Kaldıraç Hareketi, AKA-DER, İşçi Gazetesi ve Özgür Lise’nin “Umut sende, bizde, devrimde” çağrısıyla Aydos Ormanı piknik alanında İstanbul 2024 1 Mayıs’ı öncesinde yüzlerce kişi yağan yağmura rağmen halaylarda buluştu.

Piknik alanında örgütleyici kurumların “Devrim için ileri, ya sosyalizm ya ölüm”, “Yasalar sokakta yazılır! Direnişi büyüt, örgütlenin!”, “Gelecek direnişte, devrimde, sosyalizmde” ve “İşçiler, halklar, kadınlar, öğrenciler… Devrimci sosyalizm saflarına. Yaşasın Birleşik Emek Cephesi” pankartları yer aldı.

Etkinliğin sırasında “Yaşasın 1 Mayıs, Biji Yek Gulan”, “Yaşasın Devrim ve Sosyalizm”, “Devrim şehitleri ölümsüzdür” ve “Yaşasın halkların ortak mücadelesi” sloganları atıldı.

“Direnişimiz ve bizim gücümüz var”

Açılış konuşmasında hayatı üretenlerin ve emekçilerin bu yaşamın yaratıcısı ve reva görülen yoksulluğa, sömürüye, aşağılanmaya karşı büyüttükleri bir isyan ve direnişin kendisi olduklarına dikkat çekilerek “İnsanca onurlu bir yaşam için yükselttiğimiz her ses yarının sesi; direnişe atılan her adım kuracağımız özgür dünyanın adımları. Kurtarıcımız yok bizim; onların yasaklarına, yasalarına sığmaz bizim hayalimiz. Ve bizim gücümüz, örgütlü gücümüz bu rezil düzenin sonunu getirecek; insanca onurlu bir yaşamı kuracak olan tek güç. Bizim gücümüz bizim gibi yaşayan milyonlarda. Bizim gücümüz tüm bu dünyayı yaratan ellerimizin gittiği şalterlerde, barikatlarda. 2024 1 Mayıs’ında; işçi sınıfının birlik, beraberlik ve mücadele gününde işte bu güç çıkacak sahneye, bu güçle yürüyeceğiz Taksim’e.” dedi.

Açılış konuşmasından sonra başta 1977 1 Mayıs’ında katledilen devrimci işçiler olmak üzere bütün devrim ve sosyalizm yolunda düşenler için saygı duruşunda bulunuldu.

İŞÇİ-SEN: Açlık artık bu ülkenin bir gerçekliği

Savaşa, krize, yoksulluğa karşı “İşçi sınıfı devrimciyse her şey, değilse hiçbir şeydir” diyerek tüm işçileri mücadeleye çağıran İşçi Birlikleri Sendikası (İŞÇİ-SEN) adına Serdar Oğuz söz aldı. Oğuz, işçilerin ekonomik krizi bilmekle kalmayıp, iliklerine kadar yaşadığını ifade ederek, açlığın artık bu ülkenin bir gerçekliği haline geldiğini rakamlarla açıkladı: “Mart ayında 4 kişilik bir ailenin sadece aylık gıda harcaması yani açlık sınırı 16.792 liradır. Yoksulluk sınırı 54.700 liradır. Bekar bir işçinin yaşama maliyeti aylık 21.831 liradır. Asgari ücretin 17002 lira olduğunu düşünürsek sefalet koşullarında yaşam emekçiler için kaçınılmaz oluyor. Ülkemizde yıllık enflasyon %124 ve Dünya gıda enflasyonu sıralamasında.”

“Artık okullarda ‘açlıktan bayılan çocuk’ diye bir tanım var”

Oğuz, okullarda açlıktan bayılan çocuk diye bir tanımın, evlenmek isteyip parasızlıktan evlenemeyen gençlerin, gelecek kaygısından dolayı yurt dışına kaçmaya çalışırken ölmeyi göze alan insanların var olduğuna ve tüm bunların, emekçilerin kaderi olduğuna inandırılmak istendiğini söyleyerek “Böyle inanmamızı istiyorlar çünkü cennetlerini bu dünyaya biz emekçilerin sırtının üzerine kurdular ve yıkılmasını da hiç istemiyorlar.” dedi.

“Bu kaderi elimizin tersiyle itmenin zamanıdır”

Oğuz, Taksim meydanını geri almanın zamanı olduğuna vurgu yaparak, herkesi Taksim’e çağırdı ve “2024 1 Mayıs işçi sınıfının uluslararası birlik mücadele ve dayanışma gününe bu tablo ile giriyoruz. Hayatı her gün yeniden yaratan ellerimizle bize dayatılan bu kaderi elimizin tersiyle itmenin zamanıdır.” dedi.

AKA-DER Erbane Topluluğu

İŞÇİ-SEN’in çağrısından sonra ezgilerinin umudu anlattığı, isyanın ve direnişin ritmine erbaneleriyle ses veren AKA-DER Erbane Topluluğu sahne aldı.

Kaldıraç Hareketi temsilcisi Kutay Soybil

“Sürünerek ölmek istemeyen dövüşerek yaşamak zorundadır”

Saray Rejimi devrimle gidecek, son söz sokakta söylenecek. İşçi sınıfına cehennemi vadedenlerden hesap sorma iddiasına sahip, kitlesel, coşkulu, militan bir 1 Mayıs için Taksim’e çağrısını büyüten Kaldıraç Hareketi adına Kutay Soybil yüzlerce kişiye seslendi.

Soybil’in konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:

  • “Sabahtandır, buradayız. Bizim gibiler, yan yanayız. Gördüm, eski tanış olanlar hemen kucak dolusu birbirine sarıldı, tanış olmayanlar tanışmaya başladı. Burası bugünü kazasız belasız atlatmak değil, yarını isteyenlerin alanı. Bunu doya doya içinize çekin”
  • “12 saat çalışıp iflahımız kesilirken henüz hala bir işimiz var diye şükür mü edelim? Çocuk okula aç gidiyor, ama Allahtan torbacı olmadı diye mi sevinelim? Etmiyoruz şükür. Egemenler şükretsin henüz onları alaşağı etmediğimiz için. İşçiyiz, sınıfımızı bilelim. Bilelim, tüm bu yaşadıklarımız bir avuç asalak burjuvanın cenneti sürsün diyedir”
  • “Kolay değil kabul. Rahat değil o da kabul. Bizim için ne kolay ve ne rahat ki birazda özgür bir dünya kurmak zorlasın bizi.” Ağır olacak belki ama gerçeği bir bilelim, kabul edelim. Kimse kurtarmayacak bizi, ne seçimlerle gelenler kurtaracak ne de cennet ayaklarınızın altındadır yalanları sıkanlar”
  • “Yaşamımızda tutunabileceğimiz ne varsa hepsini biz kazandık. 2007-8-9’da iradesiyle Taksim’i kuşatanların direnişi sayesinde açıldı. Taksim Meydanı’nda milyonların katılabildiği 1 Mayıslar. 1980’nin yarattığı korku duvarı bugün parçalanmaya başladıysa ve direnişler sürüp yol gösteriyorsa, günümüze Gezi’yi yaratan milyonlar sayesindedir. Özcesi kurtuluş ellerimizdedir.”
  • “Başka yol, çıkış ve umut yok. Kimse kusura bakmasın sürünerek ölmek istemeyen dövüşerek yaşamak zorundadır. Direnişin içinde bir gelecek kurmak için, çağırın herkesi, bizim gibileri yanınıza, komşularınızla, arkadaşlarınızla, sınıf kardeşlerinizle Taksim 1 Mayıs’ına!”


Piknik, Adalılar’ın söylediği marşlardan sonra alanda umudu direnişte olanların ve direnmek yaşamaktır diyenlerin bir araya geldiği 1 Mayıs’ı örgütleme toplantılarıyla devam etti.

Dayanışma mesajları

Kaldıraç Hareketi, AKA-DER, İşçi Gazetesi ve Özgür Lise’nin örgütlediği pikniğe Yeni Dünya için Çağrı, Maltepe Forumu, Sancaktepe Sosyalist Yeniden Kurtuluş Partisi, Referans Belge Yayınları ve Ne Yapmalı dergisi dayanışma mesajları gönderdi.

Yeni Dünya için Çağrı dergisi pikniğe katılanları selamlayarak, egemenlerin saldırılarına karşı örgütlü bir mücadeleden başka yol olmadığının altını çizdi: “Sermayenin ve onun çıkarlarını savunan iktidarın saldırılarını, baskılarını artırarak sürdürdüğü bir dönemden geçiyoruz. Ne yaparlarsa yapsınlar, sınıf mücadelesinin başarıya ulaşmasını engellemeyecekler!”

Maltepe Forumu, Cevizli’de, Tekel’de, Maltepe sahili dolgu alanında, Gezi’de ve Küçükyalı Karayolları arazisi mücadelelerinde bir araya geldikleri AKA-DER’li yoldaşlarını selamladı.

Referans Belge Yayınları ve Ne Yapmalı dergisi adına mesajını gönderen Murat Özyavuz, Kaldıraç Hareketi’nin ilk kuruluş yıllarından beri Bekir Kilerci ve yoldaşlarıyla devrimci dayanışma ve eylem birlikteliği içinde olduklarının altını çizerek, “devrime kadar dayanışmamız devam edecek.” dedi.

Piknik Metin-Kemal Kahraman’ın şarkıları ve hep bir ağızdan söylenen Çav Bella marşıyla son buldu.

Kapanış konuşmasında kitlesel, coşkulu 1 Mayıs için katılım çağrısında bulunularak “1 Mayıs belki sadece bir gündür ancak o günün, yaratacağı bir günlük güç dahi, bir günlük özgürlük bile egemenlerin uykularınızı kaçırıyor. Şimdi yaşamlarımızı elimize almanın, Taksim’e akmanın zamanıdır. Şimdi örgütlenme zamanıdır. 1 Mayıs Taksim’dir, Taksim 1 Mayıs alanıdır.” denildi.

 


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz