İddia: “Virüslerden korunmak için maske kullanmak işe yaramazdır. Wuhan koronavirüs salgını gibi salgınlar sırasında insanlar boşuna yüz maskesi kullanıyorlar.”
Gerçek mi: Karışık
Gerçek Taraflar
Kullanılan maskenin türüne (örneğin N95 tipi respiratörlerin kullanılmasına) ve bu maskelerin doğru takılıp takılmadığına bağlı olarak, bir virüsün bir kişiye hastalık yapıcı miktarda bulaşmasını önlemek mümkün olabilir. Ayrıca maske kullanımı, hastalık semptomu gösteren (veya henüz semptomları göstermese bile virüse sahip olan) kişilerin hastalığı diğerlerine yaymasını engellemek açısından faydalıdır.
Sahte Taraflar
Halk arasında yaygın olarak kullanılan tıbbi/cerrahi maskeler (“kullan at maskeler”) viral enfeksiyonlara karşı çok az koruma sağlayabilmektedir. Ayrıca çok az insan, daha yüksek koruyuculuğa sahip olan respiratörleri doğru bir şekilde takıp, doğru bir şekilde kullanmaktadır. Bu nedenle, buradaki yazıda anlatılan önlemler, maske kullanımından çok daha faydalıdır.
İddianın Kökeni
Uzak Doğu’da solunum yoluyla bulaşan hastalıklara karşı önlem amaçlı kullanılan yüz maskeleri, Wuhan Koronavirüs (2019-nCoV) salgını sırasında da yeniden gündeme geldi. Çin Hükümeti’nin insanlara maske takmasını önermesi, kısa sürede ülkedeki maske stoklarının tükenmesiyle sonuçlandı.
İnsanlar, tıbbi yüz maskeleri kullanarak virüsten korunabileceklerini düşünseler de, N95 respiratör maskeleri gibi üst düzey maskeler haricindeki maskelerin neredeyse hiçbiri virüse karşı dikkate değer bir koruma sağlamamaktadır. N95 respiratörler bile %100 koruma sağlayamazlar.
Halk arasında yaygın olarak kullanılan tıbbi maskeler, ağzı ve burnu tam olarak kapatmadığı için (yanlardan ve üst/alt kısımlardan hava akışına izin verdikleri için), solunum yoluyla bulaşan virüslere karşı neredeyse hiç koruma sağlamazlar. Öte yandan herhangi bir maskenin kullanımı, hasta olan kişilerin diğer insanlara virüs bulaştırmasını ise kısmî olarak engelleyebilir.
Bilgiler
Virüsler son derece küçük varlıklardır; birçoğu sadece 100 nanometre (0.1 mikrometre) boyundadır. Bu nedenle çok üst düzey maskeler kullanılmadığı sürece, bu virüslerden korunmak son derece zordur.
Unutmamak gerekiyor ki (en azından çoğu durumda) tek veya birkaç virüsün size bulaşması, virüsün sizi hasta etmesi için yeterli değildir. Bazı araştırmalar tek bir virüsün bile hastalık için yeterli olduğuna yönelik veriler sunsa da, çoğu zaman binlerce, belki on binlerce virüsün size ulaşması gerekmektedir. Benzer şekilde, ne kadar az sayıda virüs ile enfekte edilirseniz, hasta olma ihtimaliniz de o kadar azalmaktadır (ancak hiçbir zaman sıfır değildir; yani tek bir virüs bile sizi hasta edebilir; bu nedenle maskeler mutlak koruma sağlayamaz). Buna ek olarak, daha az sayıda virüsü vücudunuza alacak olursanız ama savunma sisteminiz bunları durduramayacak olursa, o zaman da virüs çoğalarak sizi hasta edebilir. Dolayısıyla maske kullanımındaki amaç, vücuda giren virüs miktarını azaltmaktır (ve mümkünse, durdurmaktır).
Ana görselde yer verilen tıbbi/cerrahi maskeler bunu pek yapamazlar; çünkü yanlardan ve diğer kenarlardan hava akışına büyük oranda izin verirler. Zaten tıbbi bir maskenin kullanılma amacı, kullanan kişinin dışarıdan bir mikrop kapması değil, takan kişinin kullandığı mikropların diğer insanlara bulaşmasına engel olmaktır. Bu bakımdan, yeterince çok sayıda kişinin (hele ki hastalık semptomları gösterenlerin) yüz maskesi kullanması, salgının yayılmasına engel olmak açısından faydalı görülebilir. Mayo Clinic’ten Dr. James M. Steckelberg, konuyla ilgili şöyle diyor:
“Bazı araştırmalar, tıbbi/cerrahi maskelerin kullanımının influenza (grip) virüsünün yayılmasına engel olduğunu göstermektedir. Hatta cerrahi maske ile alkol-temelli bir el dezenfektanını birlikte kullanmak, grip-benzeri hastalıkların sadece cerrahi maske ile önlenmesinden de daha etkilidir. Özellikle de çok sayıda insanın bir arada yaşadığı (siteler, askeri birlikler, yurtlar, vb.) yerlerde kişilerin virüs kapması çok daha olasıdır.”
Öte yandan N95 olarak isimlendirilen ve dışarıdaki maddelerin %95 civarını engelleyebilen respiratör maskeler, viral enfeksiyonlara karşı çok daha etkilidir. Buna rağmen, N95 maskelerin por (delik) büyüklüğünün 0.1-0.3 mikrometre (100-300 nanometre) civarında olduğu ve bu nedenle virüsler tamamen durduramayacağı hatırlanmalıdır. Buna rağmen, respiratör kullanımı vücuda ulaşan virüs sayısını azaltmak açısından faydalı olabilir.
Ne yazık ki N95 maskeleri doğru bir şekilde takmak oldukça zordur ve bu maskeleri kullanan (profesyonel olmayan) kişiler, respiratörü çoğu zaman hatalı bir şekilde takmaktadır. Bu da, maske koruyuculuğunu dikkate değer miktarda azaltmaktadır. Bu maskelerin nasıl kullanılması gerektiğini aşağıdaki videodan adım adım izleyebilirsiniz:
Maskelerin bu açıdan en büyük sıkıntısı, maske kullanan insanların hastalıklardan kesin olarak korunduklarını düşünmeleri ve gerçekten işe yarayan önlemleri almayı durdurmalarıdır. Amerikan Hastalık Kontrol Merkezi (CDC), konuyla ilgili şöyle söylemektedir:
“Halkın, solunum hastalıklarını önlemek için yüz maskeleri kullanmasını genel olarak tavsiye etmemekteyiz. Ve yeni virüs [2019-nCoV] için de bu şekilde maske kullanımını önermemekteyiz. Maske kullanmak yerine, yeni koronavirüsün semptom ve işaretlerine, örneğin ateş ve öksürük belirtilerine dikkat etmek daha faydalı olacaktır. Eğer bu semptomlara sahipseniz, hemen hastanelere gitmenizi önermekteyiz.”
Sonuç
Bu açılardan bakacak olursak, maske kullanımının zarardan çok fayda sağladığı; ancak viral enfeksiyonları önlemek açısından tek başına yeterli olmadığı söylenebilir. En azından şunu söyleyebiliriz: Ortalamada düşünülecek olursa, bir salgın sırasında maske kullanmak, kullanmamaktan iyidir; çünkü maske kullanmanın herhangi bir zararı olmayacaktır; ancak şans eseri bile olsa bazı bulaşma vakalarını önleyebilir veya yayılmasını yavaşlatabilir.
Bu nedenle iddiayı Evrim Ağacı “Karışık” olarak nitelendirmekte. Genel olarak, maske kullanımına güvenmek yerine, konuyla ilgili yazılan şu makale okunabilir.