Kaldıraç Öğrenci Kampı’nda depremzedelerin “buradaki yaşantının herkese gösterilmesi gerek” çığlığı

Kaldıraç Üniversite ve Özgür Lise'nin Hatay'ın Samandağ ilçesinde örgütlediği 18. Kaldıraç Öğrenci Kampı devam ediyor.

18. Kaldıraç Öğrenci Kampı 3. ve 4. gününü geride bıraktı. Geçtiğimiz iki günde atölye ve dayanışma faaliyetlerine devam eden öğrenciler Salı akşamı gazeteci yazar Ercüment Akdeniz ve Antakya AKA-DER Temsilcisi Deniz Polat’ın katılımıyla “Savaş Politikaları ve Halkların Ortak Mücadelesi” panelini gerçekleştirdi.

İlk sözü alan Ercüment Akdeniz, göçmen işçilerin sorunlarının doğrudan işçi sınıfının mücadelesi olduğunun altını çizdi. Akdeniz, Saya işçileri örneği üzerinden göçmen işçilerin ve yerli işçilerin birlikte örgütlediği ve kazandığı eylemlere değindi. Fotoğraflar ve araştırmalarıyla Türkiye’deki göçmen işçilerin çalışma koşullarını, iş kazalarını ve işçi cinayetlerini anlatan Akdeniz, dünya sosyalist hareketinin göçmen işçileri örgütleyemediği sürece kapitalizmi yıkamayacağını kaydetti.

Antakya AKA-DER temsilcisi Deniz Polat ise yükselen savaş politikaları ve halkların ortak mücadelesine dair sunum yaptı. 1. ve 2. emperyalist paylaşım savaşları inceleyen Polat, savaşları durduran gücün sosyalistler olduğunun altını çizdi. Bugün 3. emperyalist paylaşım savaşımının öngünlerinin yaşandığını belirten Polat, ABD’nin 2008’den beri devam eden ekonomik krizi bölgemiz başta olmak üzere dünyanın farklı noktalarında savaş yürüterek atlatmak istediğini kaydetti.

Polat, savaşı durdurmanın yolunu Ekim Devrimi’nin gösterdiğini hatırlatarak “Savaşı durdurmanın biricik yolu her ülkenin devrimcilerinin kendi coğrafyasında yükseltecekleri devrim ve sosyalizm mücadelesi ve sosyalist devrimlerdir. Bugünden baktığımızda ise konu işçi sınıfının bağımsız hattını her koşulda savunabilmektir. Halkların ortak mücadelesini örgütlemektir. Birbirinden bağımsız ve dağınık biçimde gelişen direnişin ortak bir kanaldan akmasını sağlamaktır. Birleşik bir emek cephesini örgütlemektir.” şeklinde konuştu.

Atölyeler ve dayanışma faaliyetleri

Kamp programında iki gün boyunca çeşitli mahallelerde haşere ilaçlama, sağlık taraması, çeşme yapımı faaliyetleri ve atölyeler yapıldı.

Kamptaki atölye yürütücüleri son iki günde yaptıkları çalışmaları değerlendirdi:

Çizim Atölyesi: 28 Ağustos’ta Mağaracık Mahallesi’nde bir duvara depremin 40.gününde “Hüznümüz İsyanımızdı” şiarıyla kadınlar tarafından Samandağ’da gerçekleştirilen eylemi resmettik. Farklı kültürlerden kadın figürlerinin önde olduğu, bahhur ve reyhanlarla donattığımız duvarı, mahalleden genç-yaşlı insanların katılımıyla boyadık. Çocuklar da Ayhan Kara Vakfı’nda ırkçılık karşıtı, sevgi, kardeşliği içeren çizimler yaptı.

29 Ağustos’ta Mızraklı Mahallesi’nde bir bakkalın duvarına bir önceki günde çocukların yaptığı çizimlerden esinlenerek Antakya’da birlikte yaşama kültürü yansıtan bir resim yapmak istedik. Çocuklara “Bu duvarda ne görmek istersiniz?” sorusunu da yönelterek yürüttüğümüz tartışma sonucu manzara resmi için taslak çizmeye karar verdik.

Çizim Atölyesi/Mızraklı Mahallesi

Çocuklarla Drama Atölyesi: TiToB (Tiyatro Toplulukları Birliği) olarak 6 hafta boyunca pratik olarak denemelerini yaptığımız atölyeyi çocuklara uyarlayarak sunduk. Katılım sayısı 30 ve üzeriydi. Çocukların oyun oynarken depremden vb. durumlardan-şartlardan ne kadar etkilendiğine dair fikirler edindik. Bire bir iletişimimiz aracılığıyla çocuklarla keyifli vaki geçirdik. Kendimiz için eğiticiyken çocuklar için de eğlenceliydi. Engelli bir birey de atölyeye katıldı. Çocukların da ona karşı önyargısının olmadığını, onunla oynamaktan mutlu olduğunu gözlemledik.

29 Ağustos’ta Yaylıca Mahallesi’nde, mahalle çevresinde dolanarak ve atölyeyi tanıtarak katılacak arkadaşlarımızla buluştuk. Çocukların katılmaya daha istekli olması açısından önce futbol maçı yaptık. 15 kişiye yakın çocukla atölyemizi gerçekleştirdik. Bölgedeki çocukların depremden Mızraklı bölgesine göre daha fazla etkilendiğine dair fikirler edindik. Çevrede atölyeyi gören köylüler bize çeşitli ikramlarda bulundu.

Çocuklarla Drama Atölyesi / Yaylıca Mahallesi

Tiyatro Atölyesi: Yaylıca Mahallesi’nde atölyenin ikinci gününde ses, nefes ve vücut çalışmalarıyla önce bedenimizi keşfettik, sonrasında ise doğaçlamalarla beraber oyunumuzun iskeletini oluşturduk. Üçüncü günümüzde tiyatro atölyesinin ilk oyununu çıkarmak üzere ayrıldık.

29 Ağustos’ta önce ses ve nefes çalışmalarına yoğunlaşıp vücudumuzu geliştirdik. Sonraysa doğaçlama çalışmalarıyla birlikte Yaylıca’da ilk oyunumuzu tamamladık. Yarın Mağaracık’ta atölyemize devam edip ikinci oyunumuzu çıkarma sürecine gireceğiz.

Tiyatro Atölyesi/Yaylıca Mahallesi

Ritim Atölyesi: Sokakları gezerek ritim atölyesi yapacağımızı duyurduktan sonra hep birlikte parka geçtik. Önce nota ölçülerine göre 4/4 lük ,7/8lik gibi ritimlerin nasıl duyulduğunu öğrendik. Sonra bunları hep birlikte el çırparak dizlerimize vurarak ya da ses çıkararak gerçekleştirdik. Gruplara ayrılarak farklı ritimleri aynı anda tuttuk ve çok sesli korolar oluşturduk. Akabinde şarkılara eşlik ettik, sonra dans ederek ritim tutmaya başladık. Katılımcı olan ya da izleyici mahallelileri pikniğe davet edip birlikte yemek yiyerek atölyeyi sonlandırdık.

Ritim Atölyesi/Harbiye Mahallesi

Masal Atölyesi: 28 Ağustos’ta Yaylıca köyünde ikinci gün etkinliğimizi yaptık. Bir önceki atölyede tespit ettiğimiz çocukların katılımını önleyici etmenleri değiştirdik. Atölyeyi amaçladığımız şekilde çocukların aktif katılımını arttıracak hale getirdik. Bu geliştirme sonucunda ilk gün çocuklardan göremediğimiz katılımı, ikinci gün görmüş olduk. Sonucunda dört çocuk bize masal anlatmış oldu. Bizim için önemli olan noktalardan birisi de masal anlatan çocuklardan birinin anlattığı masalı daha sonra yemek öncesinde atölyenin güvenli ortamı dışında başka yetişkinlere de aynı masalı anlatmış olmasıdır.

29 Ağustos’ta Tekebaşı Mahallesi’ndeydik. Burada yaklaşık otuz çocuğun katılımıyla masal atölyesini gerçekleştirdik. Çocukların anlatılan iki masala da aktif katılımını sağladık. Ayrıca sabah saatlerinde kamp içerisinde de katılımcılarla bir masal atölyesi gerçekleştirdik. Başarılı geçtiğini düşünüyoruz.

Masal Atölyesi / Tekebaşı Mahallesi

Habercilik Atölyesi: Bu iki gün boyunca fotoğraf ve video çekimi yaparak belgeselimiz için materyal topladık. 28 Ağustos’ta Harbiye Mahallesi’ne giderek burada çadırlarda kalan depremzedelerle konuştuk. Hidropark’taki çadır kentin tahliyesine denk geldik. Bu sırada röportaj ve çekim yaparken kaymakamlığın kolluk görevlisi gelerek bize bu alanda çekim yapamayacağımızı, kaymakamlık tarafından yasak kararı olduğunu söyledi. Fakat biz çekim yapmaya ve depremzedelerle sohbetimize devam ettik. Polis tacizinin artmasıyla sokak aralarına dağılarak burada çadırlarda kalanlarla görüştük.

29 Ağustos’ta ise Kuşalanı Mahallesi’ndeydik. Burada yıkım daha çoktu ve çadırlarda kalan daha fazla insan vardı. Haşere ilaçlama ekibiyle birlikte mahalleyi gezdik. Burada çadırlarda kalan insanlar kamera ve telefonla çekim yaptığımızı görünce yaşadığı koşulları anlatmaya başladı. Medyanın artık kendilerini görmediğini söyleyen depremzedeler buradaki yaşantının herkese gösterilmesi gerektiğini aktardı.

Habercilik Atölyesi/Kuşalanı Mahallesi


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz