Kobanê Kumpas Davası’nda eski HDP Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın da aralarında bulunduğu Kürt siyasetçilere ağır cezalar verilmesine tepkiler sürüyor.

Amed’de DBP İl Binasından İstasyon Meydanı’da düzenlenen yürüyüşe DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, DBP Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar ve Keskin Bayındır, SYKP Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz, DEM Parti milletvekilleri, DBP ve DEM Partili yöneticiler ile Barış Anneleri ve Amed’liler katıldı.

16.jpg

‘DAİŞ kaybetti onu sahiplenenler de kaybedecek’ pankartının açıldığı eylemde Kobanê Davası’nda ağır cezalar verilen Kürt siyasetçilerin fotoğrafları taşındı. Eylemde, ‘direne direne kazanacağız’ sloganları atıldı.

Polis ablukasında yürüyüş

Katılımcıların polis tarafından ablukaya alınmasının ardından yürüyüş durdu. Sloganlar ve ıslıklarla yapılan protestonun ardından abluka kaldırıldı.

Kısa süre sonra tekrar polis ablukasına alınan yürüyüş, kısa süre sonra ablukanın kaldırılması ile yeniden başladı. Abluka altında süren yürüyüşün ardından katılımcılar İstasyon Meydanı’na ulaştı.

“Arkadaşlarımız demokrasiyi savundu”

Kobane Davası kararlarını hukuk katliamı olarak nitelendiren ve ülke tarihinin en karanlık sayfalarına yazılacağını belirten DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, 13 Kürt siyasetçiye 407 yıl hapis cezası verildiğini hatırlattı. Katılımcılar, cezaları yuhalayarak protesto etti. Hatimoğulları, “Onlar bir suça karşı kendilerini savunmadılar. Onlar faşist, otoriter rejime karşı demokrasiyi, insan haklarını, yaşam hakkını, Kürt halkının haklarını, Alevileri, farklı hakların ve insanların haklarını savundular. Onlar kadınların haklarını ve yaşamlarını savundular. Onlar doğayı savundular. Onlar bir kuru ekmeğe muhtaç olan işçinin, emekçinin, yoksulun haklarını savundular. Ve öyle bir savunma yaptılar ki 100 sene sonra hukuk fakültelerinde ders mahiyetinde okutulacak bir savunma gerçekleştirdiler” dedi.

“HDP’liler diz çökmedi”

Ceza alan siyasetçilerin “Bizler dimdik direniyoruz, sizler de dışarıda dimdik direnin” mesajını gönderdiğini hatırlan Hatimoğulları, “Bu karar hukuki bir karar değildir. Bu karar bir siyasi karardır. Erdoğan, Saray ve küçük ortağı Ankara’dan verdikleri demeçlerle, genel merkezden yazdıkları iddianamelerle hazırlanmış olan bir dosyadır Kobanê Kumpas Davası. Bu dava HDP’den, ezilenlerden, sömürülenlerden, Kürt halkından intikam alma davasıdır. Bu dava düzmece bir kumpas davasıdır. Bizim elimizi siyaseten bükemeyen AKP ve ortakları bizlere böyle diz çöktüreceklerini zannettiler. Ama HDP ve HDP’liler diz çökmedi. Türkiye demokrasi güçleri diz çökmedi” diye konuştu.

“Bir adım geri atmayacağız”

Kürt siyaseti ve siyasetçileri ile birlikte onlarla dayanışma içinde olan sol ve sosyalistlerin de hedef alındığını vurgulayan Hatimoğulları, ” Ama şunu iyi bilsinler ki Türkiye’nin sosyalistleri, devrimcileri, demokratları, aydınları olarak, aydınlık bir geleceği kurmak isteyenler olarak bir kez daha Amed’in göbeğinde sözümüz olsun ki yürüttüğümüz mücadeleden bir adım geri atmayacağız. Kürt halkıyla dayanışmaktan, onların mücadelesine omuz vermekten bir adım geri atmayacağız, atmayacağız, atmayacağız” dedi.

“IŞİD’e Kobanê Direnişi’nde geçit vermedik, vermeyeceğiz”

5 Haziran 2015 HDP mitingine IŞİD tarafından düzenlenen bombalı saldırıyı hatırlatan Hatimoğulları, “Bu alanın bizlerde bıraktığı derin izler var, acılar var. Bu alanda 2015’te HDP mitingi düzenlenirken IŞİD’in önü açıldı, bu alanda bombalar patlatıldı. Bizler tam da bombanın patladığı bu noktada IŞİD’in Türkiye’de, Ortadoğu’da önünü açanlar yargılanacakken bizleri yargılıyorlar. IŞİD’e karşı verdiğimiz mücadelenin onurunu taşıyoruz. IŞİD’e Kobanê Direnişi’nde geçit vermedik şimdiden sonra asla geçit vermeyeceğiz. IŞİD’in çizgisi Türkiye’de, Suriye’de, Irak’ta hakim olamadı diye bizden intikam almak istiyorlar” diye konuştu.

“Siyasi irade IŞİD’in katliamlarını seyretti, önünü açtı”

İstasyon Meydanı Katliamı, Suruç Katliamı, Antep Düğün Katliamı’nı hatırlatan Hatimoğulları, şunları söyledi:

“Sivil insanları katletmenin önünü açtılar. Basın açıklaması için buraya yürüyüşümüzü gerçekleştiriken onlarca kez polis müdahalesiyle karşılaştık. Türkiye’de kuş uçurtmam diyen MİT, Emniyet ve onların başındaki siyasi irade IŞİD’in elini kolunu sallaya sallaya kent merkezlerine girmesini, sivil insanları katletmesini adeta izledi ve önünü açtı. İşte yargılanan tam de bizlerin buna karşı verdiği mücadeledir. Antep mezarlığına gideniniz görmüştür; bir fotoğraf var ki hafızalarda yüzyıllar geçse de asla silinmez. Tıpkı beşikler gibi dizilmişti mezarlar yan yana, onlarca mezar açılmıştı. Ve o katliamı IŞİD gerçekleştirdi. Aynı katliam Reyhanlı’da da gerçekleşti.”

“Barışa kana buladılar”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Reyhanlı Katliamı sonrası yaptığı açıklamaları eleştiren Hatimoğulları, şöyle devam etti:

“Erdoğan, ’53 Sünni yurttaşımız katledildi’ diyerek Hatay’da yaşayan Alevileri hedef göstermişti. Daha sonra IŞİD bu katliamı üstlendiği ortaya çıkınca Erdoğan açıklamalarından o zaman geri adım atmıştı. Onlarca canımızı Reyhanlı’da kaybettik. İnsanların beden bütünlüğü bile yoktu. Mezara kim, neyi götürecek, hangi cenaze götürülecek onu bile seçememişlerdi. Yine Türkiye tarihinin en büyük katkılarından biri Ankara Gar Katliamı. Ankara Gar’da Türkiye’nin devrimcileri, Türkiye’nin demokratları, emek, meslek örgütleri, siyasi partiler, insan hakları savunucuları, kadın hareketi, ekoloji hareketi el birliği vererek büyük bir barış mitingi düzenlemek istediler. O barış mitingini de kana buladılar. Ankara Gar Katliamını gerçekleştirdiler ve orayı da barışı da bir kez daha kana buladılar.”


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz