Gözaltında kaybedilen ve katledilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle yıllardır mücadele eden Cumartesi Anneleri/İnsanları eylemlerinin 978’inci haftasında yine Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi.

Ellerinde kayıplarına ait fotoğraflar ve karanfiller taşıyan Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın bu haftaki eylemine İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Eren Keskin, derneğin İstanbul Şube Hapishaneler Komisyonu üyeleri ile çok sayıda insan hakları savunucusu katıldı.

Bu haftaki eylemde 24 Aralık 1994’te gözaltında kaybettirilen Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu öğrencisi ve Türkiye Öğrenci Dernekleri Federasyonu Başkanı İsmail Bahçeci’nin akıbeti soruldu.

“29 yıldır soruyoruz: İsmail nerede?”

Basın metnini okuyan İHD Kayıplar Komisyonu üyesi Aysel Ocak, 29 yıldır İsmail Bahçeci “Nerede?” diye sorduklarını belirterek, “Ağır insan hakları ihlalleri söz konusu olduğunda devletlerin, etkili bir hukuk süreci yürüterek bu ihlallerle ilgili gerçeğin bilinmesini ve faillerin cezalandırılmasını sağlama sorumluluğu vardır. Devletin bu sorumluluğunu yerine getirmeyi reddetmesi, ihlallerin ve cezasızlığın tekrarlanmasına neden olan kara bir döngü oluşturmaktadır” dedi.

“Defalarca gözaltına alındı, işkence gördü”

İsmail Bahçeci dosyasında adaletin sağlanmasını istediklerini dile getiren Ocak, “90’lı yılların başında üniversite öğrencileri, YÖK sistemine karşı demokratik, özerk ve katılımcı bir üniversite talebiyle dernekler kurarak örgütlenmeye başladı. Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu öğrencisi İsmail Bahçeci de bu örgütlenme içinde yer aldı. Türkiye Öğrenci Dernekleri Federasyonu Başkanı’ydı. Politik eylemleriyle öne çıkan her öğrenci gibi İsmail de ağır baskılara maruz kaldı. Defalarca gözaltına alındı, ağır işkence gördü. 1993 yılında hakkında yakalama kararı çıkarıldı ve polis tarafından aranmaya başlandı. Bahçeci ailesinin Avcılar’daki evine polis baskınlar düzenledi. Bu nedenle İsmail evden ayrıldı. Kardeşi, İsmail’e acil durumlarda kendisine haber ulaştırması için bir arkadaşının işyeri telefonunu verdi” ifadelerini kullandı.

“Polisler İsmail’i kaybettiğini kabul etti”

Ocak, 24 Aralık 1994 tarihinde ailesini telefonla arayan ve kendisini Bahçeci’in arkadaşı olarak tanıtan bir kişinin, Bahçeci’in polisler tarafından gözaltına alındığı haberini verdiğini paylaştı. Ocak, sonrasında yaşananları şöyle anlattı: “Baba Şehmus Bahçeci, hemen Gayrettepe Emniyet Müdürlüğüne ve DGM İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu. Ancak İsmail’in gözaltına alındığı inkar edildi. Bu sırada kardeşinin İsmail’e telefonunu verdiği arkadaşının işyeri, polis tarafından basıldı. ‘Yakalanan bir örgüt mensubunun üzerinde telefon numaranız çıktı’ denilerek işyeri sahibi gözaltına alındı. 1995 Ocak ayında da Ankara’da gözaltına alınan M.Y. sorguda, ‘Seni de İsmail Bahçeci gibi kaybederiz’ diye tehdit edildiğini kamuoyuna duyurdu. 24 Aralık’tan sonra Bahçeci ailesinin evine bir daha polis baskını yapılmadı.”

“29 yıldır İsmail’in akıbeti karanlıkta bırakıldı”

Türkiye’deki ihlal ve cezasızlık politikasına dikkat çeken Ocak, “Yalnız bizi değil, tüm toplumu derinden etkilemektedir. Fatma ve Şehmus Bahçeci, devletin her kademesinde yetkililerle görüştü. İsmail’in gözaltında kaybedilmesi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine getirildi. İsmail’in arkadaşları, İnsan Hakları Derneği ve Af Örgütü, düzenledikleri kampanyalarla konuyu ülke ve dünya kamuoyuna taşıdılar. Ancak tüm çabalar sonuçsuz kaldı. Devlet yükümlülüklerini yerine getirmedi. 29 yıldır İsmail’in akıbeti karanlıkta bırakıldı. Onu kaybedenler cezasızlıkla korundu” dedi.

“Kayıplarımız için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz”

29 yıldır sürdürdükleri mücadelelerinde kararlı olduklarının altını çizen Ocak, şunları söyledi: “978’inci haftamızda bir kez daha İsmail Bahçeci dosyasında maddi gerçeğin açığa çıkmasını, suçun fail ve sorumlularının tespit edilerek cezalandırılmalarını sağlayacak etkin bir soruşturma ve kovuşturma yürütülmesi için adli makamları göreve çağırıyoruz. Kaç yıl geçerse geçsin İsmail Bahçeci ve tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”

“Adalet mücadelemiz sürecek”

Ocak’ın ardından konuşan İsmail’in abisi Umut Bahçeci, “Şayet kaybedilmeseydi kardeşinin bugün gazetecilik yapabileceğini ve hakikat mücadelesi yürütenlerin yanında olacağını” ifade etti. Bahçeci, sözlerini kardeşi ve diğer tüm kayıplar için adalet mücadelelerini yürütmekten asla vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak sonlandırdı.

Açıklamanın ardından Cumartesi Anneleri/İnsanları ve eylemi takip eden gazeteciler meydana karanfil bıraktı.

 


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz