Sınıf sendikacılığı bilinciyle hareket eden Yeter’in; gününü, haftalarını her anını en iyi şekilde değerlendirmek için kafa yorduğunun altı çizilen anmada, “Yaşamı ve pratiği, sözü ve eylemi bizim yol göstericimiz oldu, bundan sonra da yol göstermeye devam edecek” denildi.

7 Mart 1999’da işkencede katledilen Limter-İş eğitim uzmanı Süleyman Yeter, Alibeyköy’deki mezarı başında anıldı. Kasım Şehitler Ayı etkinlikleri kapsamında gerçekleşen anmada, işçi önderi Süleyman Yeter’in bugün mücadelesi, devrimce inancı ve sınıf sendikacılığındaki kararının yol gösterdiği vurgulandı.

“Ölümsüzlerin izinde daima ileri” pankartının açıldığı anmada Yeter’in mezarı çiçeklerle donatıldı. İşçi önderi Süleyman Yeter şahsında devrim ve sosyalizm mücadelesine can veren anasına saygı duruşu yapıldı.

“İşçi havzalarını tutuşturan bir sevdaydı”

Daha sonra Süleyman Yeter’le birlikte mücadele yürütenler söz aldı. İlk konuşmada, şu ifadeler yer aldı: “Süleyman yoldaşın her adımı planlıydı. Tıpkı mezar taşında yazıldığı gibi, ‘Süleyman yoldaş işçi havzalarını tutuşturan bir sevdaydı.’ Her gittiği işçi evinde büyük bir saygı ve sevgiyle karşılanan biriydi, işçi arkadaşlar onun muhabbetinden, sorunlara yaklaşımından, akıcı ifadelerinden muazzam bir haz alıyordu.

“Zifiri karanlıkta ışık oluyordu”

“Herkes onu tersanelerle anar ama tersaneler dışında da tüm işçi bölüklerinde tanınan, bilinen, gittiği yerlerde heyecan yaratan bir özelliği vardı. Sovyetler Birliği’nin sonlandığı yıllarda herkes emekten yana söylemlerden uzaklaşırken, herkes karalar bağlarken Süleyman yoldaş, işçi sınıfının mücadelesini en heyecanlı şekilde anlatmaya başlardı. Onu dinleyenler, ‘herkes işçi sınıfı mücadelesinin eskisi gibi gelişmeyeceğini söylüyor, sen işçi sınıfı devrime doğru yol alıyor diyorsun’ derdi. O gerilemenin olduğu, tabiri caizse zifiri karanlık ortamda Süleyyman yoldaş işçi havzalarında, işçi kollarında ışık oluyordu.

“Gününü, saatini en iyi değerlendirmek için kafa yorardı”

“İşçilerle buluştuğumuz bir takım kır gezisi gibi etkinlikler düzenlerdik. Süleyman yoldaşı herkesi gözü arardı ve o da hakkını verirdi. Yaşlısından çocuğa herkese temas ederdi, ilgilenmediği kimse yoktu. Çocuklar ona büyük bir heyecanla sarılırdı. Ayrıca sınıf sendikacılığı düşüncesiyle herkeste muazzam bir sempati ve güven kazanmıştı. Sadece işçilerle değil devrimci hareketlerde de. Mükemmel bir planlamacıydı; gününü, saatlerini, hafta sonlarını en iyi şekilde nasıl değerlendirileceğini, verimli hale getirilebileceğini hesaplar bunun üzerinde kafa yorardı. Onu anlatırken, hatıralar canlanıyor ve duygulanmak mümkün değil… Hatıraları mücadelemize ışık olsun.”

“Süleyman yeter yol göstericimiz oldu, olmaya devam edeceğiz”

Süleyman Yeter’in mücadelesinden öğrenilecek çok şey olduğunu, her durumda danışılacak bir mücadele hayatı olduğunun altı çizilen konuşmalarda, “Bu Kasım ayında bir kez daha tekrarlayalım yoldaşın yaşamı ve pratiği, sözü ve eylemi bizim yol göstericimiz oldu, bundan sonra da yol göstermeye devam edecek.”


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz