Gezi Direnişi’nin 10. yıldönümünde Taksim Dayanışması, TMMOB Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi önünde Gezi’de yaşamını yitirenlerin aileleri, yaralananlar, Gezi tutuklularının aileleri ve devrimci/demokrat örgütler toplandı.

MMO binasına “Kimse dokunamaz bizim suçsuzluğumuza” pankartı asıldı.

Ayrıca Gezi’nin 10. yılında “Gezi yolu gösteriyor, Saray Rejimi sokakta yıkılacak” pankartıyla Taksim Meydanı’na çıkan Kaldıraç Dergisi okurlarından 10 devrimci gözaltına alındı ve Taksim’de bulunan Albayrak grubuna ait terkedilmiş binaya “Saray Rejimi direnişle gidecek, son sözü sokakta söylenecek” pankartı asılarak Gezi Direnişi selamlandı.

“Karanlık gider, Gezi kalır” pankartı önünde toplanan yüzlerce direnişçi “Gezi’de düşene, dövüşene bin selam”, “Gezi tutsakları onurumuzdur”, “Berkin Elvan 15’inde bir fidan”, “Katil devlet hesap verecek” sloganları attı. Eylemde Gezi’de yaşamını yitirenlerin isimleri anıldı, Gezi Davası tutuklulularının serbest bırakılması istendi.

Taksim Dayanışması adına İzmir ve İstanbul’da ortak metinle “Gurur duyuyoruz” başlığıyla okunan açıklamada “Gezi’nin onuncu yılında, şehir şehir dalga dalya yayılan, yasaklara, hukuksuz cezalara, baskıya, ranta, talana, yalana, tüm ayrıştırma politikalarına karşı yan yana durduğumuz, sesimizi çığa dönüştürdüğümüz o şanlı direnişten hala ilk günkü gibi gurur duyuyoruz!” ifadeleri kullanıldı.

“Başka bir dünya mümkün’ diyenlere”

“GEZİ’de ben de vardım” diyenlerle…

“GEZİ bizim demokrasi çığlığımızdı O çığlık bu ülkenin semalarında dolaşmaya devam ediyor ve edecek” diyenlerle…

“GEZİ’yi ömrünün en renkli, en coşkulu, en heyecanlı ve en güzel günleri arasında anımsayanlarla…

Ülkeyi karanlığa boğan rantçı, piyasacı, kadın düşmanı siyasetin karşısında GEZİ Parkı’nın; eşitlikçi, paylaşımcı, doğayı ve emeği koruyan ve kadınların önde saf tuttuğu başka bir dünya mümkün diyenlerin yanında duranlarla…

Bunca ötekileştirme, düşmanlaştırma çabalarına rağmen GEZİ’nin o bir aradayız ruhundan da güç alarak birlikte yaşama iradesini, taleplerinden ve haklarından en ufak bir geri adım atmadan sürdürme kararlılığını gösterenlerle….

Tek bir kız kardeşlerini bile yalnız bırakmayan kadınlarla, yok sayılmaktan öte siyasi iktidar sahipleri tarafından nefret objesi haline getirilmelerine rağmen buradayız ve burada var olmaya devam edeceğiz kararlılığını gösteren LGBTİ bireylerle…

Gündüz işte gece direnişteyiz diyen beyaz yakalılarla, şehrin bütün parklarını Gezi parkına dönüştüren işçilerle, işsizlerle, emeklilerle…

Coşkusu, enerjisi ve kararlılığıyla bu ülkede haksızlıklara hukuksuzluklara adaletsizliklere her zaman karşı çıkanlar olacağını gösteren gençler ve ruhu hep genç kalanlarla…”

“Kahramanlarla, yaralananlarla, omuz veren yurttaşlarıyla gurur duyuyoruz”

“Bu memleket aydınlığa kavuşsun diye gencecik yaşlarında hayatlarını kaybeden, bizden ayırdıkları Berkinimizin, Ali İsmailimizin, Abdocanımızın, Mehmetimizin, Ethemimizin, Ahmetimizin, Medenimizin ve Hasan Feritimizin anılarıyla gurur duyuyoruz.

Gezi direnişinde gözünü kaybedenlerin, yaralananların, yargılananların, işsizliğe, sürgüne mahkum edilenlerin, ödetilen her bedele karşın Gezi’nin anısına toz kondurmayan tavırlarıyla gurur duyuyoruz!

6 Şubat Depremlerinde bir kez daha haklılıkları ispatlandığı üzere, sağlıklı ve dayanıklı kentlerde yaşama hakkını hukukla ve meslek ilkeleriyle savunarak Gezi’yi bir afet toplanma alanı olarak koruyan, bu ülkenin demokrasi güçleri ve demokrasiye omuz veren yurttaşlarıyla gurur duyuyoruz!

Gezi’nin bizlere öğrettiği dayanışmacı anlayışla, yaşanan kamu zaafiyetlerine ve engellemelerine rağmen acıları dindirmek ve yaraları sarmak için depremin ilk saatlerinden itibaren ülke bütününde seferber olan, geleceğimize umut olmaya devam eden birliktelik ile gurur duyuyoruz!

Tüm ülkeyi şehir şehir “Her yer Taksim her yer direniş” sloganıyla inleten, haklarına, kentine, doğasına, memleketine sahip çıkan milyonlar adına, bütünüyle haksız, hukuksuz, delilsiz, mantıksız ve vicdansız tutum ve kararlarla 5,5 yıldır hapiste tutulan Osman KAVALA ile Gezi’nin onurlu bakiyesini bizler adına taşıyan, tutuklulukları bir yılı aşan Mücella YAPICI, Tayfun KAHRAMAN, Hakan ALTINAY, Çiğdem MATER, Can ATALAY ve Mine ÖZERDEN’le gurur duyuyoruz!”

“Aktif bir tavır içinde karşıyız”

“Ülkemizin adaletsiz, hukuksuz, farklı görüşlere tahammül edilmeyen, demokratik talep, tepki ve eylemlerin doğrudan doğruya suç kapsamına alınan bir anlayışla yönetilmesine,

Yargının bağımsızlığının ortadan kaldırılmasına, dosyaları okumayan, delillere bakmayan, direktifle kararlar veren mahkemelere,

Hak arayanı biber gazına boğulmasına, polis şiddetine maruz bırakılmasına, ülkenin gençlerinin, eğitimli, kültürlü kesiminin, muhaliflerin, emeği sömürülen işçilerin; baskı, ekonomik kriz, geleceksizlik, liyakatsizlik yüzünden bir nefes, bir huzur arayışı ya da hayatta kalabilme çabasıyla kalbini memleketinde bırakıp bu ülkeden göç etmek zorunda bırakılmasına…”

“Heyecanlı, bir arada, umutlu, paylaşımlı, dirençli mücadeleye devam”

“Devletin tüm imkânlarının iktidar adına kullanıldığı, dünya tarihinin gördüğü en adaletsiz seçimlerinden birinden çıkan sonuç bizi umutsuzluğa sürüklemeyecek.

Aksine, eşitlik özgürlük ve adalet için tüm farklılıklarımızla Gezi’de olduğu gibi birbirimizin elinden tutmakta inat ediyoruz.

Gezi’de kapısını araladığımız o coşkulu, heyecanlı, bir arada, umutlu, paylaşımcı, dirençli “bir başka dünya” için mücadele etmeye devam ediyoruz.

Bilsinler ki bizim pusulamız Gezi’dir.

İnsanca, özgür, adil, refah içinde, demokratik bir yaşam talebimiz ve hak arayışımız hep sürecek.

Onuncu yaşında da, Gezi’yi hep genç kılan, bizi hep ayakta tutan, tüm hayallerimiz gerçek olana kadar dilimizden düşmeyecek olan sloganıyla anıyoruz Gezi Direnişini

Ve bu sloganla karşılıyoruz önümüzdeki dönemi

Bu daha başlangıç, mücadeleye devam!
Bu gurur hepimizin!”


“Muktedirler hayalet gibi korkuyor” | Adana

Adana’da gençlik örgütleri Gezi Direnişinin 10. Yıl dönümünde “Umut Gezi’de, Umut Sokakta” pankartıyla Atatürk parkına doğru yürüyüş gerçekleştirerek “Adana Emek ve Demokrasi Güçleri” ile birlikte buradaki basın açıklamasına katıldılar.

“Gezi Direnişi halkın mücadelesinde yaşıyor, yaşayacak” vurgusuyla başlayan açıklamada dünyaya örnek ve umut olan Gezi Direnişi’nin 10. yılına girdiği kutlanarak “muktedirleri ise hayalet gibi korkutuyor” ifadelerine yer verildi.

“Birlikte karar alma, kollektif dayanışma ve birikim”

Direnişin kısa süre içinde alternatif yaşam formlarının, çeşitli mücadele pratiklerinin, birlikte karar almanın ve kolektif dayanışmanın örneklerini sergilediği belirtilerek, “toplumun çeşitli kesimlerini ortak bir talep etrafında toplayabilmeyi başardığı” ve “bu birikim hem geçmiş mücadelelerin birikiminden yararlanmış hem de kendisi de bu birikime eklenen bir deneyimi miras bıraktığı” altı çizildi.

“Yargılanmak istenen Gezi, bir demokrasi bildirisidir”

“Defalarca yargılanmak istenen Gezi, bir demokrasi bildirisidir. Gezi, halkın aralarındaki ayırımları bir yana bırakarak demokrasiye sahip çıkma manifestosudur. Gezi, ülkenin ağacına, toprağına, suyuna, demokrasisine, özgürlüğüne bağlanma eylemidir. Gezi, darbelere, dış müdahalelere karşı halkın kaderini eline almasıdır. Gezi ağaç kesme ile kalekol yapımı arasındaki ilişkiye işaret ederek İstanbul’dan Lice’ye uzanan halkların kardeşliği köprüsünü kurmuştur.”

“Hak mücadelesine ışık tutan güncel bir ders”

“Gezi direnişini, 10’uncu yılında geriye miras olarak bıraktıklarıyla anıyoruz. Halk, cesaretle atıldığı mücadele sayesinde kendisini hiçe sayan kararların alınamayacağını göstermiştir. Bu tecrübe geçmişe ait bir kıymet olmanın çok ötesinde; işçi ve emekçilerin hak mücadelelerine hala ışık tutan güncel bir derstir.”

“Gezi ısrar ve inadı deprem zamanındaki dayanışmada…”

“Gezi “birleşe birleşe kazanma”nın ne demek olduğunu gösteren bir deneyimdir. Bütün itibarsızlaştırma çabalarına karşın, muhtemel bir Gezi, iktidarın korku kaynağıdır. Gezi ısrar ve inadı deprem zamanındaki dayanışmada, tek adam düzenini yıkmak için sandığa giderken, Boğaziçi kayyumuna karşı direnişte ve daha birçok yerde yaşamaktadır.”

“Can Atalay serbest bırakılmalıdır”

“Gezi’ye duyduğu öfkeyi 6 yıl sonra açılan davaların sonucunda 7 kişiyi tutuklatarak gösteren AKP iktidarı yargının üzerinden elini çekmeli ve Mücella Yapıcı ve arkadaşları serbest bırakılmalıdır. Parlamentoya seçilen Can Atalay da derhal serbest bırakılarak Meclis’e gidebilmelidir.”

“Emekçilerin haklı mücadelesini selamlıyoruz”

“Bizler Adana Emek ve Demokrasi güçleri olarak Gezi Direnişini ve bu dönemde kaybettiğimiz canlarımızı emekçilerin yeni mücadelelerinde yaşatacağız. Her milliyet, inanç ve cinsiyetten emekçilerin haklı mücadelesini Gezi ruhuyla selamlıyor, mücadelemizin süreceğini bir kez daha ilan ediyoruz.”


İzmir

İşçi Emekçi Birliği, TMMOB İzmir şubesi ve devrimci kurumlar insan olmanın, umudun, ayağa kalkmanın direnişi olan Gezi’nin 10. yılında Türkan Saylan Kültür Merkezi önündeydi.


Eskişehir

Türkiye İşçi Partisi Eskişehir il örgütünde öğrenciler Gezi Direnişi’nin 10. yılını Kanatlı AVM önünde toplanarak selamladı.


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz