25.5 C
İstanbul
29 Ağustos Cuma, 2025
spot_img

AB Komisyonu Türkiye raporunu açıkladı: OHAL’e derhal son verilmeli

AB Komisyonu, bugün Strasbourg’ta Türkiye’ye ilişkin yayımladığı raporunda OHAL’in bir an önce kaldırılması gerektiğini vurgulayarak, Türkiye’nin AB’den uzaklaştığını belirtti. Avrupa Parlamentosu Türkiye raportörü Kati Piri ise Türkiye’ye net bir mesaj verme fırsatının kaçırıldığını söyledi

AB Komisyonu yıllık Türkiye raporunu açıkladı. “Türkiye’nin Avrupa Birliği’nden uzaklaştığı” belirtilen raporda, 15 Temmuz darbe girişimi kınanırken, ilan edilen OHAL’le alınan önlemlerin “orantısız” olduğu belirtiliyor.

OHAL’e birlikte 150 binden fazla kişinin gözaltına alındığı, 78 bin kişinin tutuklandığı ve 110 bin kamu görevlisinin görevden alındığı hatırlatılıyor. Meclisin yasama işlevinin zedelendiği belirtilen raporda, Kanun Hükmünde Kararname’lerin (KHK) ifade ve toplantı özgürlükleri gibi temel hakları kısıtladığının altı çiziliyor. Komisyon, bu nedenlerle OHAL’e derhal son verilmesini gerektiğini kaydederken, OHAL İşlemlerini İnceleme Komisyonu’nun AİHM içtihatları çerçevesinde “etkin ve saydam biçimde işletilmesi gerektiği” mesajını veriyor.

16 Nisan referandumu düzenlemeleri eleştirildi

Komisyon, 16 Nisan referandumu ardından Hakimler Savcılar Kurulu’ndan (HSK) yapılan değişiklikleri eleştirerek, HSK’nin yürütmeden bağımsız kılınması gerektiğini kaydetti. Referandumda kabul edilen değişiklikle Venedik Komisyonu tarafından kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı bulunduğuna atıf yapılan raporda, değişiklikler uygulamaya konmadan önce toplumsal uzlaşı aranması çağrısında bulunuldu.

Temel hak ve özgürlüklerde gerileme

Raporda ifade, medya, örgütlenme ve toplanma özgürlükleri olmak üzere temel hak ve özgürlüklerde ise geçen yıllara oranla “ciddi gerileme” gözlemlendiği not edildi.

Güneydoğu’daki durumun “ülkenin karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan biri” olarak tanımlandığı raporda, terörle mücadele yasalarının AİHM standartlarına taşınması istenirken soruna “barışçıl ve kalıcı çözüm için saygın bir siyasi sürecin yeniden başlatılması gerektiği” görüşüne yer verildi.

Resmi yetkililer kadının rolünü muhafazakar görüş açısından yansıtıyor

Raporda kadın erkek eşitliği konusunda yasal ve kurumsal çerçevenin genel olarak yeterli olduğu ileri sürülürken kadına yönelik ayrımcılık ve cinsiyet temelli şiddetler yeterince mücadele edilmediği görüşüne yer verildi. Ayrıca kız çocuklarının eğitiminin iyileştirilmesi gerektiği belirtilirken, resmi yetkililerin kadının rolünü sadece muhafazakar görüş açısından yansıttıkları kaydedildi. Erken yaşta evlendirilmenin hâlâ kaygı verici boyutlarda olduğunun altı çizilen raporda çocuklara yönelik şiddet konusunda henüz ulusal bir strateji olmadığı, LGBTİ haklarının korunmasıyla ilgili de “ciddi kaygılar” olduğu ifade edildi.

Türkiye’nin AB üyesi ülkelerle ikili ilişkileri bozuldu

Raporda Türkiye’nin AB üyesi bir devlete karşı “her türlü tehdit ve eylemden kaçınması” çağrısında bulunulurken, Türkiye’nin birçok AB ülkesiyle ikili ilişkilerinin geçen yıl içinde bozulduğuna işaret edildi.

Ekonomik duruma ilişkin olarak raporda “devletin ekonomiye giderek artan müdahalesi ve kimi muhalifler, şirketler ve iş insanlarına yönelik hamlelerin iş ortamı açısından zarar verici olduğu” belirtilirken, komisyonun ilke olarak Türkiye ile gümrük birliğinin güncellenmesine destek verdiği kaydedildi.

Kati Piri: AB Komisyonu, Erdoğan’a net mesaj verme şansını kaçırdı

AB Türkiye raportörü Kati Piri ise komisyonun hazırlamış olduğu rapora ilişkin kişisel blog sayfasından değerlendirmelerde bulundu. Piri, “Erdoğan’a net bir mesaj verme şansının kaçırıldığını” söyledi.

T24’te yer alan habere göre, Piri’nin açıklaması şöyle:

Avrupa Komisyonu’nun geçen yıl yaşanan gelişmelere dair analizleri beklendiği gibi acımasızca. Ancak Komisyon politik sonuçları ortaya koyamadı. Avrupa Birliği’ne üyelik hayali, demokrasinin temel prensiplerini bile koruyamayan yeni anayasa kabul edildiğinde dahi canlı tutuluyor. Avrupa Komisyonu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a politikalarının Avrupa Birliği’ne katılım sürecine dair sonuçları olacağına dair geçen yıl Avrupa Parlamentosu’nun yaptığı gibi net bir mesaj verme şansını kaçırdı.

Mevcut koşullar altında, Türkiye ile Gümrük Birliği’nin modernizasyonu ve vizesiz serbestisinin başlatılması gibi girişimlere yer yok.

Avrupa Parlamentosu tarafından yayınlanan, “yeni anayasanın yürürlüğe girmesi halinde Ankara ile katılım müzakerelerinin resmi olarak askıya alınması gerektiği” yönündeki uyarı Avrupa Komisyonu ve Avrupa Konseyi tarafından desteklenseydi oldukça kuvvetlendirilebilirdi.

Dışişleri Bakanlığı: Rapor Türkiye gerçeklerini anlamaktan uzak

Hürriyet’e yer alan haberde ise Dışişleri Bakanlığı’ndan rapora ilişkin yapılan açıklamada ise “Türkiye başta PKK, DEAŞ ve FETÖ olmak üzere aynı anda birçok terör örgütüyle mücadele etmektedir” ifadelerine yer verildi ve raporda FETÖ’ye değinilmediği ileri sürüldü. Oysa raporda FETÖ’den Gülen Hareketi adıyla bahsedilirken aynı zamanda 15 Temmuz darbe girişiminin de sorumlusu olduğu ifade ediliyordu.

Bakanlık, yaptığı açıklamada Türkiye’nin AB’den uzaklaştığı iddialarının ise yersiz olduğunu ileri sürdü. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Ezcümle, rapor Türkiye gerçeklerini anlamaktan ve bundan dolayı da amacına hizmet etmekten uzak düşmüş; bunun yanısıra malum üye ülkelerin haksız çıkarlarını, hukukun üstünlüğü gibi evrensel bir kavramdan önde tutarak AB’nin kendi değerlerini de hiçe saymıştır.

Sendika.Org

Son Haberler

ÇOK OKUNANLAR

ÖZGÜR BİR DÜNYA İÇİN!

KALDIRAÇ DERGİSİ'NİN ŞUBAT SAYISI ÇIKTIspot_img

DÜNYAYI İSTİYORUZ!

İŞÇİ GAZETESİ'NİN 222. SAYISI ÇIKTI!spot_img

ARTIK TELEGRAM'DAYIZ!

spot_img

Bizi takip edebilirsiniz

369BeğenenlerBeğen
851TakipçilerTakip Et
14,108TakipçilerTakip Et
1,960AboneAbone Ol