrahim Yalçın, neden karşı olduklarını da dile getirdi.

“Mevcut santrale filtre takmadıkları gibi utanmadan yeni iki ünite kurmak istiyorlar” diyen Yalçın, Afşin-Elbistan bölgesinde bulunan her iki santralin de filtre ve baca arıtma sisteminin standartların altında olmasına rağmen çalıştırıldıklarına dikkat çekti. İbrahim Yalçın, “Afşin-Elbistan B termik santralinde kısmi olarak filtre sistemi var. Ancak B termik santralı uluslar arası standartların altında. Zaten filtre sistemi olması çevre kirliliğinin hiç olmayacağı anlamına da gelmiyor. Hem A hem B santralinde filtre sistemleri çalıştırılmıyor. Filtrelerin çalıştırılması maliyetli olduğu için sistem gece devre dışı bırakılıp günün belli saatlerinde çalıştırıyor. Biz sabahın erken saatlerinde santralin oradan geçerken kara dumanlar çıktığını görüyoruz. Filtre sistemi çalıştırılsa beyaz dumanlar çıkması lazım. Gerçi bunun da hilesini de bulmuşlar; Çelikler Holding santralden beyaz duman çıkması için santral bacasına kireç püskürtüyor. Ancak yağan siyah kar onların bu hilesini de açığa çıkardı” değerlendirmesinde bulundu.

“Termik santrali kapattıracağız”

Bölgedeki hava ölçüm değerlerine ve artan kanser vakalarına da değinen Yalçın, “Bu santrallerin bölgeyi yaşanmaz hale getirmesine rağmen 5. ve 6. ünite için ÇED başvurusu yapıldı. 25 Şubat’ta halkın bilgilendirileceği ÇED toplantısında bunların bütün hukuksuzluklarını yalanlarını yüzlerine karşı söyleyeceğiz. Mevcut santrallere ilişkin hazırlanan raporların birçoğu sahte. Bu raporlara imza atanlar suç işliyor. Bizler bütün bunlara karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu santrallerin 40 yıldır filtresiz çalıştırılması nedeniyle bölgede 30 bin erken ölüm yaşandı, kanser vakalarında ciddi bir artış var. Bölgenin daha fazla yaşanmaz hale getirilmesine izin vermeyeceğiz. Sonuna kadar itirazlarımızı sürdüreceğiz ve Afşin-Elbistan A Termik Santrali’ni kapattıracağız” dedi ve kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulundu.


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz