TABİB, DİSK/Enerji-Sen İstanbul 1 Nolu Şube, İBB Çalışanları Derneği, Emekçiler Dayanışması, Taşeron-İş, TOMİS, Belediye Çalışanları ve Kamu Taşeron İşçileri Derneği, Umut-Sen, DGD-SEN, DEV-TEKSTİL, Tüm Kamu Çalışanları Derneği, Belediye Mimarları ve Mühendisleri Derneği, BDSP, Sosyal Adalet Hareketi, Birleşik İşçi Hareketi, İşçi Emekçi Birliği, Disk Emekli-Sen Sancaktepe, Halk-Der, Kataş-Sen, İstanbul İşçi Hakları Meclisi, Tüm Bel-Sen 5 Nolu Şube, Kırmızı Gazete üyeleri İBB karşısındaki Saraçhane parkında direnişi sürdüren Çal ile birlikte açıklama yaptı.

77 gündür direnişte olduğunu hatırlatan Çal, “Tek talebim başından beri sadece işimi geri istiyorum. Demiyorum ki bana haksızlık yapanları görevden alın, aynı haksızlığı ona yapın. 77 gündür tek başına burada ‘işimi geri istiyorum’ diye haykırıyorum. Ekmeğim, onurum, işim için buradayım” dedi.

Ortak basın metnini ise Berke Bozkurt okudu. Direniş süresince Çal’ın belediye ve şirket yöneticileri ile iki kez görüştüğünü, şirketin teklifinin Çal’ın taşeron firmada çalışması yönünde olduğunu aktaran Bozkurt, “Taşeron firmada çalışma kabul edilemez. Bu teklif, hükümetin 2018’de çıkarılan 696 sayılı KHK’dan daha geri bir durumu dayatmak anlamına geliyor. Güvencesiz istihdam biçimlerinden en çok tercih edileni taşeron çalışmadır. Taşeron çalışma, uzun sürelerle ve mesai ücreti alamama, belirli süreli iş sözleşmesine tabi olma, sosyal haklardan yararlanamama, sendikal hakları kullanamama, baskıcı bir çalışma ortamında çalışma gibi olumsuzlukları barındırmaktadır. Kısacası taşeron köleliktir. 650 bin belediye şirket İşçisinin ‘şirket işçiliği kadro değildir, katmerli işçi sömürüsüdür’ dediği, meydanlarda eylem yaptığı ‘kadrolu ve güvenceli çalışma hakkımızdır’ diyerek taleplerini yükselttiği yerde, uzun süredir tek başına direnen bir kadın işçiye taşeronu göstermek hangi vicdana sığar? Bu nasıl kabul edilebilir” sorularını yöneltti.

Kadrolu ve güvenceli çalışma hakkının sadece Çal’ın değil, bir milyon işçinin gündeminde olduğunu vurgulayan Bozkurt, “Yerel yönetim seçimlerinin yapılacağı önümüzdeki günlerde 1 milyon işçinin beklentisi, kamuda taşeronluğun ve şirket işçiliğinin son bulmasıdır. Bizler, işçilerin bu taleplerinin arkasındayız. Tülay Çal, direnişe başladığı ilk günden beri, işine geri dönmek istediğini söylüyor. Bizler bu talebin arkasındayız. Tülay Çal’ın bir an önce işine dönmesi için elimizden ne gelirse yapacağız. Kamuda taşeron ve belediyelerde şirket işçiliğinin son bulması için sürdürülen mücadelenin yanındayız. Güvencesiz koşullarda hizmet üreten ve bu çalışma biçimine itiraz eden bütün işçilerin mücadelesini selamlıyoruz” ifadelerini kullandı.


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz