Filistin Kurtuluş Örgütü Yürütme Komitesi Genel Sekreteri Hüseyin el-Şeyh, Twitter/X’te yaptığı açıklamada “Filistin halkının onlarca yıl süren ulusal mücadelesi, çektiği acılar, işgal, ırkçılık, cinayet, baskı, istismar ve yıkımın ardından özgür dünyanın hakikat ve adalet için zafer kazandığı tarihi anlar” dedi. El-Şeyh, “Bağımsız Filistin devletini tanıyan ve tanıyacak olan dünya ülkelerine teşekkür ediyoruz” diye ekledi.

“Avrupa ve Amerika’da Filistin’e yönelik yaygın kamuoyu sempatisinin sonucudur”

Filistin Halk Kurtuluş Cephesi, web sitesinden yayımladığı açıklamada İrlanda, İspanya ve Norveç’in Filistin Devleti’ni tanıdığı yönündeki kararı memnuniyetle karşıladı ve “Bunu, halkımızın en zorlu düşmanlara karşı direnişi ve efsanevi kararlılığının bir sonucu olarak ortaya çıkan ileri bir tarihi adım olarak değerlendiriyor. Tarihteki korkunç işgal, uluslararası kamuoyundaki önemli değişimlerin ve özellikle Avrupa ve Amerika’da Filistin’e yönelik yaygın kamuoyu sempatisinin sonucudur.” dedi.

Cephe’nin, açıklamasının devamında şunlar ifade edildi: “Dünyanın tüm ülkelerini, Filistin halkının tam, meşru ve devredilemez haklarını tanıyarak, bu devletin somut bir gerçeklik olarak pratikte somutlaşmasına giden yolda, bu önemli adımın örneğini takip etmeye çağırıyoruz: Topraklarımızın Siyonist işgaline son verilmesi ve başkenti Kudüs olan tüm ulusal topraklar üzerinde egemen bir Filistin devletinin kurulması.”

“Filistin halkının efsanevi kararlılığının doğrudan sonucudur”

Hamas’ın siyasi bürosunun kıdemli üyelerinden Bassem Naim, Norveç, İrlanda ve İspanya’yı Filistin’i bir devlet olarak tanıyacaklarını açıklamaya teşvik edenin Filistin halkının “cesur direnişi” olduğunu söyledi. Naim, AFP’ye verdiği demeçte, “Art arda gelen bu tanımalar, bu cesur direnişin ve Filistin halkının efsanevi kararlılığının doğrudan sonucudur. Bunun Filistin meselesine ilişkin uluslararası tutumda bir dönüm noktası olacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Netanyahu, hükümete ve faşistlere vurulmuş bir darbedir”

Filistin Ulusal Girişimi Genel Sekreteri Mustafa Barghouti de, tanınma kararlarının Filistin halkı için “özgürlük ve adalete” ulaşmayı yakınlaştıran “güçlü bir siyasi ve sembolik olarak önemli bir adım” olduğunu söyledi. El Cezire’ye konuşan Barghouti, “Bu, Filistin halkının
-halkımızın- kendi kaderini tayin etme hakkının belirlenmesinde çok önemli bir adımdır. Ayrıca, Filistin’in bugün işgal altında bir devlet olduğunu teyit ederek, İsrail’in sahada yerleşim inşa ederek yarattığı fiili etkilerin çoğunu ortadan kaldırıyor. Dolayısıyla, işgalci gücün sahadaki gerçekleri değiştirme çabaları anlamsızdır ve uzun vadede bir etkisi olmayacaktır. Bu aynı zamanda Netanyahu’ya, onun aşırı hükümetine ve hükümetindeki faşistlere vurulmuş bir darbedir… Bu, İsrail hükümetindeki faşizm ve aşırıcılık eylemlerinin bir geleceği olmadığı anlamına gelmektedir” dedi.

Abbas’tan kendi kaderini tayin, iki devletli çözüm vurgusu

Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas da “Bu kararların, Filistin halkının kendi topraklarında kendi kaderini tayin etme hakkının tanınması ve iki devletli çözümün uygulanmasını desteklemek için fiili adımlar atılmasına olan katkısına büyük değer veriyoruz” açıklamasını yaptı.

Abbas, diğer Avrupa ülkelerini “sorumluluklarını yerine getirmeye ve aynı yolu izleyerek uluslararası kararlar uyarınca 1967 sınırlarına dayalı iki devletli çözüme ulaşmak için Filistin devletini tanımaya” çağırdı.

“Hakikat ve adalet adına zafer”

Filistin Yönetimi’nin çekirdeğini oluşturan Filistin Kurtuluş Örgütü’nün (FKÖ) üst düzey yetkilisi Hüseyin Şeyh, açıklamaları “On yıllardır süren Filistin ulusal mücadelesinin ardından özgür dünyada hakikat ve adalet adına zafer kazanılan tarihi anlar” olarak değerlendirdi. Şeyh, Filistin devletinin tanınmasının, “bölgede istikrar, güvenlik ve barışa yol açacağını” söyledi.


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz