CHP Milletvekili Barış Yarkadaş, KHK ile ihraç edilen ve açlık grevinde 188’inci gününde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın Ankara Jandarma Komutanlığı tarafından “Yeterli personel yok, kaçırılabilirler” denilerek davaya getirilmeyeceğini duyurdu.

Twitter hesabından açıklama yapan Yarkadaş, “Nuriye ve Semih’in savunma hakkı, gayri ciddi gerekçeler öne sürülerek gasp edilmek isteniyor” dedi.
İŞTE YARKADAŞ’IN O AÇIKLAMASI
Nuriye ile Semih, bugün hakim önüne çıkacak ve asılsız suçlamaları çürütecekti. Ancak; her iki ismin savunma hakkı engelleniyor.
Savunma hakkına yönelik engellerden biri; on sekiz avukatın gözaltına alınmasıydı. Bu aynı zamanda mahkeme heyetine de örtülü gözdağıydı.
On sekiz avukatın duruşmaya iki gün kala gözaltına alınması üzerinden, ilgili tüm kurumlara açık-örtülü mesaj verildi ve çerçeve çizildi.
Bu mesaj yerine ulaşmış olacak ki; etkisi ilk olarak kendisini Nuriye ve Semih’i mahkemeye getirecek olan jandarmada gösterdi.
JANDARMADAN İLGİNÇ GEREKÇE 
Ankara Jandarma Komutanlığı, mahkemeye “Yeterli personelim yok” gerekçesini gösterdi ve Nuriye ile Semih’i duruşmaya getiremeyeceğini bildirdi.
Jandarma Komutanlığı, aynı yazıda, “Nuriye ve Semih’in kaçırılabileceği”ni de öne sürdü. Yazıda provokasyon ihtimalinden vs söz edildi.
Mahkeme heyeti şimdi ne yapacağını düşünüyor. Çünkü; oturumun açılabilmesi için, tutukluların salonda olması gerekiyor.
Nuriye ve Semih, duruşmaya getirilmezse yargılama da başlayamayacak. Böylece iki öğretim üyesinin savunma / aklanma hakkı gasp edilecek!
HAK GASPI YETMEDİ!
Belli ki; İki emekçinin “lekelenmeme hakkı”nın gaspı yetmedi AKP iktidarına…
Avukatları önceki gün gözaltına alındı! Şimdi ise hiçbir inandırıcılığı olmayan 10- gerekçelerin arkasına sığınılıyor ve savunma hakkı gasp ediliyor.
Nuriye ve Semih’in ‘terörist’ olduğunu iddia eden AKP; çağrım size:
Madem Nuriye ve Semih’i suçluyorsunuz; o halde yargılanmalarını neden engelletiyorsunuz! Bir deliliniz varsa, gösterin bunu mahkemede!
Yoksa elinizde hiçbir delil olmadığı İçin mi “Personel yok, kaçıracaklar” gibi gayri ciddi gerekçelerin arkasına sığınıyorsunuz?
İradesini teslim alamadığınız bu iki emekçinin savunma hakkını gasp ederek gerçekleri ne zamana kadar saklayabileceğinizi düşünüyorsunuz!
Aylardan bu yana suçladığınız iki emekçiyi mahkemeye  çıkarmaktan bile korkuyorsunuz. Çünkü yalanlarınızın çöpe atılacağını görüyorsunuz!
MAHKEME HEYETİ GEREKENİ YAPMALI
Bir sözüm de mahkeme heyetine: Duruşmayı cezaevinde yapmak gibi hukuk dışı yöntem arayışına girmeyin! Bu duruşma cezaevinde değil; halkın gözlerinin önünde gerçekleşmelidir. Jandarmanın Nuriye ile Semih’i salona getirmesini sağlayın ve adil bir karar verin!
Adalet Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı, gayri ciddi tüm gerekçeleri ortadan kaldırmalı ve adil yargılanmanın koşullarını sağlamalıdır.
CHP milletvekilleri, saat 13.30’da başlaması gereken duruşma salonunun önünde hazır olacak ve “adalet” çağrısını bir kez daha dile getirecek!
[Haber görseli]
[Haber görseli]
Tutanakta, şöyle denildi:
“Bilindiği üzere aşırı sol terör örgütü yandaşlarının provokasyon çıkarmak ve her iki tutuklunun açlık grevi faaliyetine destek ve moral vermek, istismar etmek amacıyla başta ilimiz şehir merkezinde, ülkemizin değişik şehirlerinde ve Sincan Cezaevi Kampüsü nizamiye bölgesinde zaman zaman izinsiz toplantı ve gösteri faaliyetleri icra etmeye çalışmaktadır. Bu duruşma nedeniyle yapılan istihbari çalışmalar neticesinde özellikle DHKP-C terör örgütü yandaşlarının “Semih ve Nuriye’ye uzanan eller kırılacak, 14 Eylül’de Nuriye ve Semih’e özgürlük, 14 Eylül’de Ankara Adliyesi’nde buluşalım” gibi sloganlarla sosyal medya üzerinden örgütlenerek duruşma günü provokasyon çıkarmak amacıyla Sincan Cezaevi Kampüsünden Ankara Adliyesine giden yol güzergahında, Ankara Adliyesi etrafında, duruşma salonu içerisinde ve çevreside ses getirici bir takım provokatif eylemler yapacakları değerlendirilmektedir.
Bu nedenlerle her ne kadar duruşmada hazır edilmesi talep edilen tutuklu sayısının iki kişi olmasına rağmen, yukarıda arz edilen bilgiler kapsamında çok sayıda cezaevi personeli görevlendirilerek emniyet tedbirleri alınması gerekmektedir.
Ayrıca ade geçen tutukluların (194’üncü günde) açlık grevinde olması ve buna bağlı çok ciddi sağlık problemlerinin olması nedeniyle ambulansla sedye ve tekerlekli sandalye ile nakillerinin yapılması gerektiği, Ankara Adliyesi tutuklu ve hükümlü nezarethaneler bölgesinin fiziki koşullarının ve hijyen şartlarının bu duruma müsait olmaması, duruşmanın icra edileceği duruşma salonunun zemit üst katta olması sebebiyle nezarethaneler bölgesinden duruşma salonuna çıkılacak merdivenlerin dik ve dar olması, tutukluların tekerlekli sandalye ve sedye ile çıkarılmasına müsait olmaması nedenleriyle tutukluların duruşma salonuna çıkarılmasında çok ciddi hayati risklerin oluşabileceği değerlendirilmektedir.
Yukarıda icra edileceği arz edilen faaliyetlerin yoğunluğu, bu faaliyetlere görevlendirilecek personel sayısının fazla olması, bu nedenle personel yetersizliği, oluşabilecek sağlık sorunları nedenleriyle tutuklu Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın duruşma gün ve saatinde hazır edilemeyeceğine dair iş bu tutanak tarafımızdan tanzimle imza altına alınmıştır. (13 Eylül 2017-Saat 16:00)
İşte o tutanak:
[Haber görseli]
 
 


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz