İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, Van’a yönelik kayyım darbesini protesto etmek için Şişhane Meydanında toplandı. Eylem öncesi meydan yoğun bir polis ablukasına alındı. “Kayyum darbedir! Halk iradesinin gasbına dur de” pankartı açılan eyleme, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) milletvekili Kezban Konukçu, Emek Partisi (EMEP) milletvekili İskender Bayhan ve çok sayıda siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcisi de katıldı.
Bayhan: İşçi ve emekçilerin birliğini büyüteceğiz
Van halkının iradesinin gasp edilmesine ve Antep’te binlerce işçi ve emekçinin iradesinin yok sayılmasına işaret eden EMEP milletvekili İskender Bayhan, bu baskı politikalarının iktidarın güçsüzlüğünün bir göstergesi olduğunu vurguladı. “Saray iktidarının uyguladığı bu kayyum politikalarını ve yasaklar düzenini, OHAL ilanını onun güç gösterisi olarak değil güçsüzlüğü olarak tarihe not ediyoruz. Onun için biz kazanacağız, bu ülkenin işçileri, emekçileri kazanacak, sömürülen, ezilen halk kitleleri kazanacak. Emek ve barış diyenler kazanacak. Bir avuç zenginin, sermayedarın, saltanatın temsilcileri kaybedecekler” diyen Bayhan, ülkenin dört bir yanında süren mücadeleleri, birliği büyüterek kazanacaklarının altını çizdi.
Konukçu: Gerekçe uydurmaya dahi gerek duymadılar
Direnişteki Van halkını ve Antep işçilerini selamlayarak sözlerine başlayan DEM Parti milletvekili Kezban Konukçu, Van Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Abdullah Zeydan’ın üzerine atılı suçu işlemediği ortada olduğu halde bir gerekçe uydurmaya gerek dahi duyulmadan ceza verilip belediyeye kayyum atandığını söyledi. BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in de patronların emriyle tutuklandığına işaret eden Konukçu, “Bu böyle devam etmez. İnsanca yaşamak istiyoruz, barış içinde, kardeşlik içinde yaşamak istiyoruz. bunun için de birlikte mücadele ediyoruz” dedi.
“Halkın iradesi yok sayılıyor”
Basın açıklamasını okuyan Derin Kuş, kayyum atamalarının halk iradesine yönelik ciddi bir saldırı olduğunu vurguladı. 31 Mart yerel seçimlerinde Hakkari’yle başlayan gasp zincirinin son olarak Van Büyükşehir Belediyesi’nin gasbıyla devam ettiğini ifade eden Kuş, “Son yıllarda birçok belediyeye, seçimle işbaşına gelen yönetimlerin yerine kayyumlar atanmış ve bu kayyumlar, halkın seçimle belirlediği iradeyi yok sayarak, sadece iktidarın dayattığı politikaların uygulanmasına aracılık etmiştir. Kayyum atanan belediyelerin önünde iradesine sahip çıkan vatandaşlara orantısız güç kullanılmış, içlerinde 14 yaşında çocukların da bulunduğu yüzlerce kişi işkence ile gözaltına alınmıştır” dedi. Bu saldırıların ve kayyum atamalarının derhal sona ermesini isteyen Kuş, iktidarın DEM Parti ve CHP belediyelerine kayyum atayarak kendi iktidarını kalıcı hale getirmek istediğini söyledi.
“Kayyım atamaları derhal son bulmalıdır”
“Bizler, belediyelere kayyum atanmasının derhal sonlandırılmasını ve halkın özgür iradesine saygı gösterilmesini talep ediyoruz. Halkın seçtiği temsilcilerin görevde kalabilmesi için mücadelemizi sürdüreceğiz. Kayyum atamalarına karşı olan bu tutumumuz, sadece bir yerel yönetim meselesi değil, aynı zamanda tüm toplumun demokrasisini savunma mücadelesidir” diyen Kuş, “kent uzlaşısı” sisteminin kriminalize edilmesine de tepki gösterdi.
“Halkın iradesi ve emekçilerin mücadelesi baskı altında”
“Demokrasi yoksa, emekçilerin insanca yaşam ve çalışma hakkının güvencesi de yoktur” diyen Kuş, Antep’te Başpınar işçilerinin süren direnişine işaret etti. Direnişe öncülük eden BİRTEK-SEN’in genel başkanı Mehmet Türkmen’in tutuklandığını belirten Kuş, şöyle devam etti: “Tek adam yönetimi halkın insanca yaşama ve çalışma hakkını kayyumlarla, anti-demokratik uygulamalarla, baskıyla, zorla gasp etmek istiyor! Halkın oy verdiği ve kendi iradesiyle seçtiği belediyeler, emekçilerin üye oldukları, birlikte mücadele verdikleri sendikalar baskı altında. Ama geçit vermeyeceğiz! Örgütlenme özgürlüğümüzü kazanana, kayyum uygulamalarına son verilene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.”
Eylem boyunca, “Kayyumlar gidecek, biz kalacağız”, “Başpınar işçisi yalnız değildir”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, ya hiçbirimiz”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Direne direne kazanacağız” sloganları atıldı.