Bu sene 1 Mayıs İstanbul’da nerede kutlanacak?

Taksim’de.

1 Mayıs, işçi sınıfı ve burjuvazinin güçlerinin karşı karşıya geldiği, işçi sınıfının kendini siyasal bir güç olarak sahneye çıkardığı bir gündür.

İşçi sınıfının Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü olan 1 Mayıs’ın bu topraklardaki tarihsel meydanı Taksim’dir. 1977’de 500 bin işçinin katıldığı 1 Mayıs’ta 36 işçi devlet saldırısı ile öldürüldü. Ertesi sene aynı meydanda 10 binlerce işçi ölen arkadaşlarını anmak ve hesap sormak için 1 Mayıs’ta yine Taksim Meydanı’nda bir araya geldi. Bu güçlü gösterinin ardından devlet işçi sınıfının gücünden korkarak Taksim Meydanı’nda 1 Mayıs kutlamalarını yasakladı. Ancak bu tarihsel mücadele Taksim Meydanı’nı 1 Mayıs alanı haline getirdi.

Yasaklamalar, darbe dönemleri, sıkıyönetim koşulları altında dahi işçi sınıfı 1 Mayıs’ı kutlama iradesi göstermiş, bu uzun mücadele tarihi içinde birçok kez yüzünü Taksim Meydanı’na dönmüştür. 1989 yılında devrimci bir işçi olan Mehmet Akif Dalcı, Taksim Meydanı’nda 1 Mayıs kutlamak isterken, 1996 yılında Hasan Albayrak, Yalçın Levent ve Dursun Odabaş ise Kadıköy’deki 1 Mayıs kutlamaları sırasında polis kurşunlarıyla öldürüldü.

2007 senesinde 77’deki katliamın 30. yılında 1 Mayıs bir kez daha Taksim Meydanı’nda kutlanmak istenmiş, devlet işçi sınıfının bu isteğine yine saldırıyla karşılık vermişti. 2009 yılına kadar her yıl daha da artan kitlesellikte Taksim’de 1 Mayıs iradesi gösterilmiş, ülkenin her yerinde 1 Mayıs günü işçi sınıfının gözü kulağı Taksim Meydanı’nda yapılacak 1 Mayıs gösterilerinde olmuştu. Bu direniş çizgisinin yayılmasının ardından 33 yıl aradan sonra ilk defa 2010 yılında devlet 1 Mayıs’ta Taksim Meydanı’nı işçi sınıfına açmak zorunda kaldı.

2012 yılına kadar her yıl yüzbinlerce işçinin, kadının, öğrencinin, her renkten ve her inançtan halkın kendi talepleriyle katıldığı Taksim 1 Mayısları, 2012’de Küba’dan sonra dünyanın en kalabalık 1 Mayıs’ı hâline geldi. Tıpkı 1978 yılındaki gibi işçi sınıfının bu gücünden korkan devlet Taksim Meydanı’nı yeniden 1 Mayıs gösterilerine kapattı.

Taksim Meydanı bu yasaktan 1 ay sonra Gezi Direnişi’nde milyonlar tarafından özgürleştirildi. Tüm ülkeye özgür bir yaşamın mümkün olduğunu, ancak bir arada ve mücadeleyle kurulabileceğini gösterdi. Taksim Meydanı bir kere daha direnişin, özgürlüğün simgesiydi.

Yaşam koşullarının ağırlaştığı bu süreçte, yaşamlarına ellerine almak isteyenlerin, direnişi ve mücadeleyi büyütmek isteyenlerin yan yana geleceği 1 Mayıs, bu sene de Taksim Meydanı’nda kutlanacak.

Taksim 1 Mayıs’ına kimler çağrı yapıyor?

Bu sene kitlesel bir Taksim 1 Mayıs’ı için birçok çağrı yapılmakta. 16 devrimci örgütün kurduğu 2024 1 Mayıs Taksim Platformu*, DİSK, KESK, TMMOB, TTB, TDB de bu sene 1 Mayıs’ın Taksim’de kutlamak için çağrılar gerçekleştiriyor. Geçtiğimiz yılın Kasım ayında Anayasa Mahkemesi, 2012’den sonra yasaklanan Taksim 1 Mayısları için hak ihlali kararı vermiş, Taksim Meydanı’nın 1 Mayıs alanı olduğunu gerekçeli kararı ile açıklamıştı.

İzin verilmezse ne olacak?

Alacağız.

Açlık-yoksulluk sınırı altında çalışmaya zorlanan işçiler greve çıktığında grev yasaklarını yırtıp nasıl üretimi durduruyorsa, gelecekleri ellerinden alınan öğrenciler nasıl özgür bilimsel eğitim mücadelesi için sokakları dolduruyorsa, yaşamları ve özgürlükleri sürekli saldırı altında olan kadınlar 8 Martlarda, 25 Kasımlarda nasıl meydanları kuşatıyorsa, iradelerinin ve inançlarının yok sayılmasına karşı halklar baş eğmeden direnişlerini nasıl sürdürüyorsa, bu sene 1 Mayıs da Taksim Meydanı’nda öyle kutlanacaktır.

Tarih bize göstermiştir ki, izin almak değil, mücadeleyi büyütmek haklarımızı ve geleceğimizi kazanmanın tek yoludur. 2012 yılında dünyanın en kitlesel ikinci 1 Mayıs’ını yaratan, “Hak verilmez alınır, zafer sokakta kazanılır” diyenlerin omuz omuza mücadelesidir.

1 Mayıs resmi tatil. Zaten bu darboğazın içinde 1 Mayıs’a gelmeyip çift yevmiye alsak daha iyi değil mi?

Değil.

Her geçen gün etkileri daha boğucu olan ekonomik kriz yüzünden çeşitli “hayatta kalma” formülleri üretiliyor. Kredi kartlarına taklalar attırmak, bitcoinden/borsadan voleyi vurmaya çalışmak, öğün azaltmak, çocuğa başkasının eskilerinden giydirmek, ek mesaiye kalmak, tatil günlerinde ek iş yapmak…

İlk etapta çift yevmiye almak belki mantıklı gelse de günden güne daha da zorlaşan hayat koşulları içinde bütün bunlar ne yazık ki ancak günü kurtarmaya yarayabilecek şeyler.

Oysa ki yaşamlarımızı elimize almak için 1 Mayıs’tan başlayarak atılacak bir adım, yarınlarımızı gündüzlerinde sömürülmediğimiz, gecelerinde aç yatmadığımız bir yaşama döndürebilir.

1 günlük çift yevmiye almak yerine, 1 Mayıs’la özgür günlere atılacak bir adım var.


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz