Cumartesi Anneleri’nin 622. buluşmasında gözaltında kaybedilen İbrahim Demir ve Agit Akipa ile katledilen avukatları Tahir Elçi  anıldı. İnsan hakları savunucuları müvekkilden vekile devrolan kanlı tarihe bir kez daha itirazlarını yükseltti.

Galatasaray Meydanı bugün müvekkilden vekile devrolan kanlı tarihe insanlık adına, vicdan ve adalet adına itirazını yükseltenlere tanık oldu. Cumartesi Anneleri 622. hafta oturumu İbrahim Demir ve Agit Akipa’nın gözaltında kaybedilişinin 26. yılı ve onların avukatı Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin katledilişinin 2. yılı vesilesiyle gerçekleşti.
“Failler belli kayıplar nerede?” şiarıyla buluşan kayıp yakınları, gözaltında kaybettiklerinin fotoğraflarını taşıdı. Bu hafta İbrahim Demir, Agit Akipa ve Tahir Elçi’nin fotoğrafları pankartların üzerinde yerini alırken, bir kez daha “barış”ı temsil eden beyaz tülbent ve karanfiller fotoğrafların yanına bırakıldı.
622. buluşmaya katledilen Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi, HDP Milletvekilleri Filiz Kerestecioğlu ve Garo Paylan, CHP Milletvekili Mahmut Tanal ile Diyarbakır, Sakarya, İstanbul, Artvin Baro başkanları da katıldı.

EREN: “BİZLERİN YANINDAN OLAN TAHİR ELÇİ NE YAZIK Kİ BU MEYDANA TAŞINDI”
İlk olarak sözü gözaltında kaybedilen Hayrettin Eren’in kardeşi İkbal Eren aldı. 22 yıldır faillerden hesap sormak için mücadele ettiklerinin altını çizen Eren, “Bizlerin hep yanında olan Tahir Elçi ne yazık ki bu meydana taşındı” dedi.
Kayıpların akıbetinin ortaya çıkması için mücadele eden Elçi’nin, barış isterken, “Bu coğrafya da silahlar sussun, barış olsun” derken katledildiğini vurgulayan Eren, “İki yıldır Tahir Elçi’nin failleri bulunamadı bu devlet tarafından. Şans mı denir buna ne denir bilemiyorum ama en azından Elçi ailesinin karanfil bırakabileceği bir mezarı var. Tahir Elçi bu ülkede hukuk olması için mücadele verdi” dedi.

AKİPA: “TAHİR ELÇİ 24 YIL BOYUNCA BİZLE ADALET ARADI”
“26 yıldır adalet arayışımız devam ediyor” diyen Agit Akipa’nın oğlu Fehmi Akipa, Tahir Elçi’nin 24 yıl boyunca onlarla birlikte adalet aradığını söyledi. Akipa, “İki yıl önce Sayın Tahir Elçi’yi de katlettiler. Yetmedi mezarlarımızı yok ettiler” ifadesini kullandı.
Bıkmadan, usanmadan adalet için mücadele edeceklerini söyleyen Akipa, şöyle devam etti:
Adaletin olmadığı bir ülkede adalet arayışındayız. Umutluyuz, barış kazanacak. Verdiğimiz bedellerin sonuçlarını alacağız. Biz göremesek de çocuklarımız mutlaka görecek.

“BU ACIYI ÇOCUKLARIMIZA MİRAS BIRAKIYORUZ”
Galatasaray Meydanı’na gelemeyen İbrahim Demir’in ailesi Şırnak’ın İdil ilçesinden bir mektup gönderdi. Mektupta, “Biz o zaman çocuktuk, büyüdük ve çocuklarımızla 26 yıllık bu acının takipçisiyiz. Şimdi de bu acıyı çocuklarımıza miras bırakıyoruz. Anaların evlatsız, evlatların anne-babasız bırakılması zalimliktir” denildi. Mektupta İbrahim Demir ve Tahir Elçi’yi katledenlerin korunduğu kaydedildi.
DEMİR: “BABAMIN DA TAHİR ELÇİ’NİN DE KATİLİ DEVLETTİR”
Kürtçe bir konuşma yapan İbrahim Demir’in kızı Deniz Demir ise şu ifadeleri kullandı:
26 yıldır babamın katillerinin peşindeyim. Ancak babamın katilini devlet ortaya çıkarmıyor, belli değil diyor. Belli olsun olmasın katil devlettir. Aynı şeyi Tahir Elçi için de yaptılar. Kameralar önünde katledilmesine rağmen katili ortaya çıkarılmadı.
İbrahim Demir ve Agit Akipa arkadaştılar. Onlar gözaltında kaybedildikten sonra çocukları, daha sonra ise adalet mücadelesini torunları devraldı. Demir ve Agipa ailelerinin torunları adına Zilan Demir, “Dedem İbrahim Demir, arkadaşı Agit Akipa ve Tahir Elçi için adalet istiyoruz” dedi.

“AVUKATI KATLEDİLMİŞ BİR GÖZALTINDA KAYIP DOSYASI”
Cumartesi Anneleri 622. hafta oturumunun basın açıklamasını kayıp yakını Hasan Ocak’ın kardeşi Maside Ocak okudu. Tahir Elçi’nin katledilişinin 2. yılı olduğunu hatırlatan Ocak, “26 yıldır cezasız bırakılmış, failleri korunmuş ve avukatı katledilmiş bir gözaltında kayıp dosyası ile kamuoyunun karşısındayız” dedi.
Ocak, İbrahim Demir ve Agit Akipa’nın kaybedilmesinden; Anıtlı Tabur Komutanlığına bağlı Ağaçlı mezrasında bulunan Piyade Bölük Komutanı Üsteğmen ve ilgili er ve erbaşlar, Çukurlu Karakol Komutanı Üsteğmen Yüksel Güven, İdil Jandarma Komutanı Binbaşı Mustafa Karatan, İdil Kaymakamı Kasım Esen, İdil Cumhuriyet Savcısı Bekir Rayif Aldemir, Şırnak Jandarma Tugay Komutanı Osman Kurt, Şırnak Valisi Aydın Arslan, Dönemin OHAL Valisi, Mehmet Necati Çetinkaya, Süleyman Demirel’in Başbakan, İsmet Sezgin’in İçişleri Bakanı olduğu 49. hükümet ve dönemin Genel Kurmay Başkanı Doğan Güreş’in sorumlu olduğunu vurguladı. Ocak, “Yaşanan bu hukuksuzluğa hakikat adına, adalet adına, vicdan adına itiraz ediyoruz. Kayıplarımızın ve katledilen avukatlarımızın bıraktığı yerden hakikat ve adalet bayrağını taşımaktan vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.

NE OLMUŞTU?
36 yaşındaki İbrahim Demir ve 39 yaşındaki Agit Akipa, Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Çukurlu (Xenduk) Köyü’nde yaşıyordu. Agit Akipa aynı zamanda köyün muhtarıydı. Köylüler üzerinde ağır bir koruculaştırma baskısı vardı. Köye giriş ve çıkışlar asker kontrolü altındaydı. Köy okulu karakol haline getirilmiş, bazı köylülerin evlerine el konmuş ve askerler yerleştirilmişti. Bu ortamda İbrahim Demir ve Agit Akipa defalarca gözaltına alındı, ağır işkence gördü.
Agit Akipa ve İbrahim Demir, okulu ve evleri işgal eden askerin köyü boşaltması için Kaymakamlığa ve İçişleri Bakanlığı’na başvurdu. Başvurudan sonra üzerlerindeki baskı daha da arttı ve Karakol Komutanı tarafından “sizi yaşatmayacağız” diye tehdit edildiler. 12 Aralık 1991 tarihinde İbrahim Demir ve Agit Akipa İdil’den köye dönmek için diğer köylülerle birlikte traktöre bindiler.
Traktör yolda askerler tarafından durduruldu. İbrahim Demir ve Agit Akipa traktörden indirildi. Dargeçit Anıtlı Tabur Komutanlığına bağlı Ağaçlı mezrasında bulunan Piyade Bölük Komutanı ve askerleri tarafından gözaltına alındılar. Traktördeki diğer kişiler köye ulaşınca durumu ailelere anlattılar. Jandarma karakoluna giden ailelere, Karakol Komutanı “Onları hiç görmedik” dedi. Bir asker gizlice aileleri “mağaralara gidin” diye yönlendirdi. Bölgeyi köylülerle birlikte karış karış arayan aileler, 13 Aralık 1991 günü girişi taşla örülerek kapatılmış bir mağarada kayıpların cansız bedenlerine ulaştı. Gözleri ve elleri bağlanmış halde bulunan İbrahim Demir işkence edilerek, Agit Akipa da başından silahla vurularak öldürülmüştü.
Olay hakkında başlatılan soruşturmada İdil Cumhuriyet Başsavcılığı Ağaçlı mezrasında bulunan Piyade Bölük Komutanı Üsteğmen ve ilgili er ve erbaşların “adam öldürme” suçundan şüpheli olduğuna kanaat getirdi ve 18 Aralık 1991 tarihinde soruşturma açma izni almak için dosyayı Dargeçit Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulu’na gönderdi. Dargeçit Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulu 20 Mayıs 1992 tarihinde “men’i muhakeme” kararı verdi. Ve dosya Kaymakamlıkta kaybedildi.
2011 yılında aileler avukatları Tahir Elçi aracılığıyla İdil Cumhuriyet Başsavcılığına tekrar başvuruda bulundu. Savcılık dosyaya ulaşmak için Dargeçit Cumhuriyet Başsavcılığına, Dargeçit İlçe Jandarma Komutanlığına, Dargeçit Kaymakamlığına, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına, Midyat Cumhuriyet Başsavcılığına, Mardin Valiliğine, Genel Kurmay Başkanlığına başvurdu. Ancak bütün kurumlar arşivlerinde herhangi bir dosya, bilgi veya belgeye rastlamadıklarını bildirdi.
Bunun üzerine İdil Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Agit Akipa ve İbrahim Demir’in zorla kaybedilmesi ve dosyayı kaybeden Dargeçit Kaymakamlığı görevlileri hakkında “görevi kötüye kullanmak”tan yeniden soruşturma başlatıldı. 26 yıldır yürütülen soruşturmalardan bugüne kadar bir sonuç alınmadı. Dava ailelerin avukatı Tahir Elçi tarafından 2012 yılında AİHM’e taşındı.
ETHA


CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz