Filistin haber ajansı WAFA’ya göre, İsrail ordusu, gece saatlerinde Gazze Şeridi’nin kuzey ve güney bölgelerinde sivil binaları, evleri ve hastanelerin çevrelerini hedef almayı sürdürdü.

Gazze’deki hükümete göre, İsrail’in bölgeye 7 Ekim’den bu yana düzenlediği saldırılarda, 7 bin 112’den fazlası çocuk ve 4 binden fazlası kadın olmak üzere 16 bin 248 Filistinli öldürüldü.

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus Mülteci Kampı’nda da İsrail ordusunun bir evi bombalaması sonucu çok sayıda Filistinli öldürüldü ve yaralandı.

İsrail’in, çevresini yoğun bombardımana tuttuğu Han Yunus’ta yer alan Dar es-Selam Hastanesi’ndeki doktorlar ve hastalar, kurtarılma çağrısı yaptı.

İsrail ordusunun bölgeyi yoğun bir şekilde bombalamasının ardından çok sayıda yerinden edilmiş Filistinli, Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya beldesinde bulunan Kemal Advan Hastanesi’nde toplandı.

İşgalci güçler Batı Şeria’daki Kalendiya Mülteci Kampı’nda bir Filistinliyi öldürdü

Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, 25 yaşındaki Muhammed Yusuf Hasan Munasıra’nın Kalendiya Mülteci Kampı’na düzenlenen baskında öldürüldüğü belirtildi.

Kalendiya Mülteci Kampı’nda bugün öldürülen Muhammed Yusuf Hasan Munasıra’nın da Alkam gibi Filistin yönetimine bağlı Gümrük İşlerinde çalışan bir polis memuru olduğu belirtildi.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te 7 Ekim’den bu yana İsrail güçleri ile Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 260’a yükseldi.

İsrail, Gazze’nin güneyinde BM bünyesindeki bir okulu bombaladı

Hamas’tan yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in Gazze’nin güneyinde Han Yunus kentinde çok sayıda kişinin sığındığı BM Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) bünyesindeki Muin Okulu’nu bombaladığı kaydedildi.

Açıklamada, İsrail saldırısı sonrası çok sayıda kişinin öldüğü ve yaralandığı belirtildi.

İsrail, Kemal Advan Hastanesi’ni tank ve keskin nişancılarla kuşattı

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı Genel Müdürü Münir Abdullah el-Berş, yaptığı yazılı açıklamada, “İşgalciler Kemal Advan Hastanesi’ni, hareket eden her şeyi hedef alan tanklar ve keskin nişancılarla kuşattı.” ifadelerini kullandı.

Hastanede 7 binden fazla sığınmacı bulunduğuna işaret eden Berş, hastanenin çevresindeki saldırılarda çok sayıda ölü ve yaralı olduğunu aktardı.

Kemal Advan Hastanesi’nde elektriklerin kesik olduğunu belirten Berş, Gazze’nin kuzeyinde sadece 4 hastanenin faaliyet gösterdiği ve 55’e yakın ambulansın hizmet dışı kaldığı bilgisini verdi.

Berş, “Şifa ve Endonezya hastanelerinde olduğu gibi Kemal Advan Hastanesi’nde de bir katliam yaşanmasından korkuyoruz. Hastanede ameliyatlar yapılamıyor, elektrik kesintisi krizi daha da ağırlaştırdı.” ifadelerine yer verdi.

Refah Sınır Kapısı’ndan sadece 400 yaralının karşılandığını ancak bölgede 40 binden fazla yaralı bulunduğunu belirten Berş, faaliyetlerine devam edebilmek için akaryakıt, sahra hastaneleri ve tıbbi yardımların bölgeye ulaştırılması gerektiğini vurguladı.

FHKC: Amerikan yönetimi artık Siyonistlerin askeri sözcüsü konumuna gelmiştir

Filistin Halk Kurtuluş Cephesi’nden yapılan yazılı açıklamada, “ABD Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamaları, işgalin çirkin yüzünü gizleme ve yalanlarını pazarlama amacı taşıyor. Amerikan yönetimi artık Siyonistlerin askeri sözcüsü konumuna geldiği”ne dikkat çekildi:

“Suçlu Amerikan yönetimi, siyonist işgalci İsrail’in askeri sözcüsü haline geldi. Bu da Siyonist varlığın, imha savaşının ve Gazze Şeridi’nde gerçekleştirdiği korkunç vahşi katliamların önemli bir ortağı olduğunu bir kez daha doğruladı.

ABD Dışişleri’nin dün yaptığı “İsrail’in daha fazla can kaybını önlemek için güney Gazze Şeridi’ndeki tahliyelere dikkat ettiğini gördük” açıklaması, işgalin çirkin yüzünü güzelleştirme, yalanlarını pazarlama ve suçlarını meşrulaştırma yönündeki açık bir Amerikan girişimidir. Özellikle aynı açıklamada güney Gazze Şeridi’nde gerçekleştireceği katliamlarda daha fazla sivil kaybı beklediğini iddia ederken de kendiyle çelişiyor.

Filistinli ve uluslararası kuruluşların, işgal tarafından suçlarını gizlemek ve gerçeği susturmak amacıyla doğrudan ve kasten hedef alınan yetmişten fazla gazetecinin şehitliğini belgelediği bir dönemde, ABD Dışişleri’nin, düşmanın gazetecileri hedef almaya odaklandığına ilişkin soruyu yanıtlamaktan kaçması, onun yalanını ve bu suçun tamamen farkında olduğunu ortaya koyuyor.

Suçlu Amerikan varlığı, halkların bir numaralı düşmanı ve dünyadaki kötülüğün en cani yüzü olmaya devam edecek, halklara karşı işlediği suçların ve siyonist varlığa verdiği sınırsız desteğin bedelini bir gün ödeyecek. Hesaplaşma mutlaka gelecektir!”

FHKC ayrıca, işgalci İsrail’in kuzeyde kontrol sağlayamayınca güneye yönelip özellikle Han Yunus’ta katliamlarını şiddetlendirmesine dair açıklama yayınladı:

“Dün akşam ve bugün şafak vakti Güney Gazze Şeridi’ndeki Han Yunus şehrinde yaşananlar, Gazze Şeridi’nin her bölgesini etkileyen siyonist bombalamayla aynı zamana denk gelen, yeşil ışık yakılmış ve doğrudan Amerikan planlamasıyla kelimenin tam anlamıyla bir siyonist soykırımıdır.

Şehrin dört bir yanından hedef alınan ve çoğunluğu çocuk, kadın ve yaşlılardan oluşan çok sayıda şehit ve yaralının oluşmasına, altyapının ve vatandaşların evlerinin tahrip edilmesine yol açan ağır acımasız bombardıman ve ateş kuşakları, bir terör saldırısıdır. Bu, korkak ve yenilgiye uğratılmış düşmanın kuzeyde herhangi bir başarı elde etme konusundaki sefil başarısızlığının ışığında, her türlü başarıyı elde edebileceği yanılsaması altında, daha fazla katliam yapma ve mümkün olan en fazla sayıda insanı öldürme girişimidir.

Güney Gazze Şeridi’ndeki Direniş, düşmanın güneydeki birçok eksende ilerleme girişimlerine cesurca göğüs geriyor, onunla şiddetli çatışmalara giriyor ve zırhlı araçlarını imha etmeye, askerlerinin işini bitirmeye hazır. Kuzey ve Gazze, Han Yunus ve Gazze Şeridi’ndeki her yerin siyonist askerleri yakan, tüm ihmalkarların, suç ortaklarının ve komplocuların illüzyonlarını yok eden bir cehennem olacağını vurguluyor.”

Kassam Tugayları, İsrail’e ait 16 askeri aracı hedef aldığını duyurdu

Kassam Tugayları’ndan yapılan yazılı açıklamada, “Gazze’nin güneyindeki Han Yunus kentinin doğusunda İsrail’e ait 16 askeri aracın Yasin 105 roketleriyle hedef alındığı” ifade edildi.

Hedef alınan askeri araçlar arasında bölgeye giren tank ve buldozerlerin de bulunduğu belirtilen açıklamada, Kassam Tugayları’nın Han Yunus’un doğusunda 2 İsrail askerini doğrudan vurarak yaraladığı aktarıldı.

Açıklamada ayrıca İsrail’in Gazze’de sivillere yönelik katliamına yanıt olarak Biru’s Sebi kentine roket saldırısı düzenlendiği kaydedildi.

İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim’den bu yana sınırda karşılıklı saldırılar yaşanıyor. Bu saldırılarda 89 Hizbullah mensubu ve 6 İsrail askeri öldü.

UNICEF: İsrail’in Gazze’de ilan ettiği sözde güvenli bölgeler “hastalık bölgelerine” dönüşme riski taşıyor

Bir süredir İsrail’in yoğun saldırılar düzenlediği ve büyük yıkıma neden olduğu Gazze’de çalışmalarını yürüten Elder, Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisinin haftalık basın toplantısına çevrim içi katıldı.

Elder, “(Gazze’de) İsrail tarafından ilan edilen sözde güvenli bölgeler, su, sanitasyon ve barınacak yer olmadığında hastalık bölgelerine dönüşme riski taşıyor.” dedi.

Gazze’de güvenli olarak adlandırılan bazı bölgelerin mevcut durumda “rasyonel” olmadığını kaydeden Elder, insanların tahliye edildiği bölgelerde, tıbbi tesisler, su ve yiyecek de dahil hayatta kalmaları için yeterli kaynakların bulunması gerektiğini vurguladı.

Elder, İsrail tarafından Gazze’nin güneyindeki bazı bölgelerin tahliye talebinin ardından “Gazze’nin kuzeyindeki gibi kadın, çocuk ve evlerdeki ölüm ile yıkım düzeyinin güneyde görülmemesi” yönünde söz verildiğini ancak durumun kesinlikle böyle olmadığını kaydetti.

İsrail güçleri işgal altındaki Batı Şeria’da 40 Filistinliyi gözaltına aldı

Filistin Esirler Cemiyeti ve Filistin Kurtuluş Örgütüne bağlı Filistin Esir İşleri Heyeti, konuya ilişkin ortak yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada, Batı Şeria’daki çeşitli bölgelere baskın düzenleyen İsrail güçlerinin, aralarında eski tutukluların da bulunduğu 40 Filistinliyi gözaltına aldığı aktarıldı.

Gözaltı operasyonlarının Cenin ve Beytüllahim kentlerinde yoğunlaştığı belirtilen açıklamada, baskınlar sırasında gözaltına alınanlar ile yakınlarının darp ve tehditlere maruz kaldığı, ayrıca evlerinin tahrip edilip yıkıldığı ifade edildi.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te 7 Ekim’den bu yana gözaltına alınanların sayısı 3 bin 580’e yükseldi.

İsrail güçlerinin Gazze’ye saldırılara başladığı 7 Ekim’den bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de Filistinlilere yönelik gözaltı ve baskınlarda artış dikkati çekiyor.

BM’ye göre Gazze’de yardımların işe yaramayacağı daha korkunç durum ortaya çıkmak üzere

Hastings, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının siviller üzerindeki etkisini değerlendirdi.

Gazze’de hiçbir yerin güvenli olmadığına ve gidecek yer de kalmadığına işaret eden Hastings, “insani ara”nın ardından İsrail’in saldırılara başlamasının “on binlerce kişiyi yiyecek, su, barınak ve güvenli alan bulmak amacıyla giderek daralan alanlara sıkıştırdığını” vurguladı.

Hastings, Gazze’de işlevsiz barınaklar, çökmüş sağlık sistemi, temiz içme suyu eksikliği, zihinsel ve fiziksel olarak tükenmiş insanların yetersiz beslenmesinin halk sağlığına tehdit niteliğinde salgın hastalıkların çıkmasına yol açabileceğine dikkati çekti.

Gazze’de insani yardım faaliyetleri için alanın “sürekli daraldığını” ve çalışanların bu faaliyetleri yürütmek için gerekli olan “en önemli iki rotaya” erişemediğini aktaran Hastings, şunları kaydetti:

“BM ve sivil toplum kuruluşları tek başına 2,2 milyonluk nüfusu destekleyemez. Ticari ve kamu sektörlerinin Gazze’ye malzeme getirmesine izin verilmelidir. Buna İsrail’in güvenliğini sağlayacak şekilde yakıt da dahil olmalıdır.”

Hastings, “(Gazze’de) İnsani yardım faaliyetlerinin yanıt veremeyeceği daha da korkunç bir senaryo ortaya çıkmak üzere.” ifadesini kullandı.

Sözde güvenli bölgelerin oluşturulacağına ve çadır kentlerin kurulacağına ilişkin açıklamaların endişe verici olduğunu belirten Hastings, insanların serbestçe hareket edebileceklerine ve ihtiyaç duyulan yerlere yardım ulaştırılabileceğine dair güvenceler verilmeden tek taraflı ilan edilen bu bölgelerin güvenli ya da insani olamayacağını vurguladı.

BM Filistin Özel Raportörü Albanese, Avrupa ülkelerinden İsrail’e “sert tepki” göstermelerini istedi

Raportör Albanese, X sosyal medya platformundan yaptığı paylaşımda, İsrail’in Gazze’ye saldırılarına ilişkin Avrupa ülkelerine çağrıda bulundu.

Söz konusu paylaşımda Albanese, “Sevgili Avrupalılar, İtalyanlar, Almanlar, Holokost’tan sonra, soykırımın diğerlerini insan olarak görmemekle başladığını bilmemiz gerekir. İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırısı sert bir tepki vermemizi sağlamıyorsa, yakın tarihimizin en karanlık sayfası bize hiçbir şey öğretmemiş demektir.” ifadesini kullandı.

İsrail basınına göre Gazze’de her Hamas mensubu için iki sivil öldürüldü

İsrail basını, Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarda ordunun 7 Ekim’den bu yana 5 bin Hamas mensubunu öldürmek için 10 bin Filistinli sivili katlettiğini aktardı.

Times of Israel’in haberine göre, İsrail ordusundan ismi açıklanmayan üst düzey bir yetkili, şu ana kadar “Hamas ve diğer gruplara bağlı 5 bin Filistinli savaşçının öldürüldüğü” yönündeki bilgiler hakkında, “bu rakamın aşağı yukarı doğru olduğunu değerlendirdiklerini” belirtti.

İsrailli yetkili, bunun, öldürülen her Hamas mensubu için iki Filistinli sivilin katledildiği anlamına gelmesinin sorulması üzerine, “bire iki oranının kötü olmadığını söylemedikleri” değerlendirmesinde bulundu.

Hamas’ı sivilleri “kalkan” olarak kullanmakla suçlayan İsrailli yetkili, “sivil can kayıplarını önlemek için yüksek teknoloji bir yapay zeka sistemi kullandıklarını” savundu.

İsrail’in Gazze’yi işgalinde son durum

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, 7 Ekim sabahı, İsrail’in “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlerine yönelik sürekli ihlallerine karşılık verme” gerekçesiyle kapsamlı saldırı düzenlerken İsrail ordusu da Gazze Şeridi’ne yoğun hava bombardımanı başlattı.

İsrail’de 7 Ekim’deki saldırılarda 310’dan fazlası asker olmak üzere 1200 İsraillinin öldüğü, 5 bin 132 kişinin yaralandığı duyuruldu. İsrail ordusuna göre, Gazze Şeridi’ne düzenlenen kara saldırılarında 75, Lübnan sınırında ise 6 İsrail askeri öldürüldü.

Gazze’deki hükümete göre, 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında öldürülen Filistinlilerin sayısı 6 bin 150’den fazlası çocuk ve 4 binden fazlası kadın olmak üzere 15 bin 899’a yükseldi.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs’te de 7 Ekim’den bu yana İsrail güçleri ve Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 259 Filistinli hayatını kaybetti.

İsrail ordusu, Gazze’de on binlerce yaralı ile sivilin sığındığı onlarca hastaneyi zorla tahliye ettirmek için yerleşkelerini ya da ana binalarını vurdu. İşgal sırasında bazı hastaneleri bastı.

Saldırılarda yüzlerce kişi öldü ve yaralandı.

İsrail ordusunun 8 Ekim’den bu yana Lübnan’ın güneyine yönelik saldırılarında 22 sivil hayatını kaybederken, Hizbullah ile sınırda girdiği çatışmalarda ise 89 Hizbullah mensubu öldü.

Hamas ile İsrail arasındaki esir takası mutabakatı

İsrail ile Hamas arasındaki çatışmalara 4 gün “insani ara” verilmesine ilişkin uzlaşma, 24 Kasım Cuma günü saat 07.00’de (TSİ 08.00) uygulamaya girmiş ve daha sonra 3 gün daha uzatılmıştı.

İsrail ile Hamas arasında varılan esir takası mutabakatı çerçevesinde Gazze Şeridi’nden 81 İsrailli esir, İsrail hapishanelerinden de 240 Filistinli esir serbest bırakıldı.

İsrail ordusu, 1 Aralık’ta “insani ara”nın bitmesinin hemen ardından Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarına yeniden başladı.


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz