Gebze’de Petrol-İş üyesi işçi, işyeri temsilcileri ve üst kurul delegeleri, 2-3 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek 29. Dönem Olağan Genel Kurula ilişkin görüş ve düşüncelerini içeren bir metin yayımladı. “Demokratik, İlkeli ve Mücadeleci Bir Sendikal Anlayış İçin Birleşelim!” başlığıyla yayımlanan metinde mücadeleci bir Petrol-İş için harekete geçme çağrısı yapıldı.

Yayımlanan metnin tam hali şu şekilde:

“Çağrımızdır!

Demokratik, İlkeli ve Mücadeleci Bir Sendikal Anlayış İçin Birleşelim!

Petrol-İş Sendikamız 29. Dönem Olağan Genel Kurulunu 2-3 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecektir.

Değerli delegeler, yöneticiler ve elbette kıymetli üyeler. Bildiğiniz gibi genel kurullar sendikaların en üst karar organlarıdır. 2-3 Eylül tarihlerinde gerçekleşecek genel kurulumuzda her şeyden önce, bir önceki genel kuruldan bugüne hakkaniyetli bir muhasebe yapılmalıdır. Bu muhasebe basitçe sadece adayların yarıştığı, bir adayın diğerine ‘Ben senden daha iyi yaparım’ dediği sığ tartışmalarla, sendikamızı bir adım bile ileri taşımayacak rekabetçi bir anlayışla asla yapılmamalıdır.

Peki, nasıl yapmalı. Genel kurulumuz geride bıraktığımız dört yılda, özelde petrokimya işçilerinin genelde ise Türkiye işçi sınıfının yaşadığı sorunlar karşısında nasıl bir mücadele yolu izlendiği, işçi sınıfımızın hak ve çıkarlarının ne kadar korunup geliştirildiği, ekonomik kriz ve vergi yükü altında inim inim inleyen işçilerin insanca yaşayacakları koşullarının yaratılması için sendikal hareket içerisinde nasıl bir tutum takınıldığı, sendikalaşmanın önündeki hukuki ve fiili engellerin kaldırılması için nasıl bir mücadele verildiği, örgütün yeni üyelerle ne kadar büyüyüp genişlediği de dâhil her bir başlık bu muhasebenin tabii konusu olmalıdır. Düzey, sorumluluk ve ciddiyet bunu gerektirmektedir.

“Genel Kurul tüm üyelere açık olabilmeli”

Sendikamızın yöneticileri ve ya yönetici adayları dört yılda bir genel kurullarda üyelerinin karşısına çıkarak yaptıkları, yapmadıkları ya da yapamadıkları hakkında tüm örgüte hesap vereceklerini unutmadan her tür eleştiriye açık olmalıdır. Unutulmamalıdır ki hakkaniyetle, ciddiyetle ve sorumlulukla yapılan eleştiriler bizi ilerletir, geliştirir, güçlendirir. Bu açıdan genel kurulumuz sadece delegelere değil, teknik imkânlar da kullanılarak tüm üyelere açık olabilmeli. Başta Petrol-İş’imiz olmak üzere sendikaların toplumsal rolleri daraltılamadan, ülkede ve dünyada ortaya çıkan toplumsal meseleler karşısında nasıl pozisyon alması gerektiği dikkatle tartışılmalı; izlenen ya da izlenecek olan sendikal anlayış değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Tartışmalar kâğıt üzerinde kongre kararları olarak kalmamalı. Önümüzdeki genel kurul sürecimiz tüm bunları güvence altına alacak bir anlayışla yürütülmeli. Petrol-İş’imizin tarihi bu sorumluluğu her birimize yüklemektedir.

“İlkeler yoksa kişisel çıkarlar vardır”

Bizler, gücümüzün örgütlü olmaktan geldiğini bilen sınıf bilinçli işçiler, delegeler ve yöneticiler olarak, sendikamıza ve onun en üst organı olan genel kurulumuza ilkeler temelinde sahip çıkıyoruz. Bu temel bir görev ve elbette sorumluluğumuzdur. İlkelerimize sahip çıkıyoruz, geçmişimize sahip çıkıyoruz, geleceğimize sahip çıkıyoruz. Sadece isimlerin, koltukların tartışılmasının bizi bir adım ileriye taşımayacağının bilincindeyiz. Tüm Petrol-İş üyelerine, delegelerine, temsilcilerine ve yöneticilerine sesleniyoruz; sendikamız içinde bulunduğu hantallıktan bir an önce çıkartılmalı, kişisel çıkarlarla iç tartışmalara hapsolmasına izin verilmemeli, karamboller ve sıradan, bayağı pazarlıklarla genel kurul sürecimiz olumsuz etkilenmemeli. Bilinmeli ki ilkeler yoksa yalnızca kişisel çıkarlar vardır.

“Demokratik, mücadeleci bir anlayış”

Petrol-İş hepimizin övünç kaynağı olan bir geçmişe sahiptir diyoruz; haklıyız. Bu geçmişten aldığımız güçle geleceğe yürüyoruz. Bizim geçmişimiz emeğin sorunlarına her koşulda sahip çıkıldığı, müzakerenin mücadele ile birleştirildiği, hakların ancak fiili meşru mücadele ile elde edilebileceğinin farkında olan; işçi sınıfımızın yanında kadınların, gençlerin, farklı inanç ve etnik kökenlerden tüm toplumsal kesimlerin sorunlarına sahip çıkan, eşit, özgür, şiddetsiz bir yaşam, yaşanılabilir bir çevre ve barışı savunan bir geçmiştir.

Bizim geçmişimizde başta Türk-İş olmak üzere tüm sendikalara örnek olan demokratik, mücadeleci bir anlayış vardır. Sendikada söz, yetki ve karar işçilerindir ve bu demokratik işleyiş her durumda güvence altına alınmalı ve bundan asla taviz verilmemelidir.

“Mücadeleci bir Petrol-İş için”

Bizler ‘Onurlu Geçmiş, Onurlu Gelecek’ şiarını benimsemiş, örgütüne, onun geleceğine sahip çıkan işçiler olarak bu genel kurulda bu ilkelerimizin arkasında durdurduğumuzun altını çizmeyi bir görev ve sorumluluk olarak görüyoruz. Tüm örgütümüze, tüm delegasyona, tüm üyelerimize ‘Mücadeleci bir Petrol-İş’ için bir adım öne çıkma çağrısı yapıyoruz.

Petrol-İş her koşulda işçi sınıfının, ezilen ve sömürülen tüm toplumsal kesimlerin mücadele örgütü olduğu bilinci ile hareket etmelidir. Bunun teminatı da sermayeden bağımsız sınıf sendikacılığını merkezine alan bir anlayışın egemen olmasıdır. Sendikamızı işçilerin birlik ve mücadele örgütü olarak ayağa kaldıralım!

Yaşasın Sınıf Sendikacılığı!
Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!
Yaşasın Petrol-İş!”


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz